Ana içeriğe geç
Sözlük

açar ile cümle

açar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sarmaşık formunda olup, yaz aylarında çiçek açar.Se enmata y en los veranos se carga de flores.
Bu durum, sınıflandırılmada zorluklara yol açar.Allí ya se destaca por crear polémicas a clase.
Birçok bitki ilkbaharda çiçek açar.Molte piante fioriscono in primavera.
H317 Alerjik cilt reaksiyonlarına yol açar.H317 – Può provocare una reazione allergica cutanea.
“Zina fakirliğe yol açar.”La tua gentilezza impoverisce la loro umanità.»
H370 Organlarda hasara yol açar.H370 – Provoca danni agli organi.
Olayda yaralanan Ümmühan Hanım da davayı açarak bize çok yardımcı oldu.Anche la signora Ümmühan, rimasta ferita, è stata di grande aiuto per l'apertura del processo.
Bu da, Güneş'in her geçen saniye 4,5 milyon ton hafiflemesine yol açar.Quindi il sole si alleggerisce ogni secondo di 4 milioni di tonnellate.
H314 Ciddi cilt yanıklarına ve göz hasarına yol açar.H314 – Provoca gravi ustioni cutanee e gravi lesioni oculari.
H319 Ciddi göz tahrişine yol açar.H319 – Provoca grave irritazione oculare.
Geceleyin kilitlenen kapıları açar veya tersine açık kapıyı kilitler.È meglio uscire prima che chiudano le porte.
Buna sinirlenen kraliçe ateş açar.La regina furibonda lo uccide.
Adada Jack tabutun kapağını açar ve içinin boş olduğunu görüp sinirlenir.Sull'isola, Jack apre la bara scoprendo che è vuota, così, arrabbiato, la distrugge.
Askerler ateş açarlar.I carabinieri sparano.
Eğilip kutuyu açar.Aglauro ed Erse aprirono la scatola.
H318 Ciddi göz hasarına yol açar.H318 – Provoca gravi lesioni oculari.
Bu da bazen karışıklığa yol açar.Questo fatto da talvolta adito a confusione.
İmparator Dušan, yeni ticaret yolları açarak devletin ekonomisini geliştirmiştir.L'imperatore Dušan aprì nuove vie di commercio e rafforzò l'economia dello stato.
Diğer üyeler kendilerine geldiklerinde bir trambolin açarlar.Gli entranti faranno il loro ingresso uno alla volta.
İnsanda parainfluenza virüsü tipik olarak burun, boğaz ve hava yollarında iltihaplanmaya yol açar.Il virus parainfluenzale umano produce tipicamente un'infiammazione del naso, della gola e dei bronchi.
H372 Uzun süreli veya tekrarlı maruz kalma sonucu organlarda hasara yol açar.H372 – Provoca danni agli organi in caso di esposizione prolungata o ripetuta.
H315 Cilt tahrişine yol açar.H315 – Provoca irritazione cutanea.
Casebearer bazı alanlarda geniş ölümlere yol açar.In alcune regioni, i veicoli a motore causano un gran numero di vittime.
Hipnotikler, sarhoşluğa yol açar.Ma il suo fumo lo rende ubriaco.
Doktor koşarak kapıyı açar ve River kucağına atlar.Qualcuno lo afferra per la barba e lo trascina nel fiume.
Bazı mutasyonlar uçbirleştirmede spesifisite kaybına yol açar.Alcuni perdono anche la capacità di volare durante il periodo di muta.
Çaydamlı, 2005 yılında Eskişehir'de 6:45 cafe-barı açar.Alle 14:45 Giulio entra nel bar.
Sürekli Harry'le rekabet eder ve kıskançlığı başına sürekli işler açar.Litiga spesso con Ted proprio a causa della gelosia che accompagna entrambi.
Yine öteki dünyanın kapılarını da Tanrı Anubis açardı.Inoltre, un'altra statua ritrae forse il dio Anubi.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Caos e così sia.
Anahtarı bulur ve kelepçeyi açarak arabadan çıkar.Non lo trova e lascia la roulotte.
Sınıfsal farklılar birçok problem yaşanmasına yol açar.Ma dall'interrogatorio inizieranno diversi guai...
Kashima onu serbest bıraktığında Namazu çırpınmaya başlar ve büyük depremlere yol açar.Quando Kashima lascia il suo posto di guardia, Namazu si agita provocando violenti terremoti.
Hastalık yapan küf mantarları ise çok çeşitli hastalıklara yol açar.Più problematiche sono le condizioni caldo-umide che favoriscono varie malattie fungine.
Konuşma, yani bahis turları bittiğinde; oyunda kalan tüm oyuncular ellerini açarlar.Il round termina e tutti i giocatori, a partire da chi ha calzato, devono mostrare i propri dadi.
Bu da çok mühim fiziksel ve zihinsel sorunlara yol açar.Causano entrambi alta dipendenza psichica e fisica.
İkinci sözlü bölümün başlangıcında bir kapıyı açarak sözleri söylemeye başlar.Lui alla fine del livello si sacrifica aprendo il portone.
Usta iş yerini saat yedide açar.Механик открывает свою мастерскую в семь часов.
Otur, ben açarım.Сиди, я открою.
Los Angeles Bölge Savcılığı dört polis memuru hakkında darp ve orantısız güç kullanma suçundan dava açar.Окружной прокурор Лос-Анджелеса обвинил четверых полицейских в применении чрезмерного насилия.
Regus yeni iş merkezleri açarak genişleme politikasını devam ettirdi.Экспансия Regus продолжилась открытием новых бизнес-центров.
Bu sırada Billy eve telefona açar.В этот момент Гарри подзывают к телефону.
Filler kafalarını kaldırarak ve kulaklarını yanlara açarak daha tehditkâr görünmeye çalışırlar.Слоны стараются казаться более угрожающими, подымая голову и расправляя уши.
Eğer Güneş'i veya Ay'ı yutabilirse, bir Güneş veya Ay tutulmasına yol açar.Обращаться лицом или спиной в сторону киблы (Солнца и Луны).
Ben sabah giderdim ve Stuart çoraplı ayaklarıyla kapıyı açardı – tüm gece ayakta kalmıştı.Я приезжала к нему с утра, а Стюарт выходил на порог двери в носках.
Hızlı ve güçlü bir bakterisid etkiye yol açar.Оказывает сильное и быстро наступающее бактерицидное действие.
Köpek genelde kedinin başına bela açar ve kızlar genelde köpeğe aşık olur.Втайне влюблена в Пса, поэтому она бьёт чаще Кота.
Bu olaydan 17 gün sonra Kasım 2006’da, Anderson boşanma davası açar.Спустя 16 месяцев после свадьбы, 21 апреля 2006 года, Андерсон объявила о разводе.
Bu da bazen karışıklığa yol açar.Иногда это приводило к недоразумениям.
Askerler ateş açarlar.Военные начинают стрельбу.
Üçüncü dönemde konakta hasara yol açar.В третьем периоде наступает катастрофический износ.
Bamyanın kurutulması, çiçek açar açmaz toplanıp ipe dizilerek güneş altında bekletilmesi ile olur.Лучшим временем для обозрения скал является летний рассвет, во время которого солнце встаёт между скалами.
Güdüler ise davranışlara yol açar.Наконец, эмоции оказывают влияние на поведение.
Rita anahtarla kutuyu açar ve kutu gürültülü bir şekilde yere düşer.Рита открывает коробочку и тоже исчезает, коробочка глухо падает на пол.
Çiçekler, türüne bağlı olarak, ilkbahar ya da sonbaharda açar.Цветение растений происходит весной или осенью, в зависимости от вида.
Buna sinirlenen kraliçe ateş açar.Когда зажжён огонь, королева раскаивается.
Çiçekler yapraklanmadan sonra açar.Цветы появляются только после распускания листьев.
Eğilip kutuyu açar.Она закрывает ящик.
Fred kendisine isimsiz gönderilen antik bir lahiti açar.Адам выбрасывает яблоко, которое он только что обгрыз.
1927 yılında, Zamboni ve Lawrence bir buz üretim tesisi açarak kalıp buz işine girdi.В 1927 Фрэнк и Лоуренс начали изготавливать блоки льда для местных фермеров.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod