Ana içeriğe geç
Sözlük

aça ile cümle

aça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Arslanın aşırı özgüveni ve çapkınlığı, Elanın başına iş açar.Гордість і марнославство йдуть рука об руку.
Bilişsel eğilimler belirli bir bağlam içerisinde daha etkili eylemlere yol açabilir.Когнітивні упередження можуть призвести до більш ефективних дій у певному контексті.
1927 yılında, Zamboni ve Lawrence bir buz üretim tesisi açarak kalıp buz işine girdi.У 1927 році він та Лоренс увійшли у льодовиробничу галузь із власною льодовою фабрикою.
Yanık, toplamda, çocuklarda ölüme yol açan ilk on beş sebepten birisidir.Загалом опіки знаходяться серед п'ятнадцяти головних причин смерті дітей.
Bu koşullar, canlılar arasında hayatta kalma ve üremeye dair rekabete yol açar.Така конкуренція може зменшувати виживання і плодючість тварин.
İsimdeki kısaltmaları açalım.Сумщина в іменах.
Rupert nihayet sandığın kapağını açar ve cesedi bulur.Тревор розкопує могилу і знаходить в ній тіло Бреда.
Grup ise Rick'e cevaben Rick'in grubunun bulunduğu bara ateş açarlar.Волтер стріляє, як йому здалося, у Ріко.
Bu durum Britanya’nın imparatorluktan kopmasına yol açacaktır.Хоче змінити Британську імперію зсередини.
Gece geç saatte askerler attan çıkarak kapıları açarlar ve Yunan ordusunun içeri girmesini sağlarlar.Заховані в ньому греки вночі вийшли назовні та відкрили браму міста зсередини, впустивши свою армію.
Bu da bazen karışıklığa yol açar.Інколи це викликає розпач.
Örneğin: "Yukarı çıkar, bir kapıyı açar.Наприклад, вона може написати: «Будь ласка, машина, відкрий вікно».
Yeni ufuklar açan çalışması On Dokuzuncu Yüzyılda Kadın, 1845'te yayınlandı.Її історична праця «Жінка XIX століття» була опублікована в 1845 році.
Bu durum ozon tabakası'nın tükenmesine yol açabilir.Сумарно це приводить до загибелі озону.
Örneğin kar yolları kapattığında kolaylıkla açabilmektedirler.Загнуті краї полегшують прибирання снігу.
Sanjay telefonu açar.Солом'яні дзвони
Bu anlık yansımalar turistlerin sevinç nidaları çıkarmalarına yol açar.Голова сподівається, що Куляби стануть тепер більш привабливими для туристів.
1861 yılı Napolyon’un Moskava’daki yıkıcı yürüyüşüne dair yeni ufuklar açan bilgi grafiklerine sahne oldu.1861 року вийшов важлива інфографіка на тему катастрофічного березневого походу Наполеона на Москву.
Bu, patlamaya ve çok tehlikeli yanıklara yol açabilir.Відбувається зіткнення, що призводить до вибухів та жахливих руйнувань.
İblis Dawn'ın karnında tırnağıyla bir yara açar.Несподівано він ранить Родана в шию.
Aynı zamanda kabuslardan alışık olduğumuz bir baş dönmesi ve çarpık görme hissine kapılmamıza yol açar.Важко уявити, якою сумішшю заздрості і презирства на нас будуть дивитися нові покоління.
Bu başarısız idare yöntemleri protektoranın önünü açar.Це запобігає непотрібному зносу протектора.
Bu baskın 1967'de yapılan Altı Gün Savaşı'na yol açan faktörlerden biridir.1967 році ця місцевість була одним об'єктів части Шестиденної війни.
Ne var ki yan bantlardan birinin kısmen süzülmesi alıcıda sorunlara yol açar.Просто якийсь довільний тензор зі сторони може тільки ускладнити задачу.
Bu salgına yol açan grip virüs H1N1 virüsünün atasıydı.Різновид вірусу грипу був H1N1.
Bu onun bataklık vaşağı olarak da tanımlanmasına yol açar.Його також описують як збирача душ.
Aşırı saç dökülmesine yol açabilir.Також може загинути через надлишок вологи.
Rita anahtarla kutuyu açar ve kutu gürültülü bir şekilde yere düşer.Антоніо піднімає будку підйомним краном і опускає в річку Мойку.
Kansere de yol açabilir.Також водяться раки.
Bu demektir ki sezgiye dayanan çıkarımlar uygun olmayan kararlara yol açabilir.Справа у тому, що судження за аналогією часто могло призвести до сумнівних висновків.
Kuzey Kutbu'ndan gelen hava kütlesi şiddetli soğuklara yol açar.Надходження з півночі арктичного повітря супроводжується сильними морозами.
Kollarını gepgeniş açarak daha da sarktı.За її словами, він занадто розпустив руки.
Şimdi gözlerimi açabilir miyim?Можна тепер відкрити очі?
Bu yaygın bir problemdir ve kronik günlük baş ağrısına yol açabilir.Jde o běžný problém, který může vyústit v každodenní chronické bolesti hlavy.
Ama onu açamazlar.Není možné je otevřít.
Yanık, toplamda, çocuklarda ölüme yol açan ilk on beş sebepten birisidir.Celkově řadíme popálení u dětí mezi jednu z patnácti hlavních příčin úmrtí.
H317 Alerjik cilt reaksiyonlarına yol açar.H317: Může vyvolat alergickou kožní reakci.
Eşiniz 90 saniyede matkapla kaç delik açabilir?Myslím kolik kladiv můžete použít?
Çiçekler aşağıdan başlayarak açarlar.Květy rozkvétají odspodu.
H350İ Soluma ile kansere yol açabilir.H350i: Může vyvolat rakovinu při vdechování.
H334 Solunması halinde nefes alma zorlukları, astım nöbetleri veya alerjiye yol açabilir.H334: Při vdechování může vyvolat příznaky alergie nebo astmatu nebo dýchací potíže.
Yeni ufuklar açan çalışması On Dokuzuncu Yüzyılda Kadın, 1845'te yayınlandı.Její vlivné dílo Woman in the Nineteenth Century bylo vydáno v roce 1845.
İsimdeki kısaltmaları açalım.Počeštěme svá příjmení.
Çiçeklerini çoğunlukla güneşli havalarda açar.Květy se obvykle otevírají jen za slunečného počasí.
Örneğin kas hücrelerinde bir aksiyon potansiyel, kasılmaya yol açan olaylar zincirinin ilk halkasıdır.Ve svalových buňkách je akční potenciál prvním krokem v řetězci událostí vedoucích ke stahu.
Bunun ise küresel ısınmaya yol açabileceği öngörülmektedir.Zdá se však nepravděpodobné, že by ho globální oteplování uvolnilo.
1927 yılında, Zamboni ve Lawrence bir buz üretim tesisi açarak kalıp buz işine girdi.V roce 1927 otevřel s Lawrencem ledárnu.
Son çare olarak bir dükkân açarlar.Společně si otevřeli butik.
İnsanda parainfluenza virüsü tipik olarak burun, boğaz ve hava yollarında iltihaplanmaya yol açar.Lidský virus parainfluenzy má obvykle za následek zánět nosu, krku a dýchacích cest.
Ancak yeni mekanlar açabilmek için Las Vegas'ta iki kumarhane satmak zorunda kalmıştır.V prvních dvou řadách výherce získal kromě peněz také možnost angažmá v Las Vegas.
Dişler arasındaki fazladan yiyeceğin diş etine baskı yapmayacak şekilde çıkması için yol açarlar.Tím se zabrání nežádoucím pohybům zubu.
Şarkıyı tekrar açar ve artık tetikleyici devrede değildir.Stále zpívá, avšak už ne ve sboru.
Rakibin bacağını açarak kasığına doğru tek ya da iki bacağıyla da yapılan hareket.Při shybu si pomáhejte jednou nebo oběma nohama při pohybu nahoru.
Pnömoni ölüme yol açan en yaygın hastaneden edinilmiş enfeksiyondur.Zápal plic je nejběžnější infekcí získanou v nemocničním prostředí, která končí smrtí.
İlerleyen vakalarda kalp yetmezliğine yol açabilir.V pokročilejších případech může dojít k selhání srdce a k smrti.
Uzaklaşan levhalar ise yeni okyanus kabuğunun oluşmasına yol açarlar.Propadlina je místo, kde můžeme sledovat vznik nového oceánu.
Çok sayıda zehirli bitki de belirtilere yol açabilir.Symptomy mohou být vyvolány i mnoha jedovatými rostlinami.
Oyuncular Dragon Age: Origins'deki benzersiz öğelerin kilidini açacak oyundaki başarıların kilidini açabilir.Hráči mohli odblokovat achievementy ("úspěchy") ve hře, které odemkly unikátní předměty v Dragon Age: Origins.
Ayrıca, kullanıcılar artık önceki maksimum 6 yerine, sınırsız sayıda sekmeler açabilir.Neregistrovaní již mohou také dávat tři body namísto jednoho.
Oyuncular gemilere istedikleri açıdan ateş açabiliyorlar.Hráči mohou také střílet ze zbraní za jízdy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod