Yalnız hububatlar ile beslemek vitamin eksikliği gibi problemlere yol açar.種子のみの食餌はビタミン欠乏のような健康上の問題を引き起こすことがある。
Böylece arkadaki düşman uçağının alttan geçip ileri düşmesine yol açar.その後敵機の背後に突き抜け、離脱する。
Bu da bazen karışıklığa yol açar.だが、このような事情は時には混乱を引き起こすこともある。
Meyveler yerine bombaları kesmek ise oyunun sona ermesine yol açar.その際は、果実を寝かせて切るのがよい。
İkisi de aynı anda kaos kontrol yaptığı anda yanlışlıkla bir uzay zaman kapısı açarlar.なおカオスコントロールが同一の場所で同時に複数発生すると、時空に穴を開けて時間移動を行う事が出来る。
Çiçekler yapraklarla birlikte açar.花は平らに開く。
Sonuçta düşmanlık beslediği kişiye karşı iletişimsizlik ve daha da kötü olaylar olmasına yol açar.明らかに自分より幸運な人に対して、羨望と憤りを表現する。
Adada Jack tabutun kapağını açar ve içinin boş olduğunu görüp sinirlenir.ジャックは棺を開けるが、中は空であった。
İstedikleri zaman açar, istediklerinde kaparlar.奪いたい時に奪い、犯したいときに犯し、殺したい時に殺す。
Benn burada yeniden bir muayenehane açar.そこへまた勘平が出てくる。
İlkbaharda mavi küçük çiçekler açar.春に小さい白い花を咲かせる。
Bu gereklilik uzay ve zaman için Lorentz dönüşümlerine yol açar.ローレンツ変換のうち、空間と時間が関与する方向への変換をローレンツブースト (英: Lorentz boost) と呼ぶ。
Kont kapıya gelir ve kilitli kapının açılmasını ister ve Kontes biraz gönülsüzlükle ona kapıyı açar.やがて伯爵夫人が現れ、公爵は言葉巧みに口説き落とし別室へと連れて行く。
Ancak bu tutum bilgeliklerini çürüttükleri insanlar tarafından bir bilge olarak sanılmasına yol açar.そのため賢者の石の力で完全な人間になりたいと強く願っている。
Üfürükçülük yapar, Evde kalmış yaşlı kadınların kısmetini açar.不良老人で、入居してた老人ホームで夫婦で入居した老女に手を出し追い出される。
Buna sinirlenen kraliçe ateş açar.火炎を喰らった敵は発火する。
Ama Profesör kapıyı kilitleyip dış kapıları açar.家主がやってきてドアを開ける。
( Körü körüne zorlukların üstüne gitmek şanssızlığa yol açar.(コマをつけて運行することは恥とされる。
Ardından boşanma davası açar.その後離婚手続き保留。
Üçüncü dönemde konakta hasara yol açar.今回も3度目として災害に巻き込まれる。
Boyu 5–20 cm civarındadır ve Şubat - Nisan aylarında çiçek açar.5-6月に長さ5 cmほどの花を咲かせ、秋には実(ドングリ)が熟す。
Türkiye'de yetişen türü M. coralloides, Mayıs - Temmuz ayları arasında çiçek açar.ノハラアザミ C. tanakae :秋に花を咲かせる。
Mayıs ayında çiçek açar.花は5月に咲く。
Daha yüksek adaletsizlikler 1'den yüksek Theil endeksine yol açar.较高的不平等程度产生高于1的Theil指数。
Jack Shephard gözlerini açar, yaralı ve nerede olduğunu şaşırmış bir haldedir.傑克·謝潑德(Jack Shephard)張開眼睛,自竹林中甦醒,他渾身受傷,迷惘之中不知自己身在何處。
Madame Nhu şunu da ekledi: "Pencereyi içeriye ışık ve hava girmesi için açarsın, mermi değil.」瑈夫人也说:「我们打开一个窗口,应该让阳光和空气而不是子弹进来。
Bu da çelişkiye yol açar ve Varsayım (X) olarak söylediklerimizin doğru olmadığını gösterir.以上矛盾证明了 假设 (X) 不能成立。
Çözüm göstermez ama kafalarda soru işaretleri açar, yanıtını kendisinin bulmasını sağlar.它不一定提供了答案,却把你引向新的问题。
Yaz boyunca çiçek açar.它們於夏天開花。
Çiçekler aşağıdan başlayarak açarlar.花朵由外向內依次開放。
Yedi gece boyunca, tam bir saat sürecek yavaşlıkla yaşlı adamın odasının kapısını açarak deneme yapar.连续七个夜晚,叙述者打开了老人的房门,这个过程花了他整整一小时。
Bu onun bataklık vaşağı olarak da tanımlanmasına yol açar.因其形状,又称罄锤塔。
Haziran-Eylül aylarında çiçek açar.七月至九月開花。
Hylocereus sadece geceleri çiçek açar.HyperCard一夜爆紅。
İlkbaharda çiçek açar.春秋季开花。
1927 yılında, Zamboni ve Lawrence bir buz üretim tesisi açarak kalıp buz işine girdi.1927年,他和勞倫斯參與製冰業務。
Aynı dosyaya farklı pencereler açarak dinamik görüntü sağlayabilme.甚至可對同一視窗設置不同的事件掩碼。
Yesenin, son şiiri; "Elveda dost, elveda"yı damarını açarak, kanıyla yazmıştı.诗人死前一天留下了他最后一首诗——《再见,我的朋友,再见》。
Kalp atışının 2 ya da 4 dakikadan uzun süre durması, kalıcı beyin yıkımına yol açar.一個人若停止呼吸二至五分鐘以上,可能會造成腦死現象。
Karşı taraf bunu sınır ihlali olarak görmüş ve ateş açarak cevap vermiştir.根據《搜神記》的記載,說曾遇過火神,並受其指點而免於大火。
Doktor işe başlar ve Rush'in göğsünü açar.霍斯打开了胸口,尝试将查莉推到他胸口中。
Optik siniri hasarı genellikle kalıcı görme kaybına yol açar.链霉素可导致永久性听力丧失。
Bu anlık yansımalar turistlerin sevinç nidaları çıkarmalarına yol açar.该消息一出,引发游客激烈抢购欲望。
İlk ayak bitince diğer âşık yeni bir ayak açar.当你另一只脚离开地面,挑战即告开始。
Rita anahtarla kutuyu açar ve kutu gürültülü bir şekilde yere düşer.丽塔独自打开了盒子,镜头被吸进了盒子那黑洞洞的深处。
Benn burada yeniden bir muayenehane açar.從這邊會進行再審。
Yılın büyük bölümünde çiçek açar ve evcil hayvanlarca sevilerek yenilir.全年無休,可帶寵物。
Buna sinirlenen kraliçe ateş açar.王后用一口氣便將大火吹熄。
Enfeksiyonun olduğu yer genellikle ağrıya yol açar.感染範圍通常伴隨疼痛。
Bu da, Güneş'in her geçen saniye 4,5 milyon ton hafiflemesine yol açar.太陽的核心每秒鐘聚变6.2億噸的氫。
Akademik hayatı bırakıp eczane açar.初學醫勿定看病,俾專學業。
Bamyanın kurutulması, çiçek açar açmaz toplanıp ipe dizilerek güneş altında bekletilmesi ile olur.让自己向前一步,看见起伏,峰回转路,等日出。
Bu da bazen karışıklığa yol açar.이 경우 종종 혼란을 일으키기도 한다.
Her maçtan önce diz çöker, kollarımı açar ve dua ederim." demiştir.경기 전에 나는 무릎을 꿇고, 팔을 벌리고 기도한다 ...
Bu durum, Meg'in utanmasına yol açar.이는 대니의 부끄러움을 사게 된다.
Bu ışınlar hepsinin üzerinde değişikliklere yol açar.이 변형은 전체 계에 대해 변위를 유발한다.
İlkbaharda çiçek açar.봄에는 꽃이 피기도 한다.
Calc", Windows Hesap Makinesi'ni açar.이를테면 "!calc"는 윈도우 계산기를 연다.
Bu mutasyonların bazıları da kansere yol açar.이와 같은 돌연변이는 암을 유발한다.
Rick telefonu açar ve bu bölümdeki tek repliğini söyler: "Alo".이 링은 선글라스를 변색시키고 카운터 계산기 등에 놔두면 ‘살려줘요!’라는 메시지가 뜬다.