Ana içeriğe geç
Sözlük

aç ile cümle

aç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen daha sonra onu bana açıklayın.Please explain it to me later.
Yarın havanın açık olacağını ümit ediyorum.I hope the weather will clear up tomorrow.
Açıkçası, ben onu sevmiyorum.Frankly, I don't like him.
"PTA"nın açılımı nedir?What does PTA stand for?
Ağustos ayında boğucu bir gecede iş için yeni bir tiyatro açıldı.On a sultry night in August a new theatre opened for business.
Üç kişi kazayla ilgili üç farklı açıklama yaptı.The three people gave three different accounts of the accident.
Üç çocuk binanın kapılarını açtı.The three boys opened the doors of the building.
Mart ayında birçok çiçek açar.In March, many flowers come out.
Bir üçgende tüm açıları toplamı 180 dereceye eşittir.The sum of all the angles in a triangle equals 180 degrees.
Yarım saat boyunca denedikten sonra kapıyı kırarak açmayı başardık.We succeeded in breaking the door open after trying for half an hour.
İki cadde doğru açılarda kesişiyor.The two streets intersect at right angles.
Nişanlarını açıkladılar.They have announced their engagement.
1853'te Perry Japonya'nın kapıyı Amerika'ya açmasını istedi.In 1853, Perry asked Japan to open the door to America.
"Pencereyi açmamın bir sakıncası var mı?" "Asla.""Do you mind opening the window?" "Not at all."
" Pencereyi açmanızın bir sakıncası var mı?" "Kesinlikle yok.""Would you mind opening the window?" "Certainly not."
" Pencereyi açmanızın bir sakıncası var mı?" "Tabii ki yok.""Would you mind opening the window?" "Of course not."
Pencere açmaktan kaçının; Sırtımda hava akımlarını hissetmek için büyük arzusu yok.Avoid opening the window; I have no great desire to feel air currents on my back.
O, orada ne olduğu ile ilgili güzel bir açıklama yazdı.He wrote a fine description of what happened there.
Polis tanığa kazanın nasıl olduğunu ayrıntılı olarak açıklattıThe police made the witness explain in detail how the accident had happened.
Sonuç kamuya açıklanır açıklanmaz, onu sana söyledim.I told you the result as soon as it was made public.
Sonuç halka açılır açılmaz size bildiririm.I'll let you know the result as soon as it is made public.
Evlenmeden önce gözlerinizi tam açın, daha sonra yarı kapatın.Keep your eyes wide open before marriage, half shut afterwards.
Gayet açık ki sağlık en önemlidir.It goes without saying that health is most important.
Sağlık açısından bakıldığında Tokyo böylesine güzel bir yer değil.From the viewpoint of health, Tokyo is not such a good place to live.
Bir köpek çok aç olduğu zaman, yemeğini bir çırpıda bitirir.When a dog is very hungry, it devours its food.
Açık konuşmak gerekirse, sen hatalısın.Strictly speaking, you are wrong.
Açık konuşmak gerekirse teori doğru değil.Strictly speaking, the theory is not correct.
Açık konuşmak gerekirse, domates bir meyvedir.Strictly speaking, a tomato is a fruit.
Açıkça konuşmak gerekirse domates sebze değil meyvedir.Strictly speaking, the tomato is not a vegetable. It's a fruit.
Açıkçası dünya yuvarlak değil.Strictly speaking, the earth is not round.
Şemsiyeni holde açma.Don't open your umbrella in the hall.
Kapıyı açık bırakmayacak kadar dikkatliydi.She was careful not to leave the door unlocked.
Ön kapı açıktı.The front door was open.
Durumunuzu kısaca açıklayın.State your case briefly.
Ben kapının açıldığını duydum.I heard the door open.
Rüzgar kapıyı açtı.The door blew open.
Kapıyı aç ve köpeği içeri al.Open the door and let in the dog.
Torajiro bana âşık olduğunu açıkladı.Torajiro made it clear that he was in love with me.
Öğleden sonra havanın açık olacağını düşündüm.I thought it would clear up in the afternoon.
Öğleden sonra hava açacak.It will clear up in the afternoon.
İkide açılışımız var.We have an opening at two o'clock.
Durumu daha sonra size açıklayacağım.I will explain the situation to you later on.
Konuyu açıkladığın için teşekkür ederim.Thank you for setting the record straight.
Dilencinin açlık ve yorgunluktan başı dönüyordu.The beggar was dizzy with hunger and fatigue.
Bazı bahçıvanlar parkta açelyalara bakarlar.Several gardeners look after the azaleas in the park.
Parktaki açelyalarla birkaç bahçıvan ilgileniyor.Several gardeners look after the azaleas in the park.
Parktaki tüm kiraz ağaçları tamamen çiçek açmış.All the cherry trees in the park are in full bloom.
Lütfen halka açık yerlerde sigara içmekten imtina edin.Please refrain from smoking in public places.
Lütfen halka açık yerlerde sigara içmekten kaçının.Please refrain from smoking in public places.
Halka açık yerleri temiz tutalım.Let's keep public places clean.
Ağzını kapalı, gözlerini ise açık tut.Keep your mouth shut and your eyes open.
Ağzını aç ve gözlerini kapat.Open your mouth and close your eyes.
Ağzınızı geniş açın.Open your mouth wide.
Bir hesap açmak istiyorum.I'd like to open an account.
Okulun kapıları saat sekizde açılır.The gates of the school open at eight.
Meclis gelecek pazartesi günü açılacak.The Diet will open next Monday.
Oturdum ve bilgisayarımı açtım.I sat down and opened my notebook.
Bir deri bir kemik açlıktan ölmüş bir kediydi.It was a cat starved to skin and bones.
Ben şimdi çok açım.I'm very hungry now.
Şimdi aç mısınız?Are you hungry now?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod