Ana içeriğe geç
Sözlük

aça ile cümle

aça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Örneğin kar yolları kapattığında kolaylıkla açabilmektedirler.V závěru mohou situaci zkomplikovat sněhové římsy.
Aslında yüzünün çok özel şekli ona şöhretin kapılarını açacaktı.Mimořádný ohlas tohoto obrazu jí otevřel dveře ke královskému dvoru.
Sürekli Harry'le rekabet eder ve kıskançlığı başına sürekli işler açar.Žárlila na něj, protože Harry trávil veškerý čas s ním.
Gövde uzadıkça da yeni çiçekler açar.Po odstranění odkvetlých květů rostou nové květy.
Bu durum Ben'in Juliet'e olan aşkını açıklmasına yol açar.Cítí se vinna za to, co Julianovi provedla.
Fakat Kripteks'i açamamıştır.To ale šíření kryptoanarchie nezastaví.
Özellikle tartışmaya yol açan konu, Songhay dillerinin eklenmesidir.Částečně problematické je také zahrnutí jazyků songhai.
İlkbaharda mavi küçük çiçekler açar.Kvete v létě modrými souměrnými květy.
Kentin alınması büyük kayıplara yol açacak gibi görünüyordu.Jejich pobyt ve městě způsoboval obyvatelům značné škody.
Nisan'dan Haziran'a kadar çiçek açarlar.Kvetou od dubna do června.
Bu sayede paylaşıma da açabilirler.Také se jich ptají, jestli chtějí rozdělit.
Damar duvarlarının çökmesine ve hemoroidin pörsümesine yol açar.To způsobí zborcení cévních stěn a následné seschnutí hemoroidu.
Salpenjit, üzücü sonuçlara yol açabilir.Jeho žárlivost může mít tragické následky.
Yoğun kaygı ve kaçınma davranışı gelişebilir, sosyalliğin azalmasına yol açabilir.Rychlé a hluboké dýchání může napomoci uvolnění tohoto napětí.
Araca yapılan %20'lik fazla yükleme lastik ömrünün %30 kısalmasına yol açar.Při 40% nabití je životnost zhruba 3x delší.
Bu isim benzerliği bazı karışıklıklara yol açabilir.Samotné jméno tohoto tvora může být příčinou nejasností.
Ancak Coop kapıyı rahatlıkla açabilecek kadar kötüdür.To může comsa zranit, pokud je příliš blízko.
Kolay ganimet imkanı bölgeye çok sayıda Viking savaşçısının akmasına yol açar.Zdravé stromy takto dokáží odolat náletu mnoha kůrovců.
Aşırı saç dökülmesine yol açabilir.Jinak by mohlo dojít k poškození vlastních vlasů.
Eksternal hemoroid tromboze durumda değilse, sadece birkaç küçük soruna yol açabilir.Pokud nejsou trombotizované, působí obvykle vnější hemoroidy jen minimum problémů.
Bu sırada Billy eve telefona açar.Mezitím Kate zavolá na mobil dr.
Sonra diğer kutuyu da açar ve o da aynı şekildedir.Ten otevře rakev a i on se vyznává.
Herkes oyuna 3. seviye ve tüm yetenekleri açabilme hakkıyla başlar.Za každou dosaženou úroveň ve hře dostane hráč možnost přidělit 1 atribut a 3 schopnosti.
Nisan ayında çiçek açar, meyvesi sonbaharda olgunlaşır.Kvetou od dubna, plody dozrávají na podzim.
9. Beyaz Kale yine merdiveni çıkmaya başlar ve şaha ateş açar.TŘETÍ DEVÍTKA: Odlož zbraň do křoví a vystup na vysoký kopec.
Tedavi öncelikle bu soruna yol açan kaynağın ortadan kaldırılması ile olur.V rámci léčby je v prvé řadě nezbytné včasné vysazení léku, který reakci způsobil.
Üçüncü dönemde konakta hasara yol açar.Ve třetí etapě se vytvořilo náledí.
Yaz boyunca çiçek açar.Kvetou po celé léto.
Ancak geçici hükümet bu gösterileri yüzlerce insanın ölümüne yol açacak biçimde şiddet kullanarak bastırdı.Vláda reagovala použitím násilí proti demonstrantům, což vyvrcholilo masakrem více než 200 osob.
Balıkta uyuşukluk, beyin hasarı oluşmasına yol açabilir.Anestezie tak může vést k poškození mozku.
Enfeksiyonun olduğu yer genellikle ağrıya yol açar.Vyprazdňování je většinou spojeno s bolestí.
Çiçekler yapraklarla birlikte açar.Květy rozkvétají dostředivě.
Aşırı sıcaklar kalp krizi geçirmesine yol açabilir.Dlouhodobá expozice může způsobit vážné poškození srdce.
Gece geç saatte askerler attan çıkarak kapıları açarlar ve Yunan ordusunun içeri girmesini sağlarlar.Řekové v noci vyskákali ven, otevřeli zevnitř městské brány a dali znamení vojskům.
Bu şekilde hareket etmesine yol açan bir neden daha vardı.Bylo otázkou proč se vydal touto cestou.
Bu mutasyonların bazıları da kansere yol açar.Některé mohou způsobovat také rakovinu.
Canine parvovirüs yavru köpeklerde ölüme yol açan enfeksiyona neden olan küçük bir DNA virüsüdür.Babesia canis je parazitický prvok řazený mezi babézie, který způsobuje babesiózu psů.
Çok zehirlidir, haziran ayında çiçek açar, çiçekleri beyaz olur.Kvete v červnu, květy nejsou vonné.
Toplumsal bozulmanın önünü açan uygulamadır."Možná je to trest za zpackanou civilizaci."
Ben sabah giderdim ve Stuart çoraplı ayaklarıyla kapıyı açardı – tüm gece ayakta kalmıştı.Veneam acolo dimineața și Stuart răspundea la ușă în ciorapi - de parcă ar fi fost treaz toată noaptea.
Bu yaygın bir problemdir ve kronik günlük baş ağrısına yol açabilir.Aceasta este o problemă comună și poate duce la dureri de cap cronice zilnice.
100'e toplamak hoş bir simetriye yol açar.Suma de 100% conduce și la o frumoasă simetrie.
Sanger Wikipedia'nın yaratılmasına yol açan bir wiki uygulaması önermiştir.Sanger a propus implementarea unui wiki, care a condus direct la crearea Wikipedia.
H318 Ciddi göz hasarına yol açar.H318: Provoacă leziuni oculare grave.
Eksternal hemoroid tromboze durumda değilse, sadece birkaç küçük soruna yol açabilir.Dacă nu sunt trombozați, hemoroizii externi pot cauza puține probleme.
Yaratıcılık: " Ünlü bilimsel bir kuram, örneğin Newton kuramları, yeni araştırma alanları açar...Fecunditate „O mare teorie științifică, precum cea a lui Newton, deschide noi domenii de cercetare...
Ev sahipleri gelirlerini mutfaklarını ödeme yapan halka açarak tamamlayabilirler.Proprietarii își puteau completa veniturile prin deschiderea bucătăriilor către publicul plătitor.
1905 devriminin başarısızlığa düşmesi hayal kırıklığına uğramasına yol açar.În 1905 este decepționat de eșecul revoluției.
H373 Uzun süreli veya tekrarlı maruz kalma sonucu organlarda hasara yol açabilir .H373: Poate provoca leziuni ale organelor în caz de expunere prelungită sau repetată.
Esasen alyuvarlar (beyaz kan hücreleri), özellikle de mononükleer hücreler enflamasyona yol açar.Celulele albe din sânge, mai ales celulele mononucleare, generează în principal inflamația.
Eğilip kutuyu açar.De curiozitate, aceasta deschise cutia.
Steroid içeren ajanlar deride incelmeye yol açabileceği için 14 günden fazla kullanılmamalıdır.Unguentele cu steroizi nu trebuie utilizate mai mult de 14 zile deoarece pot duce la subțierea pielii.
Migrene yol açan tek gen bozukluğu nadiren görülür.Tulburările cauzate de o singură genă ce provoacă migrene sunt rare.
Filler kafalarını kaldırarak ve kulaklarını yanlara açarak daha tehditkâr görünmeye çalışırlar.Elefanții vor încerca să pară mai amenințători prin ridicarea capului și întinderea urechilor.
İlgili terimler "tehdit" ve "tehlike" zarara yol açan olgular için sıklıkla kullanılmaktadır.Termenii "amenințare" și "hazard" sunt adesea folosite pentru a însemna ceva care ar putea provoca daune.
Bu Nirvana'ya çıkan yolun kapısını açar.Acest drum duce la atingerea nirvanei.
Oyuncular için sakatlanmaya yol açacak herhangi bir tehlike teşkil etmemelidir.Echipamentul nu trebuie să pună în pericol jucătorii.
Yaygın kireçlenme, kemik aşınmasına bağlı olarak kronik artrite yol açabilir.Tofusurile de mari dimensiuni pot duce la artrită cronică din cauza erodării oaselor.
Yara izleri de vücudun görünüşünden rahatsızlık duymaya yol açabilir.De asemenea, cicatricele pot distorsiona percepția asupra imaginii corporale.
Onun önerisi sonrasında kaptan daha da güneye, antarktik bölgelere doğru yelken açar.La îndemnul său, căpitanul este de acord să navigheze mai la sud spre regiunile antarctice neexplorate.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod