açın ile cümle
açın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Ağzınızı açın.Open your mouth!
Sırtınızı açın.Turn on your back.
Ders kitabınızın 50. sayfasını açın.Open your texts to page 50.
Acının kaynağı zevktir.Pleasure is the source of pain.
Bagaj için yer açın.Make room for the baggage.
Kapıyı iterek açın.Push the door open.
Kaputu açın.Open the hood.
Lütfen bluzunuzun düğmesini açın.Please unbutton your blouse.
Lütfen çantanızı açın.Please open your bag.
Lütfen pencereyi açın.You will please open the window.
Lütfen onu açın.Please turn it on.
Kapının kilidini açın.Unlock the door.
Lütfen TV'yi açın.Please turn on the TV.
Fakat büyük olasılıkla sonuncu olacağım, bu acınacak bir durum.But probably I'll be the last, which is a pity.
Ve ders kitabınızda sayfa 10'u açın.And open your textbook at page ten.
Aklınızı açın.Open up your mind.
Çocuklarım erken kalkmak için acınacak halde samimi çabalar gösterirler.My children make pathetically sincere efforts to get up early.
Evlenmeden önce gözlerinizi tam açın, daha sonra yarı kapatın.Keep your eyes wide open before marriage, half shut afterwards.
Ağzınızı geniş açın.Open your mouth wide.
Pirinç ocağını açın lütfen.Turn on the rice cooker, please.
Pencereyi açın. Burası çok sıcak.Open the window. It's baking hot in here.
Biraz hava girmesi için pencereleri açın.Open the windows to let in some air.
Lütfen ışığı açın.Please turn on the light.
Yol açın, lütfen.Make way, please.
O, kapıyı açıncaya kadar soğuğun farkına varmadı.She hadn't noticed the cold until she opened the door.
Bir hesap açın.Open an account.
Buzdolabını açınca etin çürümüş olduğunu fark ettim.Opening the refrigerator, I noticed the meat had spoiled.
Sesi açın.Turn the volume up.
Bugün tıka basa ye ve yarın acından öl.Stuff today and starve tomorrow.
Radyonun sesini biraz açın.Turn up the radio a little bit.
Kitabınızda onuncu sayfayı açın.Open your book to page ten.
Bir kitap açın ve ruhunuz açılacaktır.Open a book and it will open your soul.
Bakış açınızı anlayabiliyorum.I can understand your point of view.
Kitabınızda 59. sayfayı açın.Open your book to page 59.
Sesini biraz açın.Make it a little louder.
Gidin ve kapıyı açın.Go and open the door.
Ağzınızı açın lütfen!Open your mouth, please!
Acını hissediyorum, arkadaş.I feel your pain, buddy.
Acını hissediyorum.I feel your pain.
Kapıyı kapatın ve pencereyi açın!Close the door and open the window!
Acını paylaşman önemlidir.It's important that you share your pain.
Kasayı açın.Open the safe.
Lütfen bizim bankada bir hesap açın.Please open an account at our bank.
Sayfa dokuzu açın.Open at page nine.
Dokuzuncu sayfayı açın.Open at page nine.
Onlar acınacak durumdalar.They're pathetic.
Kapıları açın.Open the doors.
Perdeleri açın.Open the drapes.
Kapıyı açın.Open the gate.
Kapağı açın.Open the hatch.
Paneli açın.Open the panel.
Pencereleri açın.Open the windows.
Bu kapıları açın.Open these doors.
Defterlerinizi açın.Open your notebooks.
Çantanızı açın.Open your suitcase.
Onu açın.Switch it on.
Onlar ateş açıncaya kadar bekle.Wait until they open fire.
CNN'i açın.Turn on CNN.
Başka bir Coca-Cola şişesi açın.Open another bottle of Coca-Cola.
Acınmayı hak etmiyorum.I don't deserve sympathy.