Ana içeriğe geç
Sözlük

açar ile cümle

açar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Burada bir türün evrimi, diğer türde adaptasyonların oluşmasına yol açar.Tässä tapauksessa, yhden lajin evoluutio aiheuttaa adaptaatioita toisessa lajissa.
Çiçekler aşağıdan başlayarak açarlar.Näyttävät kukat roikkuvat alaspäin.
İkinci türdeki bu değişimler, daha sonra da birinci türü etkileyerek yeni adaptasyonların oluşmasına yol açar.Nämä jälkimmäisessä lajissa tapahtuvat muutokset taas aiheuttavat adaptaatioita ensimmäisessä lajissa.
Temmuz-Eylül arası açan çiçekleri geceleri ve her bir çiçeği sadece 1 gece için açar.Laji kukkii vain öisin ja kukin kukka on auki ainoastaan yhden yön.
Adaptasyon, ya yeni bir özelliğin kazanılmasına ya da eski bir atasal özelliğin kaybına yol açar.Adaptaatio voi johtaa joko uuden piirteen hankkimiseen tai esivanhemmilta perityn piirteen menetykseen.
Sıcaklığın artırılması genelde reaksiyon hızında artışa yol açar.Lämpimämpi vesi yleensä pahentaa reaktiota.
Uçaktan ayrılan koltuk bir paraşüt açarak pilotun güvenle yere inmesini sağlar.Päätoimittaja lupaa heille paikat, jos Pätkä hyppää lentokoneesta ilman laskuvarjoa.
Çiçekler su üzerinde açar.Vain kukat kohoavat vedenpinnalle.
İlkbaharda çiçek açar.Se kukkii keväällä.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Tämä aiheutti pakokauhun ja sekasorron.
Michael telefonu açar.Tommy ottaa hänen puhelimensa.
İlk ayak bitince diğer âşık yeni bir ayak açar.Monot pistä jalkaan, taas uusi päivä alkaa...
Durumu arkadaşlarına açar.Hän alkaa selvitellä tapahtumia ystäviensä kanssa.
Bu da bazen karışıklığa yol açar.Tämä aiheuttaa toisinaan suurta sekaannusta.
Bu sırada Billy eve telefona açar.Muistaakseni Bill hieroi ensin sopua puhelimessa.
Pas hastalığı çok çeşitli zararlara yol açar.Sidekudossairaus aiheuttaa erilaisia toimintahäiriöitä.
Ama Profesör kapıyı kilitleyip dış kapıları açar.Kirjoita ovi kiinni ja toimita ovi auki.
Bu durum, tüm rafın devrilmesine yol açar.Tämä merkitsee sitä, että koko sokkelon tila on käyty läpi.
Ctrl Shift C-konsolu açar.CTRL + SHIFT + ESC - avaa prosessienhallinnan.
Haziran sonu – Temmuz başında çiçek açar.Sakaraohdake kukkii maaliskuun lopulta heinäkuun alkuun.
Sarımsı beyaz çiçekleri haziran ayında açar.Töyhtömäiset, valkoiset kukat aukeavat heinäkuussa.
Torg da o boyuta giden portalı açar.Useimmiten Gonzo avaa vessan oven.
Bunun üzerine Rick ve hapishanedeki diğerleri, Vali'nin adamlarına ateş açar.Rick ja muut eivät suostu lähtemään, jolloin Kuvernööri hyökkää vankilaan.
Edna, sahte elmas taşlı siyah sigara kutusunu açar ve içinden bir sigara çıkartır.Nikke pukeutuu aina ruudulliseen sarkapukuun ja lippahattuun ja polttelee piippua.
Bunu kabul eden Lucas durumu Peyton'a açar.Tämän tunnustuksen hän lähetti Lutherin hyväksyttäväksi.
Jim kapıyı açar.Jim avaa oven.
Valizi açar; kız kardeşinin resmini içinde bulur ve yakın silah arkadaşının Alvaro olduğunu anlar.Ανοίγει τη βαλίτσα, βρίσκει την εικόνα της αδελφής του και συνειδητοποιεί την αληθινή ταυτότητα του Αλβάρο.
Beyaz çiçek açar.Φέρει λευκά άνθη.
Ivan'ın şüpheleri artık açık bir başkaldırmaya yol açar.Με τη δημιουργία της Οπρίτσινα οι υποψίες τού Ιβάν Δ΄ αναζωπυρώθηκαν.
İnsanda parainfluenza virüsü tipik olarak burun, boğaz ve hava yollarında iltihaplanmaya yol açar.Ο ιός της ανθρώπινης παραϊνφλουέντσας προκαλεί συνήθως φλεγμονή στη μύτη, το λαιμό και τους αεραγωγούς.
Bu birçok ilginç elektrik, manyetik, optic ve mekanik özelliklerin oluşmasına yol açar.Αυτό οδηγεί σε ενδιαφέρουσες ηλεκτρικές, μαγνητικές, οπτικές και μηχανικές ιδιότητες.
Tesseract gezegenler arası bir kapı açar ve kapıdan Loki girer.Το Τεσσεράκτιο ξαφνικά ενεργοποιείται και ανοίγει μια πύλη, επιτρέποντας στον Λόκι να εισέλθει στη Γη.
Yaz boyunca çiçek açar.Ανθίζει το καλοκαίρι.
Sıcaklığın artırılması genelde reaksiyon hızında artışa yol açar.Συνήθως ο καταλύτης επιταχύνει την αντίδραση.
Esasen alyuvarlar (beyaz kan hücreleri), özellikle de mononükleer hücreler enflamasyona yol açar.Τα λευκά αιμοσφαίρια, και κυρίως τα μονοπύρηνα κύτταρα, δημιουργούν κατά κύριο λόγο τη φλεγμονή.
Askerler ateş açarlar.Η Πολιτοφυλακή άρχισε να πυροβολεί.
Dişi, kumları açarak yumurtalardan yavruların çıkmasına yardım eder.Η μητέρα βοηθά με τις λαβίδες της να βγουν τα μικρά από τα αυγά.
Gece geç saatte askerler attan çıkarak kapıları açarlar ve Yunan ordusunun içeri girmesini sağlarlar.Το βράδυ ο ελληνικός στόλος επέστρεψε, και οι Έλληνες βγαίνοντας από το άλογο άνοιξαν τις πύλες της Τροίας.
Ancak işler umduğu gibi gitmez ve başarısız olur, Dreverhaven’de alacakları için dava açar.Δε μπορούν και δεν πρόκειται να τον αφήσουν να κυκλοφορεί ελεύθερος, έτσι τον φέρνουν στην Άσγκαρντ.
Bu seti açar ve en iyi alımın olduğu modu seçer.Έτσι έσυρε ένα αγγούρι και σκέφτηκε ότι ήταν η καλύτερη επιλογή.
Ardından boşanma davası açar.Κατόπιν ξεκινά η δίκη.
“Zina fakirliğe yol açar.”"Ανεβαίνει τώρα γρήγορα από τον πλούτο στη φτώχεια".
Yapraklardan önce erken ilkbaharda açar.Ζευγαρώνει νωρίς την άνοιξη στο έδαφος.
Bu sırada Billy eve telefona açar.Δίνει στον Tom μια κάρτα με το τηλέφωνό του.
İlkbaharda ağaçlar çiçek açar, hava sıcaklığı artmaya başlar.Οι ουρανοί καθαρίζουν το φθινόπωρο και η θερμοκρασία αρχίζει να μειώνεται σταδιακά.
Ne var ki bu durum kızın boğularak ölmesine yol açar.I modsat fald ville personen således lide druknedøden.
Bu durum, örneğin, organizmaların yavaş yavaş aynı boya veya uzunluğa sahip olmasına yol açar.Det vil for eksempel forårsage, at alle organismer langsomt bliver samme højde.
Adaptasyon, ya yeni bir özelliğin kazanılmasına ya da eski bir atasal özelliğin kaybına yol açar.Tilpasning kan forårsage enten gevinsten af en ny funktion, eller tabet af en nedarvet egenskab.
Bu mutasyonların bazıları da kansere yol açar.Disse mutationer kan forårsage kræft.
Daenerys müttefikleriyle Westeros'a yelken açar.Daenerys forbereder at sætte sejl for Westeros.
Bağışıklık yetersizliği olan bir konakta ise enfeksiyona yol açarlar.I værste fald kan en infektion medføre døden.
Başka bir dava açarak kararı bozdu.Men nu blev sagen optaget fra en anden side.
Birden fazla erkek kavgalara yol açar.I særlige tilfælde wrestler mænd mod kvinder.
Sarımsı beyaz çiçekleri haziran ayında açar.Den blomstrer med lys rosa-hvide blomster i juni.
Gece geç saatte askerler attan çıkarak kapıları açarlar ve Yunan ordusunun içeri girmesini sağlarlar.Ved nattestid kom den græske flåde tilbage, og grækerne i hesten åbnede Trojas porter.
Kahramanımız CJ'i, yeşil giyinmiş olarak görürlerse ona hemen ateş açarlar.Så ser de Cartman udklædt som Scuzzlebutt og begynder at skyde efter ham.
Bu seti açar ve en iyi alımın olduğu modu seçer.Spil de mulige akkordfølger igennem og vurdér hvilken akkordfølge du bedst kan lide.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Fuld af risici og kaos.
Hastalık yapan küf mantarları ise çok çeşitli hastalıklara yol açar.Ubehandlet sukkersyge medfører mange komplikationer.
Cromwell iki saat süren bir açılış konuşmasıyla bileşimi açar.Cromwell åpnet møtet med en tale som varte i to timer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
açar ile cümle - Sayfa 19 - açar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App