Ana içeriğe geç
Sözlük

aça ile cümle

aça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çiçekler, türüne bağlı olarak, ilkbahar ya da sonbaharda açar.Цветение растений происходит весной или осенью, в зависимости от вида.
Ancak yeni mekanlar açabilmek için Las Vegas'ta iki kumarhane satmak zorunda kalmıştır.С тех пор в Лас-Вегасе начали открываться всё новые и новые игорные дома.
Bu yüzden cephedeki birliklere düşman saldırısına yol açacak provokasyonlardan kaçınmaları emredilmiştir.С земли поступил приказ остановить неприятеля любой ценой.
KAMAZ’ın ilk yolu açanlara 1971 yıllında ilk 12 katlı bina teslim edildi.Первый 12-этажный жилой дом для первопроходцев КамАЗа был сдан в 1971 году.
İmparator, 26 yılında onun tekrar evlenebilmesinin önünü açacak ricayı geri çevirdi.В 26 году он ответил отказом на её просьбу о повторном браке.
Buna sinirlenen kraliçe ateş açar.Когда зажжён огонь, королева раскаивается.
Çiçekler yapraklanmadan sonra açar.Цветы появляются только после распускания листьев.
Kapıyı açabilmeleri için kapıyı açacak kadar kötü olmaları lazım.Из-за двери раздаётся голос, просящий открыть дверь.
Şimdi söyle bakalım seninle nasıl konuşayım ve gönlümü nasıl açayım?"Как я вообще могу играть роль и говорить своим голосом?»
Eğilip kutuyu açar.Она закрывает ящик.
Fred kendisine isimsiz gönderilen antik bir lahiti açar.Адам выбрасывает яблоко, которое он только что обгрыз.
1927 yılında, Zamboni ve Lawrence bir buz üretim tesisi açarak kalıp buz işine girdi.В 1927 Фрэнк и Лоуренс начали изготавливать блоки льда для местных фермеров.
Başına sürekli belalar açar.Вечно находит неприятности на свой зад.
Öznelerin eylemleri amaçlanmayan sonuçlara yol açabilir.Пренебрежение этим может привести к неприятным последствиям.
Düzenli ve uyumlu işleyişteki bir aksaklık veya uyumsuzluk bir soruna yol açar.Противоречащие им договор или обычай будут недействительны.
Yeni ufuklar açan çalışması On Dokuzuncu Yüzyılda Kadın, 1845'te yayınlandı.Её исторический труд «Женщина XIX века» был опубликован в 1845 году.
Oluşan iktidar boşluğu bir iç savaşa yol açacaktır.Развернувшаяся в стране острая борьба за власть вылилась в гражданскую войну.
Örneğin kar yolları kapattığında kolaylıkla açabilmektedirler.В первую очередь от снега очищаются центральные улицы с интенсивным движением.
Bu durum ise, her iki geminin de aynı kaderi paylaşmasına yol açacaktır.А что изменится, если купец распределит груз поровну на двух судах.
Özellikle tartışmaya yol açan konu, Songhay dillerinin eklenmesidir.Основным языком населения является один из диалектов языка сонгай.
Biliç kaybına yol açan hipoglisemiye ağır hipoglisemi denir.Ввёл в научный обиход термин гидроархеология.
DNA'ya bağlanırlar ve gen transkripsiyonunun artması veya azalmasına yol açarlar.Они связывают ДНК и способствуют инициации программы повышения или понижения транскрипции гена.
Çenginin eşlendirdiği oyuncular ellerini yana aça aça oynarlar.Участники становились цепочкой, держась за руки.
1829'da işe Paris’te bir baskı atölyesi açarak girişti.В 1828 открыл собственную мастерскую в Париже.
Ağaçları pembe beyaz çiçekler açar.Дерево с розовыми цветками.
Son çare olarak bir dükkân açarlar.И сразу же был открыт первый магазин.
Ali Bey, muskayı merak eder açar, görür ki Fitnat onun gerçek kızıdır.Леди Вейн, та самая страшная женщина, понимает, что это её шанс.
Ne var ki yan bantlardan birinin kısmen süzülmesi alıcıda sorunlara yol açar.Из-за этого некоторые невнимательные пассажиры их путают.
Diğer askerî personelleri kapıları açarak sivllerin bölmesine sokarlar.Напуганные звонками юристы стали запирать входные двери конторы.
T-Bag bütün hücreleri açan anahtarları bulur.Трент имеет доступ ко всем ключам.
Daha sonra bu görüşleri Rus sosyalist çevrelerle de ilişkisinin bozulmasına yol açacaktı.В скором времени обнаружила идейные разногласия с русскими социал-демократами.
Yarın sabah o mührü açacağım ve cehenneme ineceğim ve onların işini bitireceğim.Завтра утром, как только откроют банк, я их возьму, а потом можно поехать и взять машину у этого парня.
Max gözünü hastanede açar.Алекс попадает в больницу.
Damat, gelini odasına çıkarır, duvağını açar, “hoş geldin” der.Мальчик откроет глаза, встанет и скажет: „Здравствуй!
Jaime Lannister da evine Brienne Tarht ile dönmeye çalışırken farklı bir maceraya yelken açarlar.Джейме Ланнистер продолжает путь домой со своей спутницей, Бриенной Тарт.
Raoul'un silahından çıkan ses tüm yeraltı mahzeninin yıkılmasına yol açar.Само появление рэпера «взорвало» весь зал.
Nisan ayında çiçek açar, meyvesi sonbaharda olgunlaşır.Цветение происходит летом, плодоношение — осенью.
Akademik hayatı bırakıp eczane açar.Положил начало фармакологии.
Ayrıca kendilerine ait özel iş yerleri de açabilirler.Они тоже могли заниматься частными делами.
Patlama tehlikeli yanıklara yol açabilir.Благодаря ловкости может увернуться от опасных ударов.
Bir turda hiçbir oyuncu el açamazsa ve yerde çekecek kart kalmazsa o tur tekrarlanır.Когда ни один игрок не хочет или не может больше ходить, фаза заканчивается.
Bunun ise küresel ısınmaya yol açabileceği öngörülmektedir.Может способствовать глобальному потеплению.
Bitki toplam 2 veya 3 defa sarı renk çiçek açar.Тычиночные цветки растут по два или три, желтоватого цвета.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Тут начинается полнейший хаос и неразбериха.
Sonny aradan zaman geçmesine rağmen parasını hala alamamıştır ve sürekli telefon açarak baskı kurmaya çalışır.Пол просит её не возвращаться до тех пор, пока он всё не сделает, и время от времени звонить.
Çok zehirlidir, haziran ayında çiçek açar, çiçekleri beyaz olur.Цветёт в июле — августе, цветки мелкие, белые.
Çiçekler Mart ve Nisan aylarında açar ve Mayıs sonunda olgunlaşır, tohumlar rüzgarla kısa sürede dağılır.Цветёт в мае или конце апреля ежегодно, особенно интенсивно на ветвях, перезимовавших под снегом.
Şinigamiler zanpakutoolarıyla dünyalar arası geçiş açabilirler.Возможно, земляне станут сотрудничать с инопланетянами.
Ölüme yol açar.Это ускорило смерть.
N. lotus (Mısır beyaz nilüferi) ise gece çiçeğini açar ve sabah kapatırdı.Цветки голубого лотоса обычно раскрываются вечером и закрываются рано утром.
Yeni göçler, toplumda Protestanlık kökenli mezheplerin de görülmesine yol açar.Остальных больше беспокоит возможность появления в городе новых воплощений ведьм.
Bağdat İsrail'le diplomatik ilişkiler kurduysa, Erbil'de bir konsolosluk açabilirler" dedi.وإذا أقامت بغداد علاقات دبلوماسية مع إسرائيل، يمكننا أن نفتح قنصلية في أربيل."
Ayrıca, kullanıcılar artık önceki maksimum 6 yerine, sınırsız sayıda sekmeler açabilir.وعلاوة على ذلك، يمكن للمستخدمين الآن فتح عدد غير محدود من علامات التبويب، بدلا من 6 في الحد الأقصى السابق.
Bu süreç "demineralizasyon" olarak bilinir ve diş tahribatına yol açabilir.تُعرف هذه العملية باسم "نزع المعادن"، و هي تؤدي إلى تدمير الأسنان.
Bu yaygın bir problemdir ve kronik günlük baş ağrısına yol açabilir.هذا النوع من الصداع قد يحدث يوميا، ومن الممكن أن يكون مؤلما جدا وسببا للصداع اليومي المزمن.
Lizzie kapıyı açar ve karşısında Senatör Clarke'ı görür.تفتح ليزى الباب وترى عضو مجلس الشيوخ Clarke آمامها .
İblis Dawn'ın karnında tırnağıyla bir yara açar.حيث طعن ديفاين في المعدة.
Adaptasyon, ya yeni bir özelliğin kazanılmasına ya da eski bir atasal özelliğin kaybına yol açar.التكيف قد يتسبب إما باكتساب خصائص جديدة أو بفقدان خصائص سلفية.
Steroid içeren ajanlar deride incelmeye yol açabileceği için 14 günden fazla kullanılmamalıdır.العوامل التي تحتوي على الستيرويد لا ينبغي أن تُستخدم لأكثر من 14 يوماً نظراً لأنها قد تُسبب ترقُق الجِلد.
Ardından boşanma davası açar.وبعد ذلك رفعت دعوةالطلاق.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
aça ile cümle - Sayfa 32 - aça kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App