açım ile cümle
açım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Es war nicht nur mein Schmerz.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Ez nem csak az én fájdalmam, hanem mindenki fájdalma.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım. Herkesin acısıydı.אלה היו החיים עצמם. הבנתי שזה לא היה רק הכאב שלי.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Ik besefte dat het niet alleen mijn pijn was.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.J'ai compris que ce n"était pas que ma douleur.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Jeg blev klar over at dette ikke kun var min smerte.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Me di cuenta de que esto no era solo mi dolor.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Mi sono resa conto che questo non era solo il mio dolore.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Nu era doar durerea mea.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Pochopila jsem, že to nebyla pouze má bolest.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Tôi nhận ra rằng đây không chỉ là nỗi đau của riêng tôi.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Uvedomila som si, že to nie je iba moja bolesť.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Zrozumiałam, że nie tylko ja cierpię.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Συνειδητοποίησα ότι δεν ήταν απλώς ο δικός μου πόνος.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Разбрах, че това не беше само моята болка.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Я поняла, что это была не только моя боль.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››A bárányért pedig négy annyit kell adnia, mivelhogy ezt mívelte, és annak nem kedvezett.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››A ovcu nahradí štvornásobne preto, že vykonal takú vec a pretože nemal ľútosti.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Dazu soll er vierfältig bezahlen, darum daß er solches getan hat und nicht geschont hat.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Él debe pagar cuatro veces el valor de la corderita, porque hizo semejante cosa y no tuvo compasión
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Et il rendra quatre brebis, pour avoir commis cette action et pour avoir été sans pitié.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Hắn phải thường bốn lần giá chiên con , vì đã làm như_vậy , và vì không có lòng thương_xót .
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Hắn phải thường bốn lần giá chiên con, vì đã làm như vậy, và vì không có lòng thương xót.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Ja karitsa hänen on korvattava nelinkertaisesti, koska hän teki näin ja koska hän ei sääliä tuntenut."
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››저가 불쌍히 여기지 않고 이 일을 행하였으니 그 양 새끼를 사배나 갚아 주어야 하리라
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Och lammet skall han ersätta fyradubbelt, därför att han gjorde sådant, och eftersom han var så obarmhärtig.»
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››og lammet skal han betale firedobbelt, fordi han gjorde dette og ikke viste barmhjertighet.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››og Lammet skal han erstatte trefold, fordi han handlede så hjerteløst!"
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Ovečku také tu zaplatí čtvernásobně, proto že učinil věc tu, a nelitoval ho.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Owcę tę nagrodzi czworako, przeto iż to uczynił, a nie żałował go.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Pagherà quattro volte il valore della pecora, per aver fatto una tal cosa e non aver avuto pietà»
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Pela cordeira restituirá o quádruplo, porque fez tal coisa, e não teve compaixão.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Şi să dea înapoi patru miei, pentrucă a săvîrşit fapta aceasta, şi n'a avut milă.``
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››tudi ovco mora povrniti četvero, ker je tako reč storil in ker se mu ni smililo.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››και θελει πληρωσει την αμναδα τετραπλασιον, επειδη επραξε το πραγμα τουτο και επειδη δεν εσπλαγχνισθη.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››и за овечку он должен заплатить вчетверо, за то, что он сделал это, и за то, что не имел сострадания.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››и ще плати за агнето четверократно, понеже е сторил това дело, и понеже не се е смирил.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››ואת הכבשה ישלם ארבעתים עקב אשר עשה את הדבר הזה ועל אשר לא חמל׃
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››ويرد النعجة اربعة اضعاف لانه فعل هذا الامر ولانه لم يشفق
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››他 必 償 還 羊 羔 四 倍 、 因 為 他 行 這 事 、 沒 有 憐 恤 的 心
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››他 必償還 羊羔 四 倍 、 因為 他 行 這事 、 沒有憐恤 的 心
Bu olay gece boyunca tekrarlanır prova, direğe bağlanması serbest kalışı, adamı acımasızca kandırması.밤새도록 계속되면서 말이지요. 리허설, 돛대에 묶는 것, 속여서 풀려져 나오는 것,
Bu olay gece boyunca tekrarlanır prova, direğe bağlanması serbest kalışı, adamı acımasızca kandırması.הסיפור הזה חוזר על עצמו לאורך הלילה -- תרגול, קשירה לתורן, אודיסאוס משתחרר בעורמה,
Bu olay gece boyunca tekrarlanır prova, direğe bağlanması serbest kalışı, adamı acımasızca kandırması.واستمر ذلك طيلة الليل يتدربون و هو موثوق الى الصارية يحاول التملص من وثاقه
Bu olay gece boyunca tekrarlanır prova, direğe bağlanması serbest kalışı, adamı acımasızca kandırması.かわいそうな航海士は周りの者が笑う中 何度もオデュッセウスをマストに縛り付けては、 彼の演技に毎回だまされ、
Burada bir açımız var.Her er der en vinkel.
Burada bir açımız var.여기 이 각이 있어요
Burada bir açımız var.Quindi abbiamo quest'angolo qui.
Burada bir açımız var.Он равен этому углу, т.к. они вертикальные, правильно?
Buradaki KKA'da açımız bir dar açı.Det her er en spids vinkel. .
Buradaki KKA'da açımız bir dar açı.요 각도가 예각이었습니다. 이것이 예각인데요,
Buradaki KKA'da açımız bir dar açı.SSA، هي زاوية حادة. هذه زاوية حادة
Buradaki KKA'da açımız bir dar açı.Tento úhel je ostrý.
Buradaki KKA'da açımız bir dar açı.Tento uhol je ostrý.
Buradaki KKA'da açımız bir dar açı.Zatem w tym przypadku, nasz kąt, kąt w BBK był ostry.
Buradaki KKA'da açımız bir dar açı.Това тук е остър ъгъл.
Burada t açımız olacak. -Dat doe ik misschien in het blauw... die loopt langs deze kromme hier, dit deel van de cirkel met radius 2.
Burada t açımız olacak. -Zajmijmy się teraz przednią ścianą opierającą się na osi X.
Burası 90 ve şurası da kesinlikle 90 olacak. CFB'de 90 derecelik bir açımız var.V trojúhelníku CFB ho máme při vrcholu B.
Bu sadece benim açımdan.Acesta este doar punctul meu.