Ana içeriğe geç
Sözlük

aç ile cümle

aç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kadınlara açık bir sürü kariyer var.There are many careers open to women.
Babam kapıyı açmamı istedi.Father asked me to open the door.
Babam pencereyi açmamı istedi.My father asked me to open the window.
Odada ışık açıktı.The light was on in the room.
Odadan ayrıldığınızda ışıkları açık bırakmayın.Do not leave the lights on when you leave the room.
Çok açım, onu yedim.I'm so hungry, I ate it.
O, aç olduğunu söyledi.He said that he was hungry.
Aç çocuklar restorana doğru gitti.The hungry boys made for the restaurant.
Aç bebek ağlamaktan başka bir şey yapmadı.The hungry baby did nothing but cry.
Dil bilgisi açısından doğru olan cümle üretmek için çalışman gerekir.You should try to produce grammatical sentences.
Probleme farklı bir açıdan yaklaş.Approach the problem from a different angle.
Avukat yeni yasayı bize açıkladı.The lawyer explained the new law to us.
Anneler çocuklarını doyurmak için kendileri açlıktan öldü.Mothers starved themselves to feed their children.
Sözcü, anlaşmanın içeriğini basına açıkladı.The spokesman explained the contents of the treaty to the press.
Ticaret ortakları, ticaret politikasını açıklığa kavuşturmak için Japonya'ya dayanıyor.Trading partners are leaning on Japan to clarify its trade policy.
Bir at kadar açım.I'm as hungry as a horse.
Ben beyzbol, tenis ve futbol gibi açık hava sporlarını severim.I like outdoor sports, such as baseball, tennis and soccer.
Kalbini aç ve bana her şeyi anlat.Open your heart and tell me everything.
Her yıl milyonlarca insan açlıktan ölüyor.Millions of people starve to death every year.
Her gün halka açık yüzme havuzuna giderim.I go to the city pool every day.
Işık açık.The light is on.
Işıkları açık bıraktın.You left your lights on.
Işığı açar mısın?Will you turn on the light?
Açıkça, söylenti doğru değildir.Clearly, the rumor is not true.
Açık ki, en önemli nokta budur.Clearly, this is the most important point.
Açıkçası yanılıyorsun.Clearly you are mistaken.
Birisi açıkça yalan söylüyor.Someone is obviously telling a lie.
Açıkçası, o suçlanacak.Obviously, he is to blame.
Açıkçası , o, o tür bir insan değil.Obviously, he's not that kind of person.
Açıkçası, o bir hata yaptı.Evidently, he's made a mistake.
Açıkçası o hatalı.Obviously he is wrong.
Söylediğimi anlamadığı açıktı.It was apparent that he did not understand what I had said.
Sonuçlardan açıkça memnundu.She was clearly satisfied with the results.
Havanın yarın açıp açmayacağını merak ediyorum.I wonder if it will clear up tomorrow.
Yarın hava açarsa iyi olur.When it clears up tomorrow it is good.
Yarın hava güzel olursa arkadaşlarımla denize açılacağım.If it is fine tomorrow, I will go sailing with my friends.
Bunu sade bir dille açıkla.Explain it in plain language.
Bu çok açık.It's abundantly clear.
Açık konuşmak gerekirse, onun görüşü benimkinden biraz farklı.Strictly speaking, his view differs a little from mine.
Perşembeyi senin için açık tutacağımI'll keep Thursday open for you.
Uyandığımız zaman, açık denizde akıntıya kapılıp sürükleniyorduk.When we awoke, we were adrift on the open sea.
Gözümü açtığımda kendimi yerde yatarken buldum.I awoke to find myself lying on the floor.
Gözlerini aç.Open your eyes.
Gözlerimi açık tutamıyorum.I can't keep my eyes open.
Gözlerini açık tut.Keep your eyes open.
Gözlerini aç lütfen.Open your eyes, please.
Kapı şimdi açıktır.The gate is open now.
Gece stüdyomdaki ışığı açmam.I don't switch on the light in my studio at night.
Açık hava konseri fırtına nedeniyle iptal edildi.The outdoor concert was canceled due to the storm.
Beyzbol sezonu açıldı.The baseball season has opened.
Ne zamana kadar eczanen açık kalır?Until what time does your pharmacy stay open?
Onu sade bir dille açıklayın.Explain it in plain words.
Lütfen açık ve doğru bir şekilde posta adresi yazın.Please address your mail clearly and correctly.
Dün gece kapıyı açık bırakan sen miydin?Was it you that left the door open last night?
Bir hesap açın.Open an account.
Ben bir tasarruf hesabı açmak istiyorum.I'd like to open a savings account.
Tom'un bir giyim mağazası açma çabaları boşa gitti.Tom's efforts to open a clothing store went up in smoke.
Konu onların aç olmasıdır.The point is that they are hungry.
Aç gözlülükle karnını doyuramazsın.Your eyes are bigger than your stomach.
Açıkça söylemek gerekirse, seninle aynı fikirde değilim.Frankly speaking, I don't agree with you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod