açıklar ile cümle
açıklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Jaquino beraberindeki askerlerle girer ve bakanın hapishane kapısında beklediğini açıklar.Jacquino entra, seguido por soldados, para anunciar que el ministro espera a la puerta.
Bir arya ile durıumu açıklar (Giorno di pianto / "O jour de peine").Contempla la situación en que stán sus amigos: Giorno di pianto / "O jour de peine"/ Día de llanto".
DNSSEC özellikleri (DNSSEC-bis olarak adlandırılır) geçerli DNSSEC protokolünü detaylı olarak açıklar.Las especificaciones de DNSSEC (llamadas DNSSEC-bis), describen el actual protocolo DNSSEC en gran detalle.
Bitince Colas bu büyünün başarılı olduğunu ve Bastienne'in tekrar Bastien'i sevmeye başladığını açıklar.Colas declara que el hechizo es un éxito y que Bastiana ama a Bastián de nuevo.
Bu nedenle, şu anda piyasaya çıkan güvenlik açıklarından hiçbiri sıfır gün açığı (zero-day exploit) değildir.Como tal, ninguna de las vulnerabilidades actualmente publicadas son ataques de día cero.
Mırabella kocasının Belgrat Savaşı'nda ölmüş olduğunu sandığını açıklar.Mirabella dice que ella creía que su marido había muerto en la batalla de Belgrado.
Nicklausse Stella'ya Hoffmann'in artik kendini sevmedığını ama Avukat Lindorf'un kendini bekledığını aciklar.Nicklausse explica a Stella que Hoffmann ya no la ama más, que el consejero Lindorf la está esperando.
Parsifal etrafına bakınır ve bu çayırlığın güzelliğini açıklar.Parsifal mira alrededor y comenta la belleza de la naturaleza primaveral.
Valens bağ teorisi sigma ve pi bağlarının nasıl oluştuğunu açıklar.La teoría del enlace de valencia se ocupa de la formación de enlaces sigma y pi.
Bu güvenlik açıklarının çoğunun sorumlu bir şekilde ifşa edilmesi ve düzeltilmesi gerekebilir.Muchas de estas vulnerabilidades podrían haber sido divulgadas y remendadas responsablemente.
Üçüncüsü ise Birnam Koruluğu kendine karşı yürüyüşe geçmeden kendisinin yenik düşemeyeceğini açıklar.La tercera que no puede ser conquistado hasta que el bosque de Birnam marche contra él.
Albazar Selim ile Zaida'nin mutlak birlikte olmaya karar verdiklerini açıklar.Albazar confirma que Selim definitivamente se quedará con Zaida.
Bu grup hızı formülünü açıklar.La figura de la derecha ilustra la fórmula.
Sonra niçin bunu söylediğini açıklar.¿Por qué explicar la explicación?
Büyük mavi çukur, Belize açıklarında bulunan büyük sualtı obruğu veya deniz çukuru.El Gran Agujero Azul es un gran sumidero o "agujero azul" de la costa de Belice.
Zsupan gelir ve arabasının çamura saplandığını açıklar.Aparece Zsupán y les dice que su carreta se ha quedado atascada en el lodo.
Kartaca Filosu, Sicilya'nın güney sahillerinde, Ecnomus açıklarında bulunuyordu.Ambas flotas se encontraron en la costa sur de Sicilia, a la altura del cabo Ecnomo.
Doğada bulunan şeylerin çoğul oluşlarını nasıl açıklarız?¿Cómo puede la gravedad cuántica ayudar a explicar el origen del Universo?
Marge, tüm ailenin bir caz kulübüne gideceğini açıklar.Marge sugiere a la familia ir a un circo.
Birbirine aşklarını tekrar açıklarlar.Amonepantlazohtlah → Os amáis los unos a los otros.
Otello ona günahının çok büyük olduğunu onu Cassio'yu sevmesi dolayı öldüreceğini açıklar.Este la acusa de pecar, diciendo que la tiene que matar porque ama a Cassio.
Sonra Kont o öğleden sonraki programı açıklar.En ese momento el Conde hace su aparición.
3 Ekim - Savarona yatı Heybeliada açıklarında yandı.En la mañana del lunes día 6, sigue lloviendo en Benaoján.
Bunun nedenini de her zaman İngilizce şarkılar dinlemiş olmasıyla açıklar.Escuchábamos generalmente música inglesa porque era lo único que se escuchaba.
Aynı zamanda Likya açıklarında devriye gezen Ugarit filosunun da yok edildiği belirtilmektedir.También habla de la ausencia de la flota de Ugarit patrullando la costa licia.
Bu art arda sıralanma süperpozisyon prensibini açıklar.Esta verdad contiene la explicación del Surgimiento Condicionado.
Calisto'ya flört yapan sevgilisinin tanrıça Diana değil kendisi olduğunu açıklar.Giove restaura a Calisto de propio cuerpo y revela que él, no Diana, era su amante.
Bunu Violetta'ya bir mektup bırakarak açıklar.Cuando una violeta escribe.
Kamu harcamaları kısılarak bütçe açıkları daraltılmıştır.Las restricciones presupuestarias condicionan el proyecto.
Öz direnç gerilim ve akımın sadece görünür genliğini açıklamakla kalmaz, ayrıca görünür fazını da açıklar.Su cuerpo y su boca no se ensucian, solo hace una demostración de limpieza.
Darbeyle başa geçen geçici yönetim en geç Aralık 2002 tarihinde yeni seçimlerin yapılacağını açıklar.La Junta de Gobierno deberá resolver sobre la propuesta de las AFORE antes del último día hábil de diciembre.
En sonunda Beşir her şeyi açıklar.Ya es el quinto día y todos pensamos que todo ha terminado.
11 Temmuz'da İstanbul açıklarına geldi.Llegaron a Macao el 11 de julio.
Buna göre dış ticaret dengesi ihracat ile ithalat arasındaki ilişkiyi açıklar.El saldo de las cuentas nacionales muestra la diferencia entre las exportaciones y las importaciones.
Kızın kütüphanedekileri kurtarması gerektiğini açıklar.La maestra les explicó que deberían ir a la biblioteca.
1929'da Sir Hubert Wilkins havadan buzla kaplı bir şekli burada gördüğünü açıklar.La isla no fue reconocida como tal por sir George Hubert Wilkins en 1929, al estar recubierta por el hielo.
Michael Jackson, videoda, Ku Klux Klan örgütü ile ilgili "korkusunun olmadığını" açıklar.«"En EEUU tuve que explicar que el capirote no es del Ku Klux Klan"».
En sonunda Boule de Suif onlara gerekçeyi açıklar.Por allí, la loba Asena les muestra la salida.
Doğada bulunan şeylerin çoğul oluşlarını nasıl açıklarız?Come possiamo spiegare la molteplicità delle cose che esistono in natura?
Normal güvenlik açıkları için, t1b - t1a> 0'dır.Per le vulnerabilità normali abbiamo che t1b-t1a > 0.
Turandot Prens'in ismini bildiğini açıklar: "İsmi... aşkdır."Turandot dichiara pubblicamente di conoscere il nome dello straniero: «il suo nome è Amore».
Ayrıca, Glaedr ona Galbatorix'in gücünün sırrını da açıklar: Eldunarí, kalplerin kalbi.Eragon viene anche a conoscenza della fonte del potere di Galbatorix: gli Eldunarí, o cuori dei cuori.
İki donanma nihayet 28 Eylül 1538'de, Narda Körfezi'nde, Preveze açıklarında birbirlerine nişan aldı.Alla fine le due flotte si scontrarono il 28 settembre 1538 nel Golfo di Arta, nelle vicinanze di Prevesa.
Bu da buzul dalgasına uğrayan buzulların neden bazı bölgelerde toplandıklarını açıklar.Questo spiega perché i ghiacciai soggetti a surge tendono a raggrupparsi in alcune aree.
Kıyıya vardıklarında, Dodge bir toprak testi yapar ve toprağın yaşam için yeterli olmadığını açıklar.Una volta approdati a terra, Dodge testa il terreno e dal risultato deduce che non può supportare la vita.
Demetri'ye öldürüleceği silahın Mark Benford'a ait olduğunu açıklar.Rivela a Demetri che sarà ucciso con la pistola di Mark.
Claudius, Poppea'nın evine geldiğinde genç kadın Otho´nun ihanetini açıklar.Quando Claudio arriva a casa di Poppea lei denuncia quello che crede sia il tradimento di Ottone.
Brian, Peter'a kendisinin aslında bir milyoner olmadığını açıklar.Salomone rivela a Peter che in realtà lui non è più un uccello.
8 Mart - Çin Tayvan sahili açıklarında karadan karaya füze denemeleri ve askeri tatbikatlara başladı.8 marzo: la Cina inizia dei test con dei missili terra-terra vicino alle coste di Taiwan.
Intel, bildirilen güvenlik açıklarına resmi bir açıklama ile yanıt verdi.Intel ha risposto alle segnalazione delle vulnerabilità con un comunicato ufficiale.
Alternatif olarak, bazı satıcılar araştırma kapasitelerini artırmak için güvenlik açıkları satın alırlar.Oppure, alcune aziende comprano vulnerabilità per accrescere la loro capacità di ricerca.
Fritz duygularını açıklar ve ikisi de aşklarını itiraf ederler.Marge accetta, e i due si confermano nuovamente il proprio amore.
Pasifik Okyanusu'nda Townsville açıklarında 200 kadar birey bulunmuştur.Nell'oceano Pacifico al largo di Townsville, è stata individuata una popolazione di circa 200 esemplari.
Valens bağ teorisi sigma ve pi bağlarının nasıl oluştuğunu açıklar.La teoria del legame di valenza riguarda la formazione di legami sigma e pi greco.
Orlando kulübeye gelir ve Dorinda'yı Venüs olarak adlandırak Venüs'üne olan aşkını ona açıklar.Appare Orlando e, rivolgendosi a Dorinda come a Venere, dichiara il suo amore per lei.
Aynı gün Bandırma açıklarında altı çektiriyi batırmayı başardı.Quella stessa notte il Mietitore stermina tutti i sei Eletti.
Sadece bir ay sonra Agrippa Sextus'un donanmasını Naulochus burnu açıklarında bozguna uğrattı.Soltanto un mese dopo, Agrippa distrusse la flotta di Sesto nella battaglia di Nauloco.
Bunu Violetta'ya bir mektup bırakarak açıklar.Lascerà una lettera di spiegazioni a Reid.
Sistem kapandıktan sonra ise sitem sayım yaparak sonucu açıklar.Dopo la chiusura si calcolano i punti.
Anlatıcı profesyonel bir öykü yazarı olduğunu açıklar.Toy: termine per indicare un writer incompetente.