Zadith, Bilgelik Hazine Evini açan Anahtarı taşır.Senior Zadith carries the Key that opens The Treasure House of Wisdom.
Bu çarpışma, toz ve gazın dışarıya doğru süratle atılmasına yol açan bir şok dalgası oluşturur.Der Durchgang erzeugt eine Schockwelle, die Gas und Staub nach außen drückt.
2 Ağustos 1530), Kanō Okulu'nu açan Japon ressam.2. August 1530) war ein japanischer Maler und Begründer der Kanō-Schule.
Kuzeydeki 88. enleme yelken açan ilk kâşifti.Er war zudem der erste Mensch, der den 88. nördlichen Breitengrad überquerte.
Ike Kasırgası (İngilizce telaffuz: ), 2008'de Küba ve ABD'de zarara yol açan büyük bir kasırga.Hurrikan Gustav (2008), ein starker Hurrikan, der vor allem Haiti, Kuba und Louisiana schwer schädigte.
Bu olayın İngiliz İç Savaşının çıkmasına yol açan kıvılcımlarından olduğu belirtilir.Dieses Ereignis gilt als einer der Auslöser des Englischen Bürgerkriegs.
Tedavi öncelikle bu soruna yol açan kaynağın ortadan kaldırılması ile olur.Die Therapie muss den auslösenden Grund ausschalten.
Haziran-Temmuz aylarında açan çiçekler tek tek ya da 2-3 tanesi bir arada bulunur.Die im Dezember blühenden Blüten stehen einzeln oder zu zweit.
Bununla birlikte, sonuç olarak hanedanın çökmesine yol açan Suudi ailesi içindeki iç çekişmeler de devam etti.Hinzu kam bei den Frauen der Gaußfamilie schreckliches Heimweh, das sie bei ihren Kuraufenthalten quälte.
1947'de kişisel sergisini açan ilk Kıbrıslı Türk ressam oldu.Im Jahre 1947 war er der erste zyperntürkische Maler, der eine eigene Kunstausstellung eröffnete.
Ölümünden birkaç ay önce kabuğunda, öldürücü bir enfeksiyona yol açan bir çatlak oluşmuştur.Einige Monate vor seinem Tod bekam sein Panzer einen Riss, was zu einer tödlichen Infektion führte.
11 Eylül saldırıları'na yol açan planlara karıştığını Nisan 2006'da itiraf etmiştir.Jones nimmt für sich in Anspruch, im Juli 2001 die Anschläge vom 11. September 2001 prognostiziert zu haben.
Ev boşaltıldı ve evin kontrolü orayı 1949'da açan Edgar Allan Poe Topluluğuna verildi.La maison est épargnée et confiée à la Société Edgar Allan Poe, qui l'a ouverte en 1949.
Sadece 1 gece duran ve gece açançiçekleri bulunur.N'y va que de nuit avec mille précautions.
“Bu sırrı sana açan insan değil, göklerdeki Babam'dır.Ce n’est pas à des hommes que tu as menti, mais à Dieu."
Bunun yanında suda çok iyi çözülmektedir ve keskin öksürüğe yol açan bir kokusu vardır.Il est de plus insoluble dans l'eau, et dégage une odeur proche d'un antiseptique.
Bu ölüme yol açan yaşlanma prosesi senesens olarak adlandırır.Ce processus est appelé vieillissement.
Genellikle güç gerektiren ikincil önbellek, yalnızca erişilen bölümü açan bir erişim yöntemi kullanır.Délayer est souvent nécessaire avant d'aborder une section plus difficile d'une voie.
Bu özelliği sayesinde birçok insanın ölümüne yol açan eylemlerde bulunmuştur.C'est là qu'il a entrepris des expérimentations humaines qui ont entraîné la mort de nombreuses victimes.
Yine de bazı eleştirmenlere göre Yaşayan Ölülerin Gecesi çığır açan bir filmdi.Ses voisins indiquent avoir entendu des hurlements pendant la nuit.
Avrupa'da baharda ilk çiçek açan ağaçlardandır, çoğunlukla Şubat ortasında görülürler.Elles figurent parmi les premières vivaces à fleurir au printemps, souvent dès la mi-avril.
Yaralanmasına yol açan ciddi bir kaza yüzünden İngiltere'ye geri dönmek zorunda kaldı.Il rentre en France gravement blessé par une chute survenue sur le chantier.
Temmuz-Eylül arası açan çiçekleri geceleri ve her bir çiçeği sadece 1 gece için açar.De mai à fin septembre, mais chaque fleur ne vit qu'une journée.
Geyiğin kalbinde tıpkı daha önce Carl'ın vurulmasına yol açan geyiğinki gibi bir delik vardır.Le cœur du cerf a été transpercé par une balle, tout comme celle qui a touché Carl.
Bu o kapıyı açan anahtar.Esta es la llave que abre esa puerta.
Anahtarlıktaki son anahtar, her zaman kapıyı açan anahtardır.La última llave del llavero es siempre la que abre la puerta.
Kapıyı açan adamın elinde silah vardı.El hombre que abrió la puerta llevaba un arma en la mano.
1984 yılında, ABD’de ‘kıvırcık saçlara özel’ bir salon açan ilk stilist oldu.En 1984, se transformó en la primera peinadora en los Estados Unidos en abrir un salón “solo para rulos”.
Yaralanmasına yol açan ciddi bir kaza yüzünden İngiltere'ye geri dönmek zorunda kaldı.Debido a una grave lesión tuvo que regresarse a Inglaterra.
1982'de The Power Plant adlı kendi kulübünü açana dek düzenli olarak orada çaldı.Esta residencia duró hasta 1982 año en que abrió su propio club: The Power Plant.
Bu ölüme yol açan yaşlanma prosesi senesens olarak adlandırır.Este retardo de tiempo se denomina envejecimiento.
Temel olarak operasyonel arttırma paralelleştirmeye yol açan adımlardır.Implementar medidas para aumentar el paralelismo interno.
Nötr bitkiler: fotoperiyot süresine bağlı olmaksızın çiçek açan bitkilerdir.Los cultivares de día neutral producen flores no afectados por el foto-periodo.
Acanthopholis (anlamı: Dikenli pul) Acanthopholis, Nodosauridae ailesinden bir ankylosaurid dinozordur.Hoy Acanthopholis se considera un miembro de los Nodosauridae dentro de Ankylosauria .
Müzik dünyasının kapılarını bana açan kişi odur.Su paso por la televisión le abre las puertas al mundo de la música.
Yeni ufuklar açan bu teoremi Emmy Noether 1915'te kanıtlanmış olup 1918'de yayınlanmıştır.Fu dimostrato dalla matematica Emmy Noether nel 1915 e pubblicato nel 1918.
Yanık, toplamda, çocuklarda ölüme yol açan ilk on beş sebepten birisidir.In generale, nei bambini è una delle prime quindici cause di morte.
Sanger Wikipedia'nın yaratılmasına yol açan bir wiki uygulaması önermiştir.Sul ruolo di Sanger nella creazione di Wikipedia si è aperto un dibattito.
Poşeti açan elemanlar, içerisinde eski model bir cep telefonu olduğunu fark etmiştir.Apri questa, solo per vedere che è inserita una nuova bambola.
1861 yılı Napolyon’un Moskava’daki yıkıcı yürüyüşüne dair yeni ufuklar açan bilgi grafiklerine sahne oldu.Nel 1861, mediante un grafico seminale, venne rappresentata la disastrosa marcia su Mosca di Napoleone.
İsmini erken baharda açan yapraklarla beslenen keçilerden alır.Prende il nome dai fiori selvatici che vi sbocciano in abbondanza in primavera.
Toplumsal bozulmanın önünü açan uygulamadır."Rispetto la pressione che la società esercita su di loro".
Bu şekilde hareket etmesine yol açan bir neden daha vardı.Quindi ci invidiavano questo modo di lavorare.
Her bölüm, bir faciayı sebepleriyle ve faciaya yol açan koşullarla anlatmayı amaçlar.Ogni stato contiene le istruzioni per gestire gli eventi che avvengono su un oggetto.
Daha belirli olarak, eziyet korkusuna yol açan bir kuruntuya işaret etmek için kullanılır.Ad esempio, occorre riconoscere i comportamenti che indicano dolore.
Çiçek açan her bitkinin yönetimi onun elindedir.Alla base di ogni fiore sono presenti delle brattee.
İstilaya yol açan nedenler kesin olarak bilinmiyor.Le esatte motivazioni che spingono gli Altri sono tuttora ignote.
Haziran-Temmuz aylarında açan çiçekler tek tek ya da 2-3 tanesi bir arada bulunur.Danno alla luce uno o due piccoli alla volta tra giugno e luglio.
Türkiye, Etiyopya'da büyükelçilik açan 6. devlettir .Турция стала шестой страной, открывшей посольство в Эфиопии.
Mesajcı RNA'nın ımhasına yol açan çeşitli mekanizmalar vardır, bazıları aşağıda açıklanmıştır.К настоящему времени известно много механизмов деградации мРНК, некоторые из которых описаны ниже.
KAMAZ’ın ilk yolu açanlara 1971 yıllında ilk 12 katlı bina teslim edildi.Первый 12-этажный жилой дом для первопроходцев КамАЗа был сдан в 1971 году.
1867 yılında İngiltere’de bulundu ve Thomas Huxley tarafından ‘Acanthopholis horridus’ olarak adlandırıldı.Останки были найдены Томасом Хаксли в Англии в 1867 году и он получили название Acanthopholis horridus.
Yeni ufuklar açan çalışması On Dokuzuncu Yüzyılda Kadın, 1845'te yayınlandı.Её исторический труд «Женщина XIX века» был опубликован в 1845 году.
Özellikle tartışmaya yol açan konu, Songhay dillerinin eklenmesidir.Основным языком населения является один из диалектов языка сонгай.
Biliç kaybına yol açan hipoglisemiye ağır hipoglisemi denir.Ввёл в научный обиход термин гидроархеология.
T-Bag bütün hücreleri açan anahtarları bulur.Трент имеет доступ ко всем ключам.
Jaeger’in deneyi modern duman dedektörleri için yeni bir yol açan önemli gelişmelerden biriydi.تجربة جايجر واحدة من التقدمات التي شقت الطريق لإجهزة كشف الدخان الحديثة.
1861 yılı Napolyon’un Moskava’daki yıkıcı yürüyüşüne dair yeni ufuklar açan bilgi grafiklerine sahne oldu.شهد عام 1861 انطلاق مخطط بياني مؤثر عن هجوم نابليون الكارثي على موسكو.
Yine de bazı eleştirmenlere göre Yaşayan Ölülerin Gecesi çığır açan bir filmdi.أشار العديد من النقاد بأن الفيلم كان مصدر إلهام لفيلم ليلة الأموات الأحياء.
Pnömoni ölüme yol açan en yaygın hastaneden edinilmiş enfeksiyondur.يعد مرض ذات الرئة العدوى المكتسبة من المستشفيات الأكثر شيوعًا والتي تسبب الوفاة.