Yakında hava açacak.It's going to clear up soon.
Yakında çiçek açacak.The flower will come out soon.
Gemi yarın 15:00'te Hong Kong'a yelken açacak.The ship will set sail for Hong Kong tomorrow at 3 p.m.
Yakında hava açacak mı?Will it clear up soon?
Öğleden sonra hava açacak.It will clear up in the afternoon.
Teneke kutuyu açacak bir şeyim yok.I have nothing to open the can with.
Hava muhtemelen açacak.The sky is likely to clear up.
Hava açacak.It's going to clear up.
Laleler yakında çiçek açacaklar.Tulips will bloom soon.
Hava açacak gibi görünüyor.It looks like it'll be clearing up.
Bu teknoloji araştırma ile ilgili yepyeni bir cadde açacaktır.This technology will open up a whole new avenue of research.
Bugün hava açacak gibi görünmüyor.It doesn't look like it'll clear up today.
Mary erkek arkadaşından gelen bir hediyeyi açacak.Mary is going to open a gift from her boyfriend.
Yakında hava açacak gibi görünüyor.It looks like it's going to clear up soon.
Mügeler yakında açacak.The lilies of the valley will flower soon.
İnci çiçekleri yakında açacak.The lilies of the valley will flower soon.
Çiçekler yakında çiçek açacaklar.The flowers will soon blossom.
Tom size dava açacak.Tom will sue you.
Dert açacak.It'll cause trouble.
Leylaklar önümüzdeki ay çiçek açacak.The lilacs will bloom next month.
Sırrı bana açacak mısın?Are you going to let me in on the secret?
Onlar toplantıyı ne zaman açacaklar?When will they open the meeting?
Kutuyu açacak mısın?Are you going to open the box?
Zarfı açacak mısın?Are you going to open the envelope?
Tom dava açacak mı?Is Tom going to press charges?
Anahtarlardan sadece biri kapıyı açacak.Only one of the keys will unlock the door.
Teneke açacakları ve makaslar gibi çoğu eşyalar sağ elini kullananlar için yapılmıştır.Most utensils, such as can openers and scissors, are made for right-handers.
Ağaçlar ne zaman çiçek açacak?When will the trees blossom?
Tom'un hiç açacak hediyesi yoktu.Tom didn't have any presents to open.
Tom bu kutuyu açacak kadar güçlü değil.Tom isn't strong enough to open that box.
Bu sakarlığın bir gün başına büyük bir iş açacak.Your clumsiness will get you into big trouble one day.
Ağaçlar neredeyse çiçek açacak.The trees are almost in bloom.
Elektrikli konserve açacakları 1950'lerin sonlarında tanıtıldı ve başarıyla karşılandı.Electric can openers were introduced in the late 1950s and met with success.
Bazı durumlarda, kullanıcılar açacakları VOB dosyasını seçebilirler.In some instances, users can choose which VOB file to open.
610'da bastırılan, 608'de Antakya'da bir pogrom, bir Yahudi ayaklanmasına yol açacaktı.A pogrom in Antioch in 608 would lead to a Jewish revolt in 610 which was crushed.
Dragon Age Legends oyunu Dragon Age II içindeki öğelerin kilidini açacaktır.Dragon Age Legends gameplay will unlock items within Dragon Age II.
Oluşan iktidar boşluğu bir iç savaşa yol açacaktır.What we have now is a blind chaos leading to a civil war.
Erişim tarihi: 29 Haziran 2013. ^ a b "Yener: Albümümle Birlikte Güneş Açacak". kralmagazin.com.tr."Yener: Albümümle Birlikte Güneş Açacak". kralmagazin.com.tr.
Çapraz ateş açacak şekilde konuşlanmış olan Sovyet topçusu derhal karşılık vermiştir.Escaping Soviet POWs would be shot immediately.
Bu karar parti içinde büyük tartışmalara yol açacaktır.This decision let to considerable upheaval within the party.
Ama diğer kötüler kapıyı açacak kadar kötü değillerdir.However, the gameplay is not as open-ended as the latter.
Eğer 600 resmi sakladığım dosyayı açacak olursam bir saatimi daha harcayabilirim.Now, if I had ever opened the folder with the 600 pictures in it, I would have spent another hour.
Pandora'nın Kutusu'nu açacaksınız. Haklılık payları var mı?Do they have a point?
Britanica ansiklobedisini alcaktın ve L. yi açacaktın.Well of course, you'd go to Encyclopedia Britannica and open at L.
Tüketim odaklı bir toplumda ürünler problemlere yol açacaktır.In a waste-based society, products will cause problems.
5 dakika içinde dükkanı açacak.He'll open in 5 minutes.
Yepyeni bir dünyanın kapılarını açacaktı ve bu insanlar bunu gördüler.So it opens up a whole new world, and these people saw it.
Jaws yalnızca bir kesir bölümü boyutundan büyük açacak bu yanaSince the jaws would only open a fraction larger than the part size
Kendimi görünmez yapmam, insanların neyi düşünmelerine yol açacak?What will making myself invisible here cause people to think?
Sonra Tsim Sha Tsui'da köri lokantası açacaktımAnd open up a curry shop at Tsim Sha Tsui.
Onlar yeni işletmeler açacaklar.They\'92il start new businesses.
Siz bir işletme açacak olsanız, nerede açardınız?So if you\'92re starting a business, where would you rather start it?
Eğer bunu açacak olursak, söylentiyle ilgili farklı perspektifler elde edebiliriz.If we open this up, we get different perspectives on this story.
Ve tabi ki büyük olaylara kapı açacaktır.And of course it will bring great things.
Çin'de bir fabrika mı açacaksınız, hepsini satış ve pazarlamada mı harcayacaksınız,And I want to know how the money from me will help you get there.
Bu durum toplum için daha büyük bir maliyete ve daha büyük kayıplara yol açacaktı.This is going to create more cost to society and more losses.
Tahmin edersiniz ki bu ekonomide daralmaya yol açacaktır. .And you could imagine, we'll go into this economic down cycle.
İşte bu açlığa yol açacak. Belirsizliğe ve huzursuzluğa.And that leads to starvation, it leads to uncertainty, it leads to unrest.
Orada kendi kliniğini açacakmış.He's been offered his own clinic.
Kraliyet Vakfı, Prens'e yöneltilen her asılsız... ...suçlamaya karşı dava açacaktır.The rumours were spread purposely about the Imperial family and Prince Yi Young.