açıklar ile cümle
açıklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Daha sonra Raphina, o gün erkek arkadaşıyla birlikte Londra'ya gitmeyi ayarladığını açıklar.Afshan, aparentemente, decidiu ficar com seus amigos em Londres. .
Ayrıca Kontesa da bir ekstra eğlenti fırsatı sağladığını açıklar.Ela também disse que esperava receber um prêmio de consolação.
Fakat bazı sistemlerde açıklar bulunmaktadır.Porém, ele pode ser provado em alguns sistemas lógicos.
Bundan sonra da Paris kendi kimliğini açıklar.A partir daí a banda criaria identidade própria.
Siberlider yalan söylediğini açıklar.Isso leva ao conceito de álgebra de Lie.
Birbirine aşklarını tekrar açıklarlar.Porém, antes eles fazem amor de novo.
Kepler'in üçüncü yasası bu gerçeği niceliksel olarak açıklar.A segunda Lei de Kepler é bem mais simples de se derivar.
Eğriboz açıklarındaki fırtınada da 200 gemi daha kaybedilmiştir.A tempestade deixou dezenas de barcos desaparecidos.
Böylece, yeni olan kendisini dolaylı olarak açıklar.O resto, francamente, fala por si.
Sebastian ona replicantlarda çabuk yaşlanmaya neden olan bir genetik bozukluk olduğunu açıklar.Rodney cria uma maneira de exterminar os replicadores de uma vez por todas.
Bu, iki kahverengi saçlı ebeveynin neden sarı saçlı bir çocuk üretebileceğini açıklar.Dit verklaart ook waarom twee bruinharige ouders een blond kind kunnen produceren.
Turandot Prens'in ismini bildiğini açıklar: "İsmi... aşkdır."Turandot verklaart dat zij de naam van de prins weet: 'Zijn naam is ...
Alternatif olarak, bazı satıcılar araştırma kapasitelerini artırmak için güvenlik açıkları satın alırlar.Als alternatief kopen bepaalde leveranciers kwetsbaarheden om hun onderzoekscapaciteit te verhogen.
Hawkins Puerto Rico açıklarında denizde vefat etmiştir.Hawkins overleed op zee, voor de kust van Puerto Rico.
Sofia Giselda 'ya Arvino'nun hem kocasıni hem de oğlunu katleden kişi olduğunu açıklar.Sofia zegt dat Arvino de moordenaar is van haar echtgenoot en haar zoon.
Ancak L'e baştan beri bazı açıklar veriyordu.ATO vroeg vanaf het begin veel vergunningen aan.
Bu durum onların bir yıldız tapınıcısı olduğunu açıklar.Hieruit valt af te leiden dat het een reuzenster is
İtalyan Sahil Güvenlik ekipleri, 2.700 fazla göçmenin Libya açıklarında kurtardıklarını duyurdu.De Italiaanse kustwacht redt circa 2.700 bootvluchtelingen op de Middellandse Zee.
Birbirine aşklarını tekrar açıklarlar.Ze verklaren elkaar hun liefde.
Olası bir Büyük Sovyet saldırısının büyük nükleer sorumluluğu meydana çıkaracağını açıklar.Dit kan verklaard worden door de moeilijke nuclefiele aanval.
Bundan başka, Kral evlenmeden önce onun metresi olduğunu da açıklar.Hij was ook een kung fu–beoefenaar voor hij met haar trouwde.
Kendi açıklarını da kapatmaya çalışmaktadır.Daarom ook houdt hij zijn oren dicht.
Siberlider yalan söylediğini açıklar.Hixabrodiërs staan erom bekend dat ze niet kunnen liegen.
Wikimedia Commons'ta Kyushu Açıkları Hava Muharebesi ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur.Op de Koreaanse Wikipedia staan de ridderorden opgesomd.
Sonra niçin bunu söylediğini açıklar.Later in de reeks wordt ook duidelijk waarom hij dit zei.
Binbaşılar, komutası altındaki yüzbaşılarına kararı açıklar.Hebben (meestal) het woord commander in hun naam.
Bu olay neden elmasın nadir bulunduğunu açıklar.Dit roept echter de vraag op waarom de nek dan zo kort was.
Lindoro Elvira ile evlenme niyetinde olmadığını açıklar.Ze zegt tegen Lucas dat hij niet met Lindsey moet gaan trouwen.
2000 - Kenya Havayolları'na ait bir yolcu uçağı, Fildişi Sahili açıklarında okyanusa düştü: 169 kişi öldü.In 2000 verongelukte een Kenya Airways-toestel in Ivoorkust, waarbij 169 van de 179 mensen aan boord omkwamen.
Bir şiirde, metnin temasını görsel olarak açıklar.In ieder deel is de dichter minstens interessant door het visionaire element.
Beni anlamamışlarsa, bir daha açıklarım.Als ze me niet begrepen hebben, leg ik het nog een keer uit.
Bu cümleyi bana açıklar mısınız?Wilt u mij deze zin uitleggen?
Sonra niçin bunu söylediğini açıklar.Następnie opowiada, dlaczego to zrobił.
İlk kısım Üç fizikçi birbirlerine aslında deli olmadıklarını açıklar.Część pierwsza: Fizycy przyznają współmieszkańcom, że nie są szaleni.
Turandot Prens'in ismini bildiğini açıklar: "İsmi... aşkdır."Turandot oznajmia ludowi imię cudzoziemca: dla niej nazywa się on Miłość.
1867 yılında gemi Nova Scotia açıklarında bir fırtına sebebi ile karaya oturdu.W roku 1867 statek został wyrzucony na brzeg wskutek sztormu u wybrzeży Nowej Szkocji.
Alaska açıklarında olduğu gibi daha soğuk sularda yumurtaların tamamen gelişmesi 10 ayı bulabilmektedir.W zimniejszych wodach, na przykład opływających Alaskę, może minąć 10 miesięcy, nim jaja rozwiną się.
"A Family Holiday" bölümünde, Altı onun ilk isminin Rebecca olduğunu açıklar.W jednym z ostatnich odcinków 14 serii dowiadujemy się, że jego prawdziwe nazwisko to Shelley.
Vikipedi editörleri bu durumu, "sosyal Darwin evrimi gelişmesi" ile açıklar.Niektórzy edytorzy Wikipedii opisali proces edycji artykułów jako „ewolucyjny proces darwinizmu społecznego”.
Kamu harcamaları kısılarak bütçe açıkları daraltılmıştır.Jednocześnie wprowadzono ograniczenia wydatków budżetowych.
Bunun üzerine Asker de sevdiği kıza her şeyi açıklar.Mężczyzna robi wszystko, by zaimponować swojej dawnej ukochanej.
Deniz samuru Pasifik okyanusunun açıklarında bile yaşayabilir.W tym samym czasie samice mogą przebywać w okolicach Morza Karaibskiego.
31 Temmuz 1944'te uçağı vuruldu ve Marsilya açıklarında denize düştü.W sierpniu 1944 na Węgrami jego samolot zostaje poważnie trafiony i lądują awaryjnie na polu w Jugosławii.
Böylece, yeni olan kendisini dolaylı olarak açıklar.Твой należy więc wymawiać wyraźnie /twoj/.
X, Esmé'nin düğününe karısıyla konuştuktan sonra gitmemeye karar verdiklerini açıklar.Dochodzi do tego, gdy Alicja ucieka tuż przed swoimi zaręczynami.
S. pinkfloydi Panama'nın Büyük Okyanus açıklarında yayılmıştır.Synalpheus pinkfloydi żyje w wodach Oceanu Spokojnego u wybrzeży Panamy.
Bu metinde Farabi, antik çağdan o güne kadar mantık ve felsefe eğitiminin nasıl geliştiğini açıklar.Okres ten poza bogactwem form charakteryzował się również ewolucją dotychczasowego rozumienia filozofii życia.
U-20 10 Eylül 1944'te Karadeniz'de Karasu kıyıları açıklarında mürettebatı tarafından batırıldı.U-20 został zatopiony przez załogę 10 września 1944 roku w pobliżu czarnomorskich wybrzeży Turcji.
Filozofça yaşamanın insanın kendisini ve başkasını sürekli sınamak olduğunu açıklar (28e, 29c-d).Świat wieczny nigdy się nie zmienia, w związku z czym postrzegany jest poprzez rozum (28a – 29b).
Siberlider yalan söylediğini açıklar.Ted dowiaduje się, że Grzmot okłamał go.
Otobiyografisinde Gandi hiçbir zaman bu onura layık olmadığını düşündüğünü açıklar.I sin självbiografi förklarar Gandhi dock att han aldrig kände sig värdig denna ära.
Hawkins Puerto Rico açıklarında denizde vefat etmiştir.Hawkins dog till sjöss utanför Puerto Rico.
Turandot Prens'in ismini bildiğini açıklar: "İsmi... aşkdır."Inför folket tillkännager Turandot främlingens namn: Han heter Kärleken.
21 Mart - San Francisco açıklarındaki Alcatraz Cezaevi resmi olarak kapatıldı.21 mars – Det ökända fängelset Alcatraz utanför San Francisco stängs.
Roma'da, doğudan yapılan gıda tedariği ve bütçe açıkları konusunda bir endişe vardı.I Rom oroade man sig över spannmålstillförseln i öster och för ett budgetunderskott.
Bu olay neden elmasın nadir bulunduğunu açıklar.Detta kan förklara varför kafferlijan är ovanlig i kultur.
Birbirine aşklarını tekrar açıklarlar.De förklarar varandra sin kärlek.
1839 - Küba açıklarında, bir köle gemisi olan Amistad'daki 53 köle ayaklandı.1839 gör 53 afrikanska slavar uppror och dödar de flesta i besättningen på slavskeppet Amistad.
Siberlider yalan söylediğini açıklar.Oidipus hävdar att siaren ljuger och driver iväg honom.
İki donanma 21 Ekim'de Trafalgar Burnu açıklarında karşılaştı.Den franska flottan besegrades överväldigande i slaget vid Trafalgar den 21 oktober.