Ana içeriğe geç
Sözlük

açar ile cümle

açar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Gece geç saatte askerler attan çıkarak kapıları açarlar ve Yunan ordusunun içeri girmesini sağlarlar.Om natten kryper grekerne ut, åpner byportene og den greske hæren strømmer inn.
Arabica'nın tersine düzensiz olarak çiçek açar ve meyvelerinin olgunlaşması için yaklaşık 10-11 ay gerekir.Den blomstrer uregelmessig og det tar rundt 10–11 måneder før frukten blir moden.
Adada Jack tabutun kapağını açar ve içinin boş olduğunu görüp sinirlenir.Jack åpner kisten, bare for å oppdage at den er tom.
Örneğin: "Yukarı çıkar, bir kapıyı açar.1 "Gjør døren høy" Nr.
Bunun sonucunda duvar incelir, balon gibi şişerek damarın genişlemesine yol açar.Gassen vil i stedet blåse opp vommen som en ballong.
Beyaz ve pembe çiçek açar.Hvite og rosa blomster forekommer også.
Çünkü zeytin bekletilirse fermante olur, bu ise zeytinyağının kalitesinin düşmesine yol açar.Oliven som har ligget lenge å bakken kan føre til at olivenoljen blir av dårligere kvalitet.
Azmi tabutu bulur ve tabutun kapağını açarak Drakula'nın kalbine kazık çakar.De åpner kisten i lasterommet og finner både Mina og Dracula.
Durumu arkadaşlarına açar.Grunnen er statusen overfor vennene hans.
Temmuz-Eylül arası açan çiçekleri geceleri ve her bir çiçeği sadece 1 gece için açar.Den blomstrer fra juli til september, og blomsten er åpen bare åpen få timer om dagen.
Anahtarı bulur ve kelepçeyi açarak arabadan çıkar.Hun slipper unna, tar bilnøklene og kjører av gårde i bilen.
Ev tekrar yere düştüğünde kapıyı açar ve kendisini çok tuhaf bir köyde bulur.Etter at den har stoppet så åpner en ny dør seg og hun går ut i en korridor.
Hylocereus sadece geceleri çiçek açar.Hylocereus hanya mekar pada malam hari.
Bu olayın neden olduğu psikolojik sıkıntı, sonunda Seo Cheon-soo’nun istifasına yol açar.Tekanan batin akibat peristiwa ini akhirnya menyebabkan Seo Cheon-su mengundurkan diri.
Rita anahtarla kutuyu açar ve kutu gürültülü bir şekilde yere düşer.Rita membuka kotak biru tersebut, lalu kotak tersebut jatuh ke lantai dengan bunyi keras.
N. lotus (Mısır beyaz nilüferi) ise gece çiçeğini açar ve sabah kapatırdı.Bunga dari N. lotus mekar pada malam hari dan menguncup di pagi hari.
İkinci türdeki bu değişimler, daha sonra da birinci türü etkileyerek yeni adaptasyonların oluşmasına yol açar.Perubahan pada spesies ke-dua kemudian menyebabkan kembali adaptasi spesies pertama.
Bu da bazen karışıklığa yol açar.Nama ini kadang-kadang menimbulkan kebingungan.
Perillos'un ölmesine ramak kala, Phalaris kapıyı açarak onu dışarı çıkarır.Sebelum Perillos mati, Phalaris membuka pintu dan mengeluarkannya.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Ini melambangkan kekacauan dan neraka.
“Zina fakirliğe yol açar.”"Pekerjaan Sosial Dalam Menangani Kemiskinan".
Burada bir türün evrimi, diğer türde adaptasyonların oluşmasına yol açar.Dalam hal ini, evolusi satu spesies menyebabkan adaptasi spesies ke-dua.
Filler kafalarını kaldırarak ve kulaklarını yanlara açarak daha tehditkâr görünmeye çalışırlar.Gajah menunjukkan ancaman dengan mengangkat kepalanya dan membentangkan telinganya.
Rektör Üniversite Senatosu toplantısında açar.Rektor dipilih melalui rapat senat Universitas.
Yaz boyunca çiçek açar.Berbunga sekali di musim panas.
Tesseract gezegenler arası bir kapı açar ve kapıdan Loki girer.Tesseract tiba-tiba aktif dan membuka portal, memungkinkan Loki untuk mencapai Bumi.
Son çare olarak bir dükkân açarlar.Di sana, mereka membuka sebuah toko umum.
Bamyanın kurutulması, çiçek açar açmaz toplanıp ipe dizilerek güneş altında bekletilmesi ile olur.Bunga-bunga melati itu kemudian dijaga tetap dingin sampai matahari terbenam.
Başkası bu saati açarsa saatte depolanan anıları alır.Ketika jam itu rusak maka sang pembuat jam akan membiarkan jam tersebut.
Bu durum, grubun Michonne hakkında şüphelenmesine yol açar.Ia mengatakan kecurigaan ini kepada Faiz.
Veba hastılığının üç türüne de (bubonik, pnömonik, septisemik) yol açar.Infeksi pada manusia mengambil tiga bentuk: pnumonik, septisemik, dan wabah bubonik.
Sakarlıkları kampta bazen büyük sorunlara yol açar.Duri pada tubuhnya juga sering menyebabkan masalah.
Yüksek kafa içi basıncı beynin sıkışmasına yol açar ve beyin hasarı ve diğer komplikasyonlara neden olur.Suhu tubuh yang terlalu tinggi dapat merusak otak dan organ vital lainnya.
Bu durum Ben'in Juliet'e olan aşkını açıklmasına yol açar.Dia merasa bersalah dengan apa yang telah dia lakukan kepada Julian.
Çiçekler yapraklanmadan sonra açar.Daun keluar setelah tumbuhan selesai berbunga.
Her maçtan önce diz çöker, kollarımı açar ve dua ederim." demiştir.Trước mỗi trận đấu tôi quỳ xuống, tôi mở cánh tay của tôi và cầu nguyện...
Perillos'un ölmesine ramak kala, Phalaris kapıyı açarak onu dışarı çıkarır.Trước khi Perillos có thể chết, Phalaris mở cửa cho ra.
N. lotus (Mısır beyaz nilüferi) ise gece çiçeğini açar ve sabah kapatırdı.Súng trắng Ai Cập (Nymphaea lotus) lại nở hoa vào buổi đêm và khép lại vào buổi sáng.
Bu koşullar, canlılar arasında hayatta kalma ve üremeye dair rekabete yol açar.Những điều kiện này làm nảy sinh cuộc cạnh tranh giữa các sinh vật để sống sót và sinh sôi.
Regus yeni iş merkezleri açarak genişleme politikasını devam ettirdi.Regus tiếp tục với chính sách mở rộng, khai trương thêm các trung tâm kinh doanh mới.
Adaptasyon, ya yeni bir özelliğin kazanılmasına ya da eski bir atasal özelliğin kaybına yol açar.Sự thích nghi có thể gây ra hoặc sự thu được đặc tính mới, hoặc sự mất mát một đặc tính gốc.
İlişkiye girecekleri sırada Victoria arar ve telefonu yanlışlıkla Robin açar.Họ sắp ngủ cùng nhau thì Victoria gọi điện thoại và Robin đã nghe máy, do nhầm điện thoại Ted là của mình.
Askerler ateş açarlar.Binh lính, bắn!"
Aralık 2009’da Hankyung ajansları SM Entertaintmen’e dava açarak gruptan ayrıldı.Vào tháng 12, 2009, Han Geng rời nhóm sau khi đâm đơn kiện công ty chủ quản là SM Entertainment.
Bazı mayalar, örneğin Candida albicans insanlarda enfeksiyona yol açar (kandidiyaz).Một số ít các loài nấm, chẳng hạn như Candida albicans, có thể gây ra nhiễm độc nấm ở người (Candidiasis).
Calc", Windows Hesap Makinesi'ni açar.OpenConsole() ; Mở cửa sổ bảng điều khiển.
H314 Ciddi cilt yanıklarına ve göz hasarına yol açar.R41: Gây hại nghiêm trọng với mắt.
Şenliklerin sonunda fikrini ailesine açar.Cái chết này đánh dấu kết cho ngôi vị dành cho gia tộc ông.
Bu bakış açısı verinin bir çöküş noktası olarak algılanmasına yol açar.Đây được xem là hướng rút lui dự phòng trong trường hợp thành thất thủ.
Özlenen bir evliliğin gerçekleşmemesi, büyük bir düş kırıklığına yol açar.Cuộc hôn nhân bị chống đối khiến Mary rất thất vọng.
Çok zehirlidir, haziran ayında çiçek açar, çiçekleri beyaz olur.Từ đó hoa bông trắng nở vào tháng ba, gặp mưa thì hoa có màu trắng, gặp nắng thì hoa biến thành màu đỏ.
"Dilaçar, çağ açar".Đợi có hiệu quả, thì mở rộng ra.”
Son çare olarak bir dükkân açarlar.Cuối cùng, ông đã phải đóng cửa hàng.
Gece geç saatte askerler attan çıkarak kapıları açarlar ve Yunan ordusunun içeri girmesini sağlarlar.夜になり、ギリシア兵たちが木馬の中から出てきて、味方の軍を招き入れるために城門を開ける。
Enfeksiyonun olduğu yer genellikle ağrıya yol açar.通常、感染した箇所は痛みを伴う。
Son çare olarak bir dükkân açarlar.新店舗をオープンする。
Çiçekler aşağıdan başlayarak açarlar.花は下の方から順に開花する。
Ölüme yol açar.死の先触れ。
İlkbaharda çiçek açar.春に花が咲く。
Deniz Tavuğu'na dönüp sandığı açarlar.ここに鶏肉を戻して蓋をする。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod