Ayrıca, kullanıcılar artık önceki maksimum 6 yerine, sınırsız sayıda sekmeler açabilir.Hơn nữa, người dùng có thể mở không giới hạn các thẻ, thay vì dừng lại ở con số 6.
Bu şekilde hareket etmesine yol açan bir neden daha vardı.Có nhiều lý do để Alkan thực hiện hành động như thế.
Artık çok geçtir ne kelepçeyi açabilir, ne de bıçakla bileğini kesip kurtulabilir.Những chỗ vỏ cứng quá, không bẻ được bằng tay, có thể dùng dao cắt.
H314 Ciddi cilt yanıklarına ve göz hasarına yol açar.R41: Gây hại nghiêm trọng với mắt.
Doğmamış çocukta hasara yol açabilir.Sự cũng cố này có thể gây tổn thương có con non khi sinh đẻ.
Metiyoninin vücutta yanlış dönüşümü ateroskleroza yol açabilir.Sự sai sót trong chuyển hóa methionine có thể dẫn tới xơ vữa động mạch.
Cyrilla racemiflora, Cyrilla cinsinin tek türüdür, Cyrillaceae familyasından çiçek açan bir bitkidir.Cyrilla racemiflora là một loài thực vật có hoa trong họ Cyrillaceae.
Şenliklerin sonunda fikrini ailesine açar.Cái chết này đánh dấu kết cho ngôi vị dành cho gia tộc ông.
Bu bakış açısı verinin bir çöküş noktası olarak algılanmasına yol açar.Đây được xem là hướng rút lui dự phòng trong trường hợp thành thất thủ.
Özlenen bir evliliğin gerçekleşmemesi, büyük bir düş kırıklığına yol açar.Cuộc hôn nhân bị chống đối khiến Mary rất thất vọng.
Çok zehirlidir, haziran ayında çiçek açar, çiçekleri beyaz olur.Từ đó hoa bông trắng nở vào tháng ba, gặp mưa thì hoa có màu trắng, gặp nắng thì hoa biến thành màu đỏ.
Akciğer hastalığı ise göğüs ağrısına, nefes darlığına ve öksürüğe yol açabilir.Bệnh ảnh hưởng đến phổi có thể gây đau ngực, khó thở và ho.
Klebsiella pneumonia da bazen solunum yolu enfeksiyonuna yol açabilir.Klebsiella pneumoniae thường thấy có trong đất và dễ dàng nhiễm lên các chất độn chuồng.
Bu koşullar altında, Almanlar çatışmalara resmi bir son verecek ve barışa yol açacak bir ateşkes umuyordu.Tình hình đó khiến người Đức hy vọng một cuộc ngưng bắn sẽ nhanh chóng được thông qua để chấm dứt chiến tranh.
"Dilaçar, çağ açar".Đợi có hiệu quả, thì mở rộng ra.”
Son çare olarak bir dükkân açarlar.Cuối cùng, ông đã phải đóng cửa hàng.
Gece geç saatte askerler attan çıkarak kapıları açarlar ve Yunan ordusunun içeri girmesini sağlarlar.夜になり、ギリシア兵たちが木馬の中から出てきて、味方の軍を招き入れるために城門を開ける。
Enfeksiyonun olduğu yer genellikle ağrıya yol açar.通常、感染した箇所は痛みを伴う。
7-zip kimi MSI dosyalarını açabilir ve ana konu içindeki meta-dosyalar erişime izin verebilir.7-Zipは一部のMSIファイルを開くことができ、ファイル内容に伴うメタファイルにもアクセスできる。
Yalnızca sensöre parmak koymak, yalnızca iPhone kilidini açacaktır.単にセンサーに指を置くと、iPhoneのロックが解除される。
Son çare olarak bir dükkân açarlar.新店舗をオープンする。
Nebilerle resullerle,batında konup göçen, Resulu Kibriya ile zahirde Hak yol açan.期年、郡中大治、部使者以聞、帝奨嘆久之、即遣使賜以上尊。
Yoğun kaygı ve kaçınma davranışı gelişebilir, sosyalliğin azalmasına yol açabilir.極めて強い不安と回避行動が発展することが多く、社交性の低下につながる可能性がある。
Bu baskın 1967'de yapılan Altı Gün Savaşı'na yol açan faktörlerden biridir.1967年の六日間戦争を提案したグループの1員だった。
Çiçekler aşağıdan başlayarak açarlar.花は下の方から順に開花する。
Ölüme yol açar.死の先触れ。
Bu koşullar altında, Almanlar çatışmalara resmi bir son verecek ve barışa yol açacak bir ateşkes umuyordu.この状況を受けて、ドイツ側としては交戦状態を公式に終わらせて休戦し、更に講和につなげる道筋を望んだ。
İlkbaharda çiçek açar.春に花が咲く。
Bir elinde cehennemin kapılarını açan bir değnek ve bir dilek taşı (Cintamani) tutar.辞世は 「世の中を 廻(めぐ)りも果てぬ 小車は 火宅(かたく)の門を 出づるなりけり」 である。
Patojen organizmalar çeşitli mekanizmalarla hastalığa yol açabilirler.結石はいくつかの機構によって病気を引き起こす。
Deniz Tavuğu'na dönüp sandığı açarlar.ここに鶏肉を戻して蓋をする。
Ağızlarında, çenelerini çok açabilmeye olanak veren menteşe yapıları bulunur.ヘッドに吸い口を開ける方法にも幾つかある。
Herkes oyuna 3. seviye ve tüm yetenekleri açabilme hakkıyla başlar.1番目という都合上、全てのゲームを始める役割を担う。
Yalnız hububatlar ile beslemek vitamin eksikliği gibi problemlere yol açar.種子のみの食餌はビタミン欠乏のような健康上の問題を引き起こすことがある。
Sadece istediğiniz açılır pencereleri açabillir.ゆうゆう窓口のみ開設している。
Böylece arkadaki düşman uçağının alttan geçip ileri düşmesine yol açar.その後敵機の背後に突き抜け、離脱する。
Bu da bazen karışıklığa yol açar.だが、このような事情は時には混乱を引き起こすこともある。
Meyveler yerine bombaları kesmek ise oyunun sona ermesine yol açar.その際は、果実を寝かせて切るのがよい。
1861 yılı Napolyon’un Moskava’daki yıkıcı yürüyüşüne dair yeni ufuklar açan bilgi grafiklerine sahne oldu.1861年、ナポレオンの悲惨なモスクワ遠征に関する独創的なインフォグラフィックがリリースされた。
Soruşturmayı yapan uzmanlar, pilotun hızı yanlış okumasına yol açan bilgisayar hatası tespit etti.その一つにパイロットが高度計を誤読した人為的ミスという説がある。
Bu durum Sneevliet’in Hollanda’yı terk etme ve Hollanda sömürgelerine gitme kararı almasına yol açacaktır.スネーフリートはオランダ本国を離れ、植民地オランダ領東インドに行くことを決めた。
İkisi de aynı anda kaos kontrol yaptığı anda yanlışlıkla bir uzay zaman kapısı açarlar.なおカオスコントロールが同一の場所で同時に複数発生すると、時空に穴を開けて時間移動を行う事が出来る。
Çiçekler yapraklarla birlikte açar.花は平らに開く。
Bir pepsi şişesini açabilecek kadar da sıkı bir anüsü varmış.缶飲料のプルトップを開ける疑似体験ができる。
Ike Kasırgası (İngilizce telaffuz: ), 2008'de Küba ve ABD'de zarara yol açan büyük bir kasırga.ハリケーン・台風 ハリケーン・アイク - 2008年9月、キューバ、アメリカで猛威を振るったハリケーン。
Sonuçta düşmanlık beslediği kişiye karşı iletişimsizlik ve daha da kötü olaylar olmasına yol açar.明らかに自分より幸運な人に対して、羨望と憤りを表現する。
Kemeraltı Şeritçiler Çarşısı’nda dükkân açan aile burada da ticaret yapmayı sürdürdü.入居していたビルである「ちぇるる野毛」の専門店は、営業を継続。
Sadece Açaba'lılar yaylacılık yapmaktadırlar.奥からきのみが転がってくる。
Adada Jack tabutun kapağını açar ve içinin boş olduğunu görüp sinirlenir.ジャックは棺を開けるが、中は空であった。
İstedikleri zaman açar, istediklerinde kaparlar.奪いたい時に奪い、犯したいときに犯し、殺したい時に殺す。
Fakat bu başına garip olaylar açacaktır.しかし、彼の周りで変な出来事が起こり始める。
Bu da sorunlara yol açabilecekti.トラブルにも対応できる。
Ama sonuç o elini açana kadar belirsizdir.ただし、1回目の解答が決まるまで、その金額は明かされない。
Ama onu açamazlar.開口できない。
Benn burada yeniden bir muayenehane açar.そこへまた勘平が出てくる。
İlkbaharda mavi küçük çiçekler açar.春に小さい白い花を咲かせる。
Bu gereklilik uzay ve zaman için Lorentz dönüşümlerine yol açar.ローレンツ変換のうち、空間と時間が関与する方向への変換をローレンツブースト (英: Lorentz boost) と呼ぶ。
Yine aynı dönemlerde şehirde çok büyük tahribata yol açan bir yangın çıkmıştır.同時期、町で謎の連続焼死事件が発生。
Geleneklerin temeli, baharı karşılamak için evleri çiçekler ve çiçek açan dallarla süslemektir.この日、ロマの伝統では、彼らの家々に花や、花のついた小枝を飾り、春を迎える。
Kont kapıya gelir ve kilitli kapının açılmasını ister ve Kontes biraz gönülsüzlükle ona kapıyı açar.やがて伯爵夫人が現れ、公爵は言葉巧みに口説き落とし別室へと連れて行く。