Ana içeriğe geç
Sözlük

aça ile cümle

aça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen klimayı açar mısınız?Would you please turn on the air conditioner?
Top kapağı açamıyor.Tom can't get the lid off.
Profesyonel bir hırsız bir araba kapısını bir levye ile zaman kaybetmeden açabilir.A professional thief can jimmy a car door in no time.
Ben bir kutu açabilir miyim?May I open a can?
Ben kapıyı açamıyorum. Anahtarın var mı?I can't open the door. Do you have the key?
Dil dünyalar açar.Language opens worlds.
Rüzgar durduktan sonra, tekneyle açık denize yelken açalım.After the wind has stopped, let's sail the boat off to the open sea.
Tom gece gittiğinde hırsız alarmını açar.When Tom leaves at night, he turns on the burglar alarm.
Tom Mary'ye hayatında yeni bir sayfa açacağına söz verdi.Tom promised Mary that he'd turn over a new leaf.
Tom'un lavaboyu nasıl açacağını bilmemesi mümkündür.It's possible that Tom doesn't know how to unclog a sink.
Hava karardı. Işığı açar mısın?It's become dark. Would you turn on the light?
Hava karardı. Lütfen benim için ışığı açar mısın?It's gotten dark. Please turn on the light for me.
Lütfen biri kapıyı açabilir mi?Can someone open the door please?
Bu kapak benim açamayacağım kadar çok sıkı.This lid is too tight for me to open.
Dünya bir kitaptır ve her adım bir sayfa açar.The world is a book and each step opens a page.
Bazı çiçekler Baharda, bazıları sonbaharda açarlar.Some flowers bloom in the spring and other flowers bloom in the fall.
Bayan satış elemanı yazarkasayı açamadı.The salesgirl couldn't open the cash register.
Bu kutuyu açabilir miyim?Can I open this box?
Belirsiz ifadeler genellikle eğlenceli yorumlara yol açar.Ambiguous phrases often lead to amusing interpretations.
Onlar genellikle sakin sularda yelken açarlar.They usually sail in calm waters.
Umutsuz ihtiyaçlar umutsuz işlere yol açar.Desperate needs lead to desperate deeds.
Kapıyı açabilmem için bana anahtarları ver.Give me the keys so I can unlock the door.
Zihinlerimizi açalım.Let's open our minds.
Kapıyı açmaya çalıştım ama kilitli olduğu için açamadım.I tried to open the door, but I couldn't because it was locked.
Yakında hava açacak gibi görünüyor.It looks like it's going to clear up soon.
Bu mesajı açamıyorum. Bir virüs, belki?I can't open this message. A virus, maybe?
Biz kollarımızı açarak onu kabul ettik.We accepted him with our arms open wide.
Mügeler yakında açacak.The lilies of the valley will flower soon.
İnci çiçekleri yakında açacak.The lilies of the valley will flower soon.
O, kapıyı açar açmaz, beyaz bir köpek evden kaçtı.As soon as she opened the door, a white dog ran out of the house.
Affedersiniz fakat pencereyi açar mısınız?Excuse me, but would you please open the window?
İçeriden kilitli olduğu için kapıyı açamadık.We couldn't open the door because it was locked from the inside.
Üşüyorum. Isıtıcıyı açar mısın?I'm cold. Would you mind turning the heating on?
Afedersiniz, pencereyi açabilir miyim?Excuse me, may I open the window?
Tiyatro pazar günleri açardı.The theater used to open on Sundays.
Tiyatro sadece pazartesi günleri açardı.The theater used to open on Mondays only.
Tiyatro erken açardı.The theater used to open up early.
Tiyatro şafak vakti açardı.The theater used to open up at dawn.
Hava çok sıcak olduğu için ısıtıcıyı açacağım.I'm going to turn on the heater because it's very cold.
Anne kapıyı açar.Mum opens the door.
Benim için kapıyı açabilir misin?Can you open the door for me?
Bunu açamıyorum, çünkü anahtar bozuk.I can't turn it on, because the switch is broken.
Gücü açacağım.I'll turn the power on.
Ben pencereyi biraz açacağım.I'll open the window a bit.
Onu kırmadan bu kutuyu açamam.I cannot open this box without breaking it.
Ağzını bir kez daha açarsan seni pataklayacağım!Open your mouth one more time and I will beat you up!
Onu kırmadan kutuyu açamayacağım.I will not be able to open the box without breaking it.
Işığı açabilir miyim?May I switch on the light?
Baharda, çiçekler büyür ve ağaçlar çiçek açar.In spring, flowers grow and trees bloom.
Bakar mısınız! Pencereyi açabilir miyim?Excuse me! May I open the window?
O, lambayı nasıl açacağını biliyor.He knows how to switch on the lamp.
Çiçekler yakında çiçek açacaklar.The flowers will soon blossom.
Kendilerine ödeme yapmadan MP3 Çalar satan şirketlere dava açarlar.They sue companies that sell MP3 players without paying them.
Tom, Mary'ye mektup açacağını uzattı.Tom handed Mary the letter opener.
Tom masasından bir mektup açacağı çıkardı.Tom grabbed a letter opener off his desk.
Bunu açabilir misin?Can you open it?
Lütfen kamyonet kapısını kaydırarak açar mısın?Would you please slide the van door open?
Benim için kapıyı açar mısınız, lütfen?Would you please open the door for me?
Tom tam kapıyı açarken bir silah sesi duydu.Tom heard a gunshot just as he was opening the door.
Tom şişeyi açamıyor. Ona yardım eder misin?Tom can't get the bottle open. Could you help him?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod