Ana içeriğe geç
Sözlük

aça ile cümle

aça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu baskın 1967'de yapılan Altı Gün Savaşı'na yol açan faktörlerden biridir.Serangan ini menjadi salah satu penyebab pecahnya Perang Enam Hari pada 1967.
Bu da bazen karışıklığa yol açar.Nama ini kadang-kadang menimbulkan kebingungan.
Kapıyı açabilmeleri için kapıyı açacak kadar kötü olmaları lazım.Sedikit susah payah dia membuka pintu itu.
Kullanıcılar video yükleyebilir, blog açabilir veya forum oluşturabilirler.Pengguna bisa memuat video, membuat blog dan juga berpartisipasi dalam forum.
Perillos'un ölmesine ramak kala, Phalaris kapıyı açarak onu dışarı çıkarır.Sebelum Perillos mati, Phalaris membuka pintu dan mengeluarkannya.
Mycobacterium tuberculosis, verem (tüberküloz) hastalığına yol açan bakteridir.Mycobacterium tuberculosis adalah bakteri penyebab penyakit tuberkulosa.
Beldar, Osmanlı döneminde, geçitlerde koruma görevi yapanlara ve seferler esnasında yol açanlara denirdi.Ikan mati tersebut hidup kembali di suatu tempat ketika Nabi Musa dan pembantunya beristirahat.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Ini melambangkan kekacauan dan neraka.
“Zina fakirliğe yol açar.”"Pekerjaan Sosial Dalam Menangani Kemiskinan".
Burada bir türün evrimi, diğer türde adaptasyonların oluşmasına yol açar.Dalam hal ini, evolusi satu spesies menyebabkan adaptasi spesies ke-dua.
Filler kafalarını kaldırarak ve kulaklarını yanlara açarak daha tehditkâr görünmeye çalışırlar.Gajah menunjukkan ancaman dengan mengangkat kepalanya dan membentangkan telinganya.
Eksternal hemoroid tromboze durumda değilse, sadece birkaç küçük soruna yol açabilir.Jika tidak terkena trombosis, wasir eksternal dapat menyebabkan beberapa masalah.
Rektör Üniversite Senatosu toplantısında açar.Rektor dipilih melalui rapat senat Universitas.
Yaz boyunca çiçek açar.Berbunga sekali di musim panas.
Tesseract gezegenler arası bir kapı açar ve kapıdan Loki girer.Tesseract tiba-tiba aktif dan membuka portal, memungkinkan Loki untuk mencapai Bumi.
Son çare olarak bir dükkân açarlar.Di sana, mereka membuka sebuah toko umum.
Bamyanın kurutulması, çiçek açar açmaz toplanıp ipe dizilerek güneş altında bekletilmesi ile olur.Bunga-bunga melati itu kemudian dijaga tetap dingin sampai matahari terbenam.
Bu durum Britanya’nın imparatorluktan kopmasına yol açacaktır.Perkembangan ini selanjutnya membuka jalan bagi terbentuknya Imperium Britania.
Pnömoni ölüme yol açan en yaygın hastaneden edinilmiş enfeksiyondur.Pneumonia adalah infeksi yang diperoleh di rumah sakit paling umum yang menyebabkan kematian.
Moğol istilası Macar halkının neredeyse yarısının hayatını kaybetmesine yol açacaktır.Invasi Mongol mengakibatkan terbunuhnya setengah dari total penduduk Hungaria.
Başkası bu saati açarsa saatte depolanan anıları alır.Ketika jam itu rusak maka sang pembuat jam akan membiarkan jam tersebut.
Akciğer hastalığı ise göğüs ağrısına, nefes darlığına ve öksürüğe yol açabilir.Penyakit paru-paru bisa menyebabkan rasa sakit di dada, nafas tersengal-sengal dan batuk.
Bu durum, grubun Michonne hakkında şüphelenmesine yol açar.Ia mengatakan kecurigaan ini kepada Faiz.
Yarın sabah o mührü açacağım ve cehenneme ineceğim ve onların işini bitireceğim.Esok atau lusa, dia akan terus membuat ulah dan membuat resah orang lain dengan segala tindakannya.
Elektrik yanıkları, kaslardaki hasar nedeniyle kompartıman sendromu veya rabdomiyolize yol açabilir.Luka bakar karena listrik bisa menyebabkan sindrom kompartemen atau rabdomiolisis karena kerusakan otot.
Çünkü onlara göre İmparator'un dönüşü yeni bir iç savaşa yol açabilir.Berkat efisiensi pada struktur militer, kaisar mampu merencanakan perang penaklukan kembali di timur.
“Bu sırrı sana açan insan değil, göklerdeki Babam'dır.Di depan gerbang itu, bukan manusia yang mengejar Tuhan, tapi Tuhanlah yang membuka dirinya pada manusia.
Sokması çok ağrı veren eşek arısının zehiri, insanda ağır alerji tepkilerine yol açabilir.Tali kacamata renang yang terlalu kencang dapat menyebabkan sakit kepala.
Veba hastılığının üç türüne de (bubonik, pnömonik, septisemik) yol açar.Infeksi pada manusia mengambil tiga bentuk: pnumonik, septisemik, dan wabah bubonik.
Yakında meydana gelebilecek bir gama-ışın patlaması, Dünya'da kitlesel yok olmaya yol açabilir.Ini bisa menghasilkan potensi tabrakan yang merusak kehidupan di Bumi.
Soruşturmayı yapan uzmanlar, pilotun hızı yanlış okumasına yol açan bilgisayar hatası tespit etti.Penyelidik kecelakaan menyatakan kesalahan membaca instrumen pilot adalah sebabnya.
Ağız yoluyla alınan ve iyi tolere edilen ilk maddelerin keşfedilmesi çığır açan bir buluş olmuştur.Terobosan besar dicapai dengan penemuan obat oral pertama yang dapat ditoleransi dengan baik.
Sakarlıkları kampta bazen büyük sorunlara yol açar.Duri pada tubuhnya juga sering menyebabkan masalah.
Yüksek kafa içi basıncı beynin sıkışmasına yol açar ve beyin hasarı ve diğer komplikasyonlara neden olur.Suhu tubuh yang terlalu tinggi dapat merusak otak dan organ vital lainnya.
Bu durum Ben'in Juliet'e olan aşkını açıklmasına yol açar.Dia merasa bersalah dengan apa yang telah dia lakukan kepada Julian.
Çiçekler yapraklanmadan sonra açar.Daun keluar setelah tumbuhan selesai berbunga.
Her maçtan önce diz çöker, kollarımı açar ve dua ederim." demiştir.Trước mỗi trận đấu tôi quỳ xuống, tôi mở cánh tay của tôi và cầu nguyện...
Perillos'un ölmesine ramak kala, Phalaris kapıyı açarak onu dışarı çıkarır.Trước khi Perillos có thể chết, Phalaris mở cửa cho ra.
Bu baskın 1967'de yapılan Altı Gün Savaşı'na yol açan faktörlerden biridir.Vụ việc này là một trong nhiều yếu tố dẫn tới cuộc Chiến tranh Sáu Ngày năm 1967.
N. lotus (Mısır beyaz nilüferi) ise gece çiçeğini açar ve sabah kapatırdı.Súng trắng Ai Cập (Nymphaea lotus) lại nở hoa vào buổi đêm và khép lại vào buổi sáng.
Leptospira'nın 13’e varan sayıda genetik türü insanlarda hastalığa yol açabilir.Có đến 13 loại khuẩn Leptospira khác nhau có thể gây bệnh cho người.
Bu koşullar, canlılar arasında hayatta kalma ve üremeye dair rekabete yol açar.Những điều kiện này làm nảy sinh cuộc cạnh tranh giữa các sinh vật để sống sót và sinh sôi.
Regus yeni iş merkezleri açarak genişleme politikasını devam ettirdi.Regus tiếp tục với chính sách mở rộng, khai trương thêm các trung tâm kinh doanh mới.
Van Gogh Müzesi, Amsterdam Çevresi Selvili Çiçek Açan Meyve Bahçesi, Nisan 1888.Bảo tàng Van Gogh Amsterdam Vườn cây đơm hoa, bao quanh bởi hàng cây bách, tháng 4 năm 1888.
Gözlerini hastahanede açan Joel, karşısında Marlene'i görür.Trong bệnh viện, Joel gặp Marlene.
Adaptasyon, ya yeni bir özelliğin kazanılmasına ya da eski bir atasal özelliğin kaybına yol açar.Sự thích nghi có thể gây ra hoặc sự thu được đặc tính mới, hoặc sự mất mát một đặc tính gốc.
J. Paul Getty Müzesi, Los Angeles Çiçek Açan Badem Ağacı, 1890.Bảo tàng J. Paul Getty, Los Angeles Hoa hạnh nhân (Almond Blossom), 1890.
Avrupa'da baharda ilk çiçek açan ağaçlardandır, çoğunlukla Şubat ortasında görülürler.Đây là một trong những loài cây châu Âu đầu tiên trổ hoa vào mùa xuân, thường bắt đầu vào giữa tháng hai.
Maria Mitchell, 1835 yılında kendi okulunu açana dek, bu okulda Peirce’a öğretmen yardımcılığı yapmıştır.Sau đó bà lại trở thành trợ giảng cho ông Peirce cho đến khi bà mở trường của mình vào năm 1835.
İlişkiye girecekleri sırada Victoria arar ve telefonu yanlışlıkla Robin açar.Họ sắp ngủ cùng nhau thì Victoria gọi điện thoại và Robin đã nghe máy, do nhầm điện thoại Ted là của mình.
Askerler ateş açarlar.Binh lính, bắn!"
Dyrrhachium'a yelken açan filosu fırtınaya yakalandı ve birçok gemi kaybedildi.Tuy nhiên, khi hạm đội của ông ta tiến tới Dyrrhachium đã gặp phải một cơn bão, làm đắm mất một số tàu.
"'Afrin ekonomide öngörülmemiş sorunlara yol açabilir'".Tuy nhiên "Quốc tế chủ nghĩa không thể giải quyết được vấn đề sinh tồn."
Gainsbourg müzik kariyeri başlangıcını 1984 yılında tartışmalara yol açan Lemon Incest adlı şarkıyla yaptı.Gainsbourg bắt đầu sự nghiệp âm nhạc cùng với người cha trong ca khúc "Lemon Incest" năm 1984.
Aralık 2009’da Hankyung ajansları SM Entertaintmen’e dava açarak gruptan ayrıldı.Vào tháng 12, 2009, Han Geng rời nhóm sau khi đâm đơn kiện công ty chủ quản là SM Entertainment.
Bazı mayalar, örneğin Candida albicans insanlarda enfeksiyona yol açar (kandidiyaz).Một số ít các loài nấm, chẳng hạn như Candida albicans, có thể gây ra nhiễm độc nấm ở người (Candidiasis).
Yanık, toplamda, çocuklarda ölüme yol açan ilk on beş sebepten birisidir.Bỏng là 1 trong 10 nguyên nhân hàng đầu gây tử vong ở trẻ em.
Aynı generaller bunun bir felakete yol açacağından emindiler.Kẻ sĩ nước Tấn cho rằng việc này sẽ gây ra loạn lạc.
Burun deliklerini kapatıp açabilirler.Chúng có thể lấy nắp để bịt lỗ mở.
Calc", Windows Hesap Makinesi'ni açar.OpenConsole() ; Mở cửa sổ bảng điều khiển.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod