Ana içeriğe geç
Sözlük

açan ile cümle

açan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Jamur adalah spesies perantara. Spesies garis depan yang membuka pintu untuk komunitas biologis lain.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.이 균류, 미생물들은 모든 종의 관문입니다. 다른 생물군집의 터를 닦아주는 선두주자인 것이죠.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Sienet ovat avainlajeja, edelläkävijöitä, jotka avaavat oven muille biologisille yhteisöille.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Sono delle specie di transizione, delle avanguardie che aprono la porta alle altre comunità biologiche.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Toto jsou únikové druhy, předvojové druhy otevírající dveře dalším organismům.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Toto sú pionierske druhy. Slúžia ako predvoj, ktorý otvára dvere iným biologickým spoločenstvám.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Αυτά τα είδη αποτελούν πύλες. Είναι προφύλακες που ανοίγουν την πόρτα σε άλλες βιολογικές κοινότητες.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Това са входни видове. Авангардни видове, които отварят вратата за други биологични общности.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.מינים אלו מהווים שער, חיל חלוץ שפותח את השער לקהילות ביולוגיות אחרות.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.وهذه الأنواع هي بمثابة بوابة طليعة الأنواع التي تفتح الباب لوحدات بيولوجية أخرى
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.先陣を切って扉を開け 他の生物群を招き入れるのです そこで私は麻袋で作る土嚢を考案しました
Bunlar ipi cekerek balinanın gövdesini açan insanlar.Das hier sind die Männer am Seil, die den Kadaver auseinander ziehen.
Bunlar ipi cekerek balinanın gövdesini açan insanlar.Đây là những người kéo dây mở cái xác ra.
Bunlar ipi cekerek balinanın gövdesini açan insanlar.Dit zijn de mannen aan het touw, terwijl ze het karkas opentrekken.
Bunlar ipi cekerek balinanın gövdesini açan insanlar.Estos son los muchachos abriendo el cadáver con una soga.
Bunlar ipi cekerek balinanın gövdesini açan insanlar.Iată-i pe băieţi trăgând de frânghie, deschizând carcasa.
Bunlar ipi cekerek balinanın gövdesini açan insanlar.Itt nyitják fel a tetemet a köteleken.
Bunlar ipi cekerek balinanın gövdesini açan insanlar.사람들이 밧줄을 잡고 고래 시체를 당겨 열고 있습니다.
Bunlar ipi cekerek balinanın gövdesini açan insanlar.Questi sono i ragazzi alla corda, mentre aprono la carcassa.
Bunlar ipi cekerek balinanın gövdesini açan insanlar.Tady táhnou hoši za lano, otevírajíc tělo.
Bunlar ipi cekerek balinanın gövdesini açan insanlar.To są mężczyźni ciągnący linę, aby otworzyć korpus.
Bunlar ipi cekerek balinanın gövdesini açan insanlar.Voici les gars qui tirent sur la corde, pour ouvrir la carcasse.
Bunlar ipi cekerek balinanın gövdesini açan insanlar.Εδώ βλέπετε τα παιδιά στο σκοινί να ανοίγουν το σφάγιο.
Bunlar ipi cekerek balinanın gövdesini açan insanlar.Това са хората с въжето, разпъвайки трупа.
Bunlar ipi cekerek balinanın gövdesini açan insanlar.Это парни тянут канат, пытаясь раскрыть тушу.
Bunlar ipi cekerek balinanın gövdesini açan insanlar.אלו הבחורים על החבל, המבתקים את גופת הליוויתן.
Bunlar ipi cekerek balinanın gövdesini açan insanlar.هؤلاء هم الرجال عند الحبل، يسحبون الجثة.
Bunlar ipi cekerek balinanın gövdesini açan insanlar.これは鯨皮 もしくはクジラの脂肪で 配給の為に並んでいます
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.A fotografia torna-se, assim, provocadora, e incita desejo e voyeurismo.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Astfel, fotografia devine un hartuitor care incita dorinta si voyeurismul.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Aus der Fotografie wird dieser Teaser, sie weckt Begierde und Voyeurismus.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Bức hình trở thành một thứ phiền phức, là khởi nguồn của mọi khát khao và tính tò mò bệnh hoạn.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Dus de foto wordt een plaaggeest, het stimuleert verlangen en voyeurisme.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Entonces el fotógrafo se convierte en el provocador, e incita el deseo y el voyeurismo.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.I fotografia zaczyna się z nami drażnić i wzbudza pożądanie oraz voyeuryzm.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.그래서 사진은 미끼가 되고, 욕망과 관음증을 자극시킵니다.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Le photographe devient l'incitateur, et induit le désir et le voyeurisme.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Quindi la fotografia diventa una provocazione, e incita il desiderio e il voyeurismo.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.И така, фотографията става дразнител и предизвиква страст и воайорство.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Поэтому изображение становится раздражителем и вызывает желание и вуайеризм.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.אז הצילום הופך למעין גירוי, ומעורר רצון ומציצנות.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.اذا التصوير اصبح هذه المشكلة العويصة, الذي يحرض الرغبة
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.自分の持っていないものほど欲しくなるのです
Bu, ölüme yol açan bir durum veya bir hal.C'est une condition, ou une situation qui mène à la mortalité.
Bu, ölüme yol açan bir durum veya bir hal.Det är ett tillstånd, eller en situation som leder till dödlighet.
Bu, ölüme yol açan bir durum veya bir hal.Đó là điều kiện hay nói cách khác là một hoàn cảnh dẫn đến cái chết.
Bu, ölüme yol açan bir durum veya bir hal.E o stare, o situație ce duce la moarte.
Bu, ölüme yol açan bir durum veya bir hal.Es ist ein Zustand oder ein Umstand, der zu Sterblichkeit führt.
Bu, ölüme yol açan bir durum veya bir hal.Es un estado o una situación que conduce a la muerte.
Bu, ölüme yol açan bir durum veya bir hal.É uma condição ou é uma situação que leva à mortalidade.
Bu, ölüme yol açan bir durum veya bir hal.È uno stato, o una situazione che porta alla morte.
Bu, ölüme yol açan bir durum veya bir hal.Ez egy állapot, egy körülmény, ami a halálhoz vezet.
Bu, ölüme yol açan bir durum veya bir hal.Het is een conditie of een situatie die tot sterfte leidt.
Bu, ölüme yol açan bir durum veya bir hal.Ini adalah suatu kondisi, atau situasi yang mengarah pada kematian.
Bu, ölüme yol açan bir durum veya bir hal.Jest to stan lub sytuacja, która prowadzi do śmierci.
Bu, ölüme yol açan bir durum veya bir hal.Je to buďto stav nebo situace vedoucí k úmrtí.
Bu, ölüme yol açan bir durum veya bir hal.Je to stav alebo situácia, ktorá vedie ku smrti.
Bu, ölüme yol açan bir durum veya bir hal.그건 죽음으로 이어지는 상태나 상황입니다.
Bu, ölüme yol açan bir durum veya bir hal.Είναι μια κατάσταση που οδηγεί στον θάνατο.
Bu, ölüme yol açan bir durum veya bir hal.Це стан або ситуація, котра призводить до смерті.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod