açıkta ile cümle

açıkta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Justin'in evi polis tarafından basıldı ve onlar açıkta kokain buldular.Justin's home was raided by the police and they found cocaine in plain-sight.
Polis Danı açıkta izledi.Police followed Dan in the open.
O gece açıkta yattık.That night, we slept out in the open.
İntegra'ya herhangi bir cevap verdirmeyip konu açıkta bırakılmıştır.After that he did not talk much, and he became depressed.
Beş ceset üstüste konularak açıkta bırakıldı ve bir grup insan üzerlerine basıp tükürdü.Five of the bodies were left in a pile while a mob stomped and spit on them.
Açıkta kalan bölümler ise hurdacılar tarafından söküldü.The remaining portion is eliminated through feces.
Lastiklerin kenarları uçuş sırasında uçağın altında açıktadır.The sides of the tires are exposed to the air in flight.
Savaştan sonra parti açıktan Almanya karşıtı ve Sovyetler yanlısı propaganda yapacaktır.After the war, its foreign policy was explicitly anti-German and pro-USSR.
Ferhat Ağa bundan sonra İstanbul'da beş ay açıkta kaldı.The destroyer remained at Pearl Harbor for three months.
Ancak aynı zamanda açıktan kapalıya muazzam bir hareket de olacak.But, also, there's going to be tremendous movement from the open to the closed.
Bu gibi şeyler tamamen açıkta soylenmelidir.Things like this need to be revealed completely.
Yani bir hareket açıkta olmalıdır.So a movement must be public.
Öncelikle yüzey, \"u şekilli\" bir kısım açıkta kalacak şekilde maskelenir.First, mask the surface except for a u-shaped section.
Sağ tarafımın tamamı sıyrılmış, açıktaydı ve toprakla dolmuştu.My whole right side was ripped open, filled with gravel.
Daha fazla açıkta su olacağını biliyordum ve göğsümün üzerinde gizli bir silahım vardı.I knew there was more open water. And I had a secret weapon up my sleeve.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.It was six miles offshore and 1,250 feet down.
Açıktan satış (yatırımcının sahip olmadığı menkul kıymetleri satması) konusunu işliyoruzSo we're learning about short selling.
Açıktan satış yapanın yararına olan zaman çizelgesini kullanayım -And in the last example-- let me do the timeline where things work out well for the short seller.
Bu durumda açıktan satış yapan ne yapar?So what does the short seller do?
Bakalım açıktan satış yapanın bilanço tablosunu çizebilecek miyim? -So let's say the short seller, right now-- let me see if I can draw his balance sheet.
Açıktan sataş yapanın şu anda malları ve borçları varSo right now, the short seller, he has assets and
Açıktan satış yapanın genelden önceden malları olsun ki hisse alabilsin -But usually he already has to have some assets ahead of time for him to be able to borrow shares.
Açıktan sataş yapanın hesabında 60 lirası varSo let's say that he already has $60 in his account.
Bu kanı ile açıktan satış yapılabilirThen you could short with conviction.
Açıktan satış yapan IBM'in hisse değerinin düşeceği kanısına varırBut he has a lot of conviction that IBM is going to go down.
Bu durum açıktan sataş yapan için gayet karlı oldu.But this was a very good scenario for the short seller.
Açıktan satış yapan bir adet IBM hissesi borç alsınRight? He essentially borrows a share of IBM.
Bütün kuşların ve böceklerin açık gözlerinize veya açıktaki cildinize ne yapacağını düşündünüz mü?What do you think all the birds and bugs would do to your open eyes or exposed skin?
Bence geri dönmeli ve açıktan geçmeliyiz.I think we should turn back and take the outside course.
Açıkta kaldı sanki.I just left it kind of open.
Günahın açıkta olanını da, gizlisini de terk edin.Discard both the visible and invisible sin.
"Şüphesiz O, sözün açıkta söylenenini de bilmekte, saklamakta olduklarınızı da bilmektedir."He knows surely what you say aloud, and what you hide within your breasts.
"Sonra onları açıktan açığa davet ettim."Then I called them loudly and more openly,
Çünkü O, açıkta olanı da bilir, saklı duranı da.He knows the visible and knows what is hidden.
Allah'ı bırakıp şeytanı dost edinen şüphesiz açıktan açığa kayba uğramıştır.He who holds Satan as friend in place of God will assuredly be damned to perdition.
"Sonra onlara açıktan açığa, gizliden gizliye de söyledim."And declared to them in public and in private,
Gizliyi de bilen, açıkta olanı da bilen çok büyük ve yüce bir Tanrıdır.He is the knower of the known and the unknown, the mighty and most high.
Eğer sen, sözü açıktan söylersen, bilesin ki O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilir.Whether you say a thing aloud or inaudibly, He has knowledge of the secret and the hidden.
Sonra, onlarla hem açıktan açığa hem de gizli gizli konuştum.And declared to them in public and in private,
"Ancak ben açıktan açığa korkutmakla görevli olduğum için o bilgi bana vahyediliyor."Only this has been revealed to me that I am a distinct warner.
"Burda ne acıkırsın, ne de açıkta kalırsın."Verily you will have no hunger or nakedness there,
O ALLAH'tır ki O'ndan başka tanrı yoktur. Tüm gizemleri ve açıktakileri Bilendir.He is God; there is no god but He, the knower of the unknown and the known.
Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel!If you give charity openly, what an excellent deed it is!
Ancak Allah'ın dilediği başka. Çünkü O, açıkta olanı da bilir, saklı duranı da.Except what Allah wills; indeed He knows all the evident and all the concealed.
Tüm gizemleri ve açıktakileri Bilendir. O Rahmandır, Rahimdir.He is the knower of the Unseen and the Visible; He is the All-merciful, the All-compassionate.
Demişlerdi ki: "Allah'ı bize açıktan göster."They said, “Show us God plainly.”
Eğer sadakaları (zekat ve benzeri hayırları) açıktan verirseniz ne ala!If you give charity openly, that is good.
İster yavaş konuş, ister açıktan, O'na göre birdir.And if thou speakest aloud, then lo!
Tüm gizemleri ve açıktakileri Bilendir.He knows the Unseen and the Visible.
Açıkta yaşayan insanlarınsa mağduriyetlerinin sonu gelmez.For those people that live under the open skies, there is no end to their suffering.
Açıktan gelen bu para, genelde başka türlü alınamayacak hediyeler ve ürünlere harcanıyor.The extra money is usually spent on gifts and products that would otherwise be unaffordable.
Çerçeve genellikle binanın dış tarafında açıkta bırakılır. [1]The frame is often left exposed on the exterior of the building.[2]
Açıkta kalanlardan başka süslerini göstermesinler.Lo!
"Modern dizilerde her şey çok açıkta.He remarked, "In modern drama everything is so overt.
Ventral bölge (alt taraf) açıkta.Ventral (underside) exposed.
Bunun üzerine bütün Sakson kuvveti bozguna uğratıldı ve İsveç sol kanadı açıkta kaldı.The entire Saxon force was routed, leaving the Swedish left flank exposed.
Açıkta kalan tabaka tabakalarında tespit edilen ilk olay MÖ 769 yılına karşılık gelmektedir.The first event identified in the exposed strata layers corresponded to the year 769 BC.
Açıkta kalan / görünür kayaların oluşumuFormation of exposed rocks
Oylama açıktan yapılır.Es wird abgestimmt.
Ancak buna açıktan açığa ifade eden ayet veya hadis yoktur.Unter Gleichgestellten wird auch nur n (ん) oder un (うん) verwendet.

İlgili Sayfalar