açıklar ile cümle
açıklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Otobiyografisinde Gandi hiçbir zaman bu onura layık olmadığını düşündüğünü açıklar.V svoji avtobiografiji Gandhi vseeno pojasni, da ni tega naziva nikoli cenil in je bil zanj tudi boleč.
Resif kuzey doğu Avustralya'nın Queensland sahili açıklarında bulunan Mercan Denizi'ndedir.Greben se nahaja v Koralnem morju, ob obali Queenslanda na severozahodnem delu Avstralije.
Bağdat Han o gün gerçekten de hamile olduğunu açıklar.Kaip tik tą dieną Izabela sužino esanti nėščia.
Dedektifi çeken oyuncu kimliğini açıklar.Policininkas bando išsiaiškinti tapatybę.
En sonunda Beşir her şeyi açıklar.Iš viso vyksta 5 finalai.
Hawkins Puerto Rico açıklarında denizde vefat etmiştir.Halija iš gėdos šoko į jūrą.
Bu açığın CVE(Ortak güvenlik açıkları ve tespitler) numarası CVE-2014-3566.Spragos CVE identifikatorius yra CVE-2016-5195.
Aynı gün Bandırma açıklarında altı çektiriyi batırmayı başardı.Priešingame Tyrupalio krante tuo pat laiku kūrėsi Šešuikių užusienis.
Güvenlik güçleri saldırının PKK tarafından düzenlendiğini açıklarken, TAK saldırının sorumluluğunu üstlendi.Gerai žinodamas Lježo puolimo planą, kurį pats padėjo sudaryti, jis prižiūrėjo puolimą.
Bu hikâye, insanların içinde neden hem iyiliğin hem kötülüğün olduğunu açıklar.Savo pasisakymuose perteikė mintį, jog gėris ir blogis yra viena.
Fakat Hanna eğer tekrar evlenirse miras şartlarına göre eski kocasından kalan serveti kaybedeceğini açıklar.Hanna aga teatab, et niipea, kui ta uuesti abiellub, kaotab ta kogu varanduse.
İki donanma nihayet 28 Eylül 1538'de, Narda Körfezi'nde, Preveze açıklarında birbirlerine nişan aldı.Kaks laevastikku astusid viimaks 28. septembril 1538 Preveza lähistel Arta lahes lahingusse.
Böylece, yeni olan kendisini dolaylı olarak açıklar.Kohe laseb enesele asja põhjalikult seletada.
Tüm bu gelişmeler sonrası John Sheridan, Babylon 5 Üssü'nün bağımsızlığını ilan ettiğini açıklar.Sheridan järgis nende eeskuju ning kuulutas Babylon 5 Maa Alliansist lahkunuks.
İngiliz ve Rus donanmaları açıklarda bekliyordu.Merel põrkusid Saksa ja Briti laevastikuüksused.
Binbaşılar, komutası altındaki yüzbaşılarına kararı açıklar.Komandot juhib komandoülem, kellele allub komandoülema asetäitja.
Çalışma prensibini termodinamiğin ikinci kanunu açıklar.Termodünaamika esimene seadus Termodünaamika teine seadus
1958 - ABD Hava Kuvvetleri, Georgia eyaleti sahili açıklarında bir hidrojen bombası kaybetti.1958 – USA lennuk kaotas vesinikupommi Georgia ranniku lähedal, pommi pole siiani leitud.
Bu durum onların bir yıldız tapınıcısı olduğunu açıklar.Tänu neile on näha, et tegu on peasissekäiguga.
Darbeyle başa geçen geçici yönetim en geç Aralık 2002 tarihinde yeni seçimlerin yapılacağını açıklar.Guinea riigipöörde teinud sõjaväehunta teatas, et korraldab presidendivalimised hiljemalt detsembris 2010.
Ayar teorisi veya ayar kuramı, kuramsal fizikte temel etileşmeleri açıklar.Näiteks mehaanilise süsteemi liikumist või elementaarseid välju teoreetilises füüsikas.
21 Mart - San Francisco açıklarındaki Alcatraz Cezaevi resmi olarak kapatıldı.21. märts – suleti Alcatrazi vangla.
Cercei yeni bir müttefikleri olduğunu açıklar.Sellest järeldas ta, et on saanud uue elemendi.
1000 metre, " kilo " ön adının nereden geldiğini açıklar.킬로미터에서 킬로는 1,000 미터를 뜻합니다
1000 metre, " kilo " ön adının nereden geldiğini açıklar.1000 méter. Ez az, amit a kilo előképző jelent.
1000 metre, " kilo " ön adının nereden geldiğini açıklar.1 000 метра. Това означава представката "кило".
1000 metre, " kilo " ön adının nereden geldiğini açıklar.= 1000 متر، هذا ما تعنيه البادئة كيلو
1000 metre, " kilo " ön adının nereden geldiğini açıklar.Kilometry.
3 bölü 3 ise 1'dir. Bu örnek 3'ün 0'ıncı kuvvetinin 1 olmasını açıklar.Et cela explique pourquoi 3 à la puissance 0 vaut 1
3 kısmen açıklar.3 en influence décisive sur les concentrations.
3 kısmen açıklar.3 letu 2003, za katerega je bilo značilno dolgo poletno vročinsko obdobje.
3 kısmen açıklar.3 sommaren.
3 kısmen açıklar.3 timpul verii.
3 kısmen açıklar.3 upałów w czasie lata.
3 kısmen açıklar.3 κύματα καύσωνα κατά τη διάρκεια του καλοκαιριού.
3 kısmen açıklar.En algunas regiones, como en
3 kısmen açıklar.Huomautus:
Ama Gregor titizlikle dikkate onlar hakkında düşünce ve amaçlanan Noel arifesinde bir törenle konuyu açıklar.Aber Gregor dachte sie mit gewissenhafter Prüfung und soll erklären die Sache feierlich an Heiligabend.
Ama Gregor titizlikle dikkate onlar hakkında düşünce ve amaçlanan Noel arifesinde bir törenle konuyu açıklar.Ale Gregor myślał o ich staranne rozpatrzenie i przeznaczone do wyjaśnić sprawę uroczyście w Wigilię.
Ama Gregor titizlikle dikkate onlar hakkında düşünce ve amaçlanan Noel arifesinde bir törenle konuyu açıklar.Ale Gregor premýšľal o ne s úzkostlivou pozornosť a sú určené na vysvetliť veci slávnostne na Štedrý deň.
Ama Gregor titizlikle dikkate onlar hakkında düşünce ve amaçlanan Noel arifesinde bir törenle konuyu açıklar.Ale Gregor přemýšlel o ně s úzkostlivou pozornost a jsou určeny k vysvětlit věci slavnostně na Štědrý den.
Ama Gregor titizlikle dikkate onlar hakkında düşünce ve amaçlanan Noel arifesinde bir törenle konuyu açıklar.Ampak Gregor mislil o njih z natančno obravnavo in naj bi razložiti zadevo slovesno na božični večer.
Ama Gregor titizlikle dikkate onlar hakkında düşünce ve amaçlanan Noel arifesinde bir törenle konuyu açıklar.Dar Gregor gândit-le cu atenţie strictă şi destinat să explică obiectul ceremonios în Ajunul Crăciunului.
Ama Gregor titizlikle dikkate onlar hakkında düşünce ve amaçlanan Noel arifesinde bir törenle konuyu açıklar.Maar Gregor dacht ze met nauwgezette aandacht en bedoeld om verklaren de zaak plechtig op kerstavond.
Ama Gregor titizlikle dikkate onlar hakkında düşünce ve amaçlanan Noel arifesinde bir törenle konuyu açıklar.Men Gregor tænkt på dem med en nøje overvejelse og har til formål at forklare sagen ceremonielt juleaften.
Ama Gregor titizlikle dikkate onlar hakkında düşünce ve amaçlanan Noel arifesinde bir törenle konuyu açıklar.Men Gregor tänkte på dem med noggrann hänsyn och är avsedda att förklara saken högtidligen på julafton.
Ama Gregor titizlikle dikkate onlar hakkında düşünce ve amaçlanan Noel arifesinde bir törenle konuyu açıklar.Mutta Gregor ajatellut niitä tunnollinen huomiota ja tarkoituksena selittää asia juhlallisesti jouluaattona.
Ama Gregor titizlikle dikkate onlar hakkında düşünce ve amaçlanan Noel arifesinde bir törenle konuyu açıklar.Tuy nhiên, Gregor nghĩ về họ xem xét tỉ mỉ và dự định giải thích các vấn đề ceremoniously vào đêm Giáng sinh.
Ampirizm yetersizdir çünkü bilimsel teoriler görünenleri, görünmeyenlere dayanarak açıklar.Emperisme er utilstrækkelig fordi, tja, videnskabelige teorier forklarer det sete med det usete.
Ampirizm yetersizdir çünkü bilimsel teoriler görünenleri, görünmeyenlere dayanarak açıklar.Empirismus je nedostatečný, protože, no, vědecké teorie vysvětlují věci viděné v pojmech neviděného.
Ampirizm yetersizdir çünkü bilimsel teoriler görünenleri, görünmeyenlere dayanarak açıklar.경험주의론은 불충분한데 그 이유는 과학적 이론은 눈에 보이는 것을 눈에 보이지 않는 것들을 통해 설명하기 때문입니다.
Ampirizm yetersizdir çünkü bilimsel teoriler görünenleri, görünmeyenlere dayanarak açıklar.Ο εμπειρισμός είναι ανεπαρκής γιατί, λοιπόν, επιστημονικές θεωρίες εξηγούν το ορατό με βάση το αόρατο.
Ampirizm yetersizdir çünkü bilimsel teoriler görünenleri, görünmeyenlere dayanarak açıklar.Емпиризмът не е адекватен, защото, ами, научни теории обясняват видимото от гледна точка на невидимото.
Ampirizm yetersizdir çünkü bilimsel teoriler görünenleri, görünmeyenlere dayanarak açıklar.האמפיריציזם אינו מספק כי, ובכן, תאוריות מדעיות מסבירות את הנראה באמצעות הסמוי.
Ampirizm yetersizdir çünkü bilimsel teoriler görünenleri, görünmeyenlere dayanarak açıklar.التجريبية ليست كافية لأن ، حسناً النظريات العلمية تفسر المرئي من منظور غير المرئي
Ampirizm yetersizdir çünkü bilimsel teoriler görünenleri, görünmeyenlere dayanarak açıklar.なぜなら、 科学理論とは目に見えない観点から見えるものを説明するものだからです。 その目に見えないものを、私達は、
Andre Luiz. Sonra bunu açıklarlar. Neden hala böyle acı hissediyorsun?Vậy giải thích xem... ...tại sao tôi vẫn thấy đau khổ?
Aslında yatırım bankasının kredilerle ilgilenmesine de gerek yok, bu konuyu daha sonra açıklarım.Vlastně ani nemusí.
Aslında yatırım bankasının kredilerle ilgilenmesine de gerek yok, bu konuyu daha sonra açıklarım.(それについては、後ほど学びましょう。)
Bazı bu yönetim açıklarını... ...haydut devletler işletiliyor.Alcuni di questi buchi di autorità sono gestiti da Stati canaglia.