Ana içeriğe geç
Sözlük

aç ile cümle

aç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Konuşma, beynin değerini açığa vurur.Speech exposes what the brain is worth.
Lütfen beni Ho Chi Minh Açık Üniversitesi'ne götürün!Please lead me to Ho Chi Minh Open University!
Lütfen açmadan önce çalkalayınız.Please shake before opening.
O, cümlenin kelime anlamını açıkladı.He explained the literal meaning of the sentence.
O aç görünüyor.He seems hungry.
Gerçekleri en çok açığa çıkaran, en çabuk ölür.He who uncovers the most dies the fastest.
Max Julia'ya onun veda partisine neden gelemediğini açıkladı.Max explained to Julia why he could not come to her farewell party.
Max neden veda partisine gelemediğini Julia'ya açıkladı.Max explained to Julia why he could not come to his farewell party.
Sebep açıktır.The reason is clear.
Sebep açık.The reason is clear.
Ben her zaman açım.I'm always hungry.
Bu kapı hiçbir şekilde açılamaz.This door can't be opened in any way.
Tom'un açıklaması özenle hazırlanmış.Tom's explanation is very elaborate.
Çok kısa bir uyarı veya açıklama akıllı bir kişi için yeterlidir.A very brief warning or explanation is enough for an intelligent person.
Para her kapıyı açar.Money opens each door.
İnsanları parmakla göstermek toplumsal açıdan kabul edilebilir bir şey değildir.It is not socially acceptable to point at people.
Ben açık açık konuşurum.I call a fig a fig, a spade a spade.
Pencereyi açma!Don’t open the window!
İlginç. Ne demek istediğini açıklayabilir misiniz?Interesting. Could you explain what you mean?
Bayan Ana altıncı testi açıklar.Mrs. Ana explains the sixth test.
Sen ve Brenda aç değilsiniz.You and Brenda are not hungry.
Kuşlar açtı.The birds were hungry.
O, ona makineyi nasıl açacağını sordu.She asked him how to turn on the machine.
O, ona bir açıklama için baskı yapmadı.She didn't press him for an explanation.
O, ona bulmacayı nasıl çözeceğini açıkladı.She explained to him how to solve the puzzle.
O, ona onu niçin ziyaret edemediğini açıkladı.She explained to him why she couldn't visit him.
O, ona onun ebeveynlerini niçin sevmediğini açıkladı.She explained to him why she didn't like his parents.
O, partiye niçin geç kaldığını ona açıkladı.She explained to him why she was late for his party.
O, niçin geç kaldığını ona açıkladı.She explained to him why she was late.
O, ona ceketini uzattı sonra kapıyı açtı ve onun gitmesini rica etti.She handed him his jacket then opened the door and asked him to leave.
O, toplantı için onu zamanında yapamadığını açıkladı.She made it clear that she couldn't make it in time for the meeting.
O yüzmeye gitmek istediğini açıklığa kavuşturdu.She made it clear that she wanted to go for a swim.
O, üniversiteye gitmek istediğini açıkça ortaya koydu.She made it plain that she wanted to go to college.
O, onunla evlenmek istediğini açıkça belirtti.She made it plain that she wanted to marry him.
Kapıyı açık bıraktığı için o onu azarladı.She scolded him because he left the door open.
Ona dava açtı.She sued him.
Televizyon izlerken ödevini yapmak, bu açıkçası yanlış.Doing your homework while watching TV, that's obviously wrong.
Anne, sürekli olarak soruna yol açtığım için üzgünüm.Mother, I'm sorry for causing you trouble all the time.
O kadar açım ki bir inek bile yiyebilirim.I am so hungry that I could eat a cow.
Lafı dolandırma ve benden ne istediğini açıkça söyle.Stop beating around the bush and tell me plainly what you want from me.
Et suyu kaynarken dostluk çiçek açar.While broth boils, friendship blooms.
Köpeğimi beslerken, kapının açık bırakıldığını fark ettim.When I was feeding my dog, I noticed that the gate had been left open.
Entellektüel hobiler açısından, ben gerçekten Çince karakterleri öğrenmeyi seviyorum.In terms of intellectual hobbies, I really like learning Chinese characters.
O, planın temel amacını açıkladı.He explained the plan's main objective.
Onun olayla ilgili açıklaması sizinki ile uyuyor.Her account of the incident agrees with yours.
Onun sorunla ilgili açıklaması saçmaydı.Her explanation of the problem was nonsense.
Sorunla ilgili açıklaması mantıksızdı.Her explanation of the problem made no sense.
Sanırım kalemimi açmamın zamanıdır.I think it's time for me to sharpen my pencil.
Sanırım ne düşündüğümü açıkça söylememin zamanıdır.I think it's time for me to speak up.
Sanırım radyoyu açmamın zamanıdır.I think it's time for me to turn on the radio.
Favori açık kaynak yazılımın nedir?What's your favorite open source software?
Işıkları aç ve gidelim.Hit the lights and let's go.
O yeterince açık değil midir?Is it not clear enough?
Yelkenleri aç.Hoist the sails!
Tom'un açıkça aklında bir sürü şey vardı.Tom clearly had a lot on his mind.
Bu kurallar çok açık değil.These rules are not very clear.
Gözlerimi tekrar açar açmaz, Amina bira bardağının tabanından bana bakıyordu.Once I opened my eyes again, Amina was staring at me through the bottom of her beer glass.
Kabul edilebilir ve kabul edilemez, birbirlerine açıkça karşıttırlar.Acceptable and unacceptable are clearly in opposition to each other.
Onun için açlık soyut bir kavramdı. Onun daima yeterli yiyeceği vardı.For him, hunger was an abstract concept. He had always had enough food.
Tom'un açıklaması çok karmaşık.Tom's explanation was too complicated.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
aç ile cümle - Sayfa 26 - aç kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App