HIV (İngilizce: Human Immunodeficiency Virus / İnsan Bağışıklık Yetmezlik Virüsü), AIDS'e yol açan virüs.HIV reprezintă prescurtarea în limba engleză a Human Immunodeficiency Virus (Virusul Imunodeficienței Umane).
Bunun üzerine Macaristan'a savaş açan Avusturya ordusu Macar ordusu karşısında yenildi.O curte marțială austriacă l-a achitat după înfrângerea Ungariei.
Pnömoni ölüme yol açan en yaygın hastaneden edinilmiş enfeksiyondur.Pneumonia este cea mai frecventă infecție dobândită în spital care se soldează cu deces.
Yaralanmasına yol açan ciddi bir kaza yüzünden İngiltere'ye geri dönmek zorunda kaldı.Ezt követően egy balesetben elszenvedett sérülés miatt hazahajózott Angliába.
Bu salgına yol açan grip virüs H1N1 virüsünün atasıydı.Megjelenik a H1N1 influenza vírus Mexikóban.
Daha sonra dava açan Adler grubu 2,5 milyon $ ödemeye mahkûm etmişti.A bíróság ezenkívül Gere Ákost még 2 és fél millió forint bűnügyi költség megfizetésére is kötelezte.
Gözlerini hastahanede açan Joel, karşısında Marlene'i görür.Joel a kórházban ébred, ahol Marlene üdvözli őt.
Geleneklerin temeli, baharı karşılamak için evleri çiçekler ve çiçek açan dallarla süslemektir.A roma đurđevdan hagyományai szerint otthonukat virágokkal és virágzó ágakkal díszítik a tavasz tiszteletére.
Pnömoni ölüme yol açan en yaygın hastaneden edinilmiş enfeksiyondur.A tüdőgyulladás a leggyakoribb kórházban szerzett fertőzés, amely halálhoz vezet.
Yanık, toplamda, çocuklarda ölüme yol açan ilk on beş sebepten birisidir.Összességében a gyermekek halálozásában az égési sérülés a tizenöt leggyakoribb kiváltó ok között szerepel.
1573: Her iki tarafta ağır kayıplara yol açan Haarlem Kuşatması İspanya'nın zaferiyle sona erdi.1532-ben a Kőszeg ostromából visszavonuló törökök is elpusztították az egész dél-stájer országrészt.
Ayrıca dil değişimine yol açan ve dil değişimini kontrol eden birçok sebebin etkisi de önemlidir.A nyelvrendszertani változások mellett a nyelvhasználati változások figyelemmel kísérése is lényeges.
Bu şekilde hareket etmesine yol açan bir neden daha vardı.A hadjárat megindításának más okai is voltak.
Yeni ufuklar açan bu teoremi Emmy Noether 1915'te kanıtlanmış olup 1918'de yayınlanmıştır.Teoreeman todisti saksalainen matemaatikko Emmy Noether vuonna 1915, ja se julkaistiin vuonna 1918.
Temmuz-Eylül arası açan çiçekleri geceleri ve her bir çiçeği sadece 1 gece için açar.Laji kukkii vain öisin ja kukin kukka on auki ainoastaan yhden yön.
Fonksiyon kaybına yol açan mutasyonların çoğu buna rağmen seçilmişlerdir.Useimmat funktion menetykseen johtavat mutaatiot karsiutuvat valinnan kautta.
Her bir konsol çığır açan yeni bir teknolojiyi kullanıcıya sunmuştur.Jokainen konsoli käytti uutta läpimurtoteknologiaa.
Gözlerini hastahanede açan Joel, karşısında Marlene'i görür.Joel herää sairaalasta, missä Marlene odottaa häntä.
Mycobacterium tuberculosis, verem (tüberküloz) hastalığına yol açan bakteridir.Mycobacterium tuberculosis on mykobakteereihin kuuluva bakteeri, joka aiheuttaa tuberkuloosia.
Yine de bazı eleştirmenlere göre Yaşayan Ölülerin Gecesi çığır açan bir filmdi.Elokuvakriitikot kirjoittivat elokuvasta ensi-illan aikaan risteäviä arvosteluja.
Yazın açan küçük beyaz çiçekler nektar doludur.Κατά τη διάρκεια του καλοκαιριού εμφανίζονται μικρά λευκά άνθη γεμάτα με νέκταρ.
Turner sendromuna yol açan risk faktörleri henüz tam olarak bilinmemektedir.Οι παράγοντες που συνεισφέρουν στο σύνδρομο Τέρνερ δεν είναι καλά γνωστοί.
T-Bag bütün hücreleri açan anahtarları bulur.Ο Κόυ επίσης πήρε και όλα τα κλειδιά από πόρτες της φυλακής.
Adını, gördüğü açan çiçekler yüzünden İspanyolca çiçekli anlamına gelen Florida koydu.Το όνομα Φλόριντα προέρχεται από την ισπανική λέξη φλορίδα που σημαίνει ανθισμένη.
Türk Ceza Adaleti sistemi içinde kamu davası açan belgeye iddianame denir.Έχει εκδοθεί ένταλμα σύλληψης από τουρκικό δικαστήριο.
Sekiz yıl boyunca sergiler açan topluluk 1955 yılında dağılmıştır.Μετά από συνεχείς συλλογικές εκθέσεις για μια οκταετία, η ομάδα διαλύθηκε οριστικά το 1955.
Özellikle tartışmaya yol açan konu, Songhay dillerinin eklenmesidir.Særlig omstridt er inkluderingen af songhay-sprogene.
Pnömoni ölüme yol açan en yaygın hastaneden edinilmiş enfeksiyondur.Lungebetændelse er den mest udbredte hospitalsinfektion, der medfører dødsfald.
Ama sonuç o elini açana kadar belirsizdir.Den bliver ved på denne måde indtil at den ved at framet er blevet modtaget.
Bu, tarihteki en çok ölüme yol açan doğal afetlerden biriydi.Jordskælvet er en af de naturkatastrofer, der har krævet flest menneskeliv nogensinde.
Sükroz şekerinin fermantasyonuna yol açan enzime "zimnaz" adını verdi.Han navngav enzymet, der fremdrog fermenteringen af sukrose, "zymase".
Temmuz-Eylül arası açan çiçekleri geceleri ve her bir çiçeği sadece 1 gece için açar.Den blomstrer fra juli til september, og blomsten er åpen bare åpen få timer om dagen.
“Bu sırrı sana açan insan değil, göklerdeki Babam'dır.For dette har ikke kjøtt og blod åpenbart deg, men min Far i himmelen.
Harper'la Section, sivillere ateş açan düşmanları öldürür.Simons oppgave er å skyte vaktene.
Pembe Meyve Bahçesi aynı zamanda Çiçek Açan Kayısı Bahçesi, Mart 1888.Kebun Buah Merah Jambu, juga disebut Kebun Buah dengan Pohon Aprikot Bermekaran, Maret 1888.
Migrene yol açan tek gen bozukluğu nadiren görülür.Jarang ada gangguan-gangguan gen tunggal yang mengakibatkan migrain.
Bu baskın 1967'de yapılan Altı Gün Savaşı'na yol açan faktörlerden biridir.Serangan ini menjadi salah satu penyebab pecahnya Perang Enam Hari pada 1967.
Mycobacterium tuberculosis, verem (tüberküloz) hastalığına yol açan bakteridir.Mycobacterium tuberculosis adalah bakteri penyebab penyakit tuberkulosa.
Beldar, Osmanlı döneminde, geçitlerde koruma görevi yapanlara ve seferler esnasında yol açanlara denirdi.Ikan mati tersebut hidup kembali di suatu tempat ketika Nabi Musa dan pembantunya beristirahat.
Pnömoni ölüme yol açan en yaygın hastaneden edinilmiş enfeksiyondur.Pneumonia adalah infeksi yang diperoleh di rumah sakit paling umum yang menyebabkan kematian.
“Bu sırrı sana açan insan değil, göklerdeki Babam'dır.Di depan gerbang itu, bukan manusia yang mengejar Tuhan, tapi Tuhanlah yang membuka dirinya pada manusia.
Soruşturmayı yapan uzmanlar, pilotun hızı yanlış okumasına yol açan bilgisayar hatası tespit etti.Penyelidik kecelakaan menyatakan kesalahan membaca instrumen pilot adalah sebabnya.
Ağız yoluyla alınan ve iyi tolere edilen ilk maddelerin keşfedilmesi çığır açan bir buluş olmuştur.Terobosan besar dicapai dengan penemuan obat oral pertama yang dapat ditoleransi dengan baik.
Bu baskın 1967'de yapılan Altı Gün Savaşı'na yol açan faktörlerden biridir.Vụ việc này là một trong nhiều yếu tố dẫn tới cuộc Chiến tranh Sáu Ngày năm 1967.
Van Gogh Müzesi, Amsterdam Çevresi Selvili Çiçek Açan Meyve Bahçesi, Nisan 1888.Bảo tàng Van Gogh Amsterdam Vườn cây đơm hoa, bao quanh bởi hàng cây bách, tháng 4 năm 1888.
Gözlerini hastahanede açan Joel, karşısında Marlene'i görür.Trong bệnh viện, Joel gặp Marlene.
J. Paul Getty Müzesi, Los Angeles Çiçek Açan Badem Ağacı, 1890.Bảo tàng J. Paul Getty, Los Angeles Hoa hạnh nhân (Almond Blossom), 1890.
Avrupa'da baharda ilk çiçek açan ağaçlardandır, çoğunlukla Şubat ortasında görülürler.Đây là một trong những loài cây châu Âu đầu tiên trổ hoa vào mùa xuân, thường bắt đầu vào giữa tháng hai.
Maria Mitchell, 1835 yılında kendi okulunu açana dek, bu okulda Peirce’a öğretmen yardımcılığı yapmıştır.Sau đó bà lại trở thành trợ giảng cho ông Peirce cho đến khi bà mở trường của mình vào năm 1835.
Dyrrhachium'a yelken açan filosu fırtınaya yakalandı ve birçok gemi kaybedildi.Tuy nhiên, khi hạm đội của ông ta tiến tới Dyrrhachium đã gặp phải một cơn bão, làm đắm mất một số tàu.
Gainsbourg müzik kariyeri başlangıcını 1984 yılında tartışmalara yol açan Lemon Incest adlı şarkıyla yaptı.Gainsbourg bắt đầu sự nghiệp âm nhạc cùng với người cha trong ca khúc "Lemon Incest" năm 1984.
Yanık, toplamda, çocuklarda ölüme yol açan ilk on beş sebepten birisidir.Bỏng là 1 trong 10 nguyên nhân hàng đầu gây tử vong ở trẻ em.
Bu şekilde hareket etmesine yol açan bir neden daha vardı.Có nhiều lý do để Alkan thực hiện hành động như thế.
Cyrilla racemiflora, Cyrilla cinsinin tek türüdür, Cyrillaceae familyasından çiçek açan bir bitkidir.Cyrilla racemiflora là một loài thực vật có hoa trong họ Cyrillaceae.
Nebilerle resullerle,batında konup göçen, Resulu Kibriya ile zahirde Hak yol açan.期年、郡中大治、部使者以聞、帝奨嘆久之、即遣使賜以上尊。
Bu baskın 1967'de yapılan Altı Gün Savaşı'na yol açan faktörlerden biridir.1967年の六日間戦争を提案したグループの1員だった。
Bir elinde cehennemin kapılarını açan bir değnek ve bir dilek taşı (Cintamani) tutar.辞世は 「世の中を 廻(めぐ)りも果てぬ 小車は 火宅(かたく)の門を 出づるなりけり」 である。
1861 yılı Napolyon’un Moskava’daki yıkıcı yürüyüşüne dair yeni ufuklar açan bilgi grafiklerine sahne oldu.1861年、ナポレオンの悲惨なモスクワ遠征に関する独創的なインフォグラフィックがリリースされた。
Soruşturmayı yapan uzmanlar, pilotun hızı yanlış okumasına yol açan bilgisayar hatası tespit etti.その一つにパイロットが高度計を誤読した人為的ミスという説がある。
Ike Kasırgası (İngilizce telaffuz: ), 2008'de Küba ve ABD'de zarara yol açan büyük bir kasırga.ハリケーン・台風 ハリケーン・アイク - 2008年9月、キューバ、アメリカで猛威を振るったハリケーン。