açıklamaya ile cümle
açıklamaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Bu durumu açıklamaya yönelen iki yaklaşım vardır.Für die Erklärung dieses Effekts gibt es zwei Ansätze.
Bahailer de bu açıklamaya katılırlar.Die Argiver würden diese Darstellung teilen.
Diğer bazıları dönüşmelerini açıklamaya başlarlar: "Ben bir ağaç olmuştum", "Ben denizde bir dalga olmuştum".Großvater, sag den anderen, dass ich ein Fisch geworden bin“ stirbt er im Wasser.
Daha dindar bir açıklamaya göre ise; yeşil umudu, beyaz kaderi, kırmızı de hâyırseverliği temsil eder.Einer anderen Überlieferung zufolge bedeutet Rot Kraft, Weiß bedeutet Treue, und Grün bedeutet Hoffnung.
Net bir açıklamaya ihtiyacım var.J'ai besoin d'une explication précise.
O dönemde Bask Hükümeti'nden yapılan açıklamaya göre ölü sayısı en az 1.654, yaralı sayısı ise 889'du.Le chiffre donné par le gouvernement basque fait état de 1 654 morts et 889 blessés.
Hepatite yakalanınca 1988'de emekliliğini açıklamaya karar verdi.Atteint par la maladie d'Alzheimer, il prend sa retraite en 1985.
Resmi açıklamaya göre "sağlık nedenleriyle" görevden ayrıldı.La raison officielle de son départ est « pour cause de service militaire ».
Bu açıklamaya, "Tofur kanunu" da adı verilir.La même légende expliquerait le nom de la Tour de l'Argent.
Günümüze dek pek çok filozof yaşamı farklı bakış açılarıyla tanımlamaya, açıklamaya çalışmıştır.Plusieurs autres philosophes contemporains continuent de tenter de définir la nature humaine.
İlk açıklamaya göre oyuncu-kontrollü gemiler olmayacaktır.Le jeu ne prévoit pas d’interaction entre les vaisseaux.
Yapılan açıklamaya göre ilk birlikler 15 Ocak'tan itibaren yola çıkacak.L’Armée rouge va intervenir à partir du 15 janvier.
Onu sana tekrar açıklamayacağım.No te lo voy a volver a explicar.
Açıklamaya göre Kirk'ün büyükbabası Samuel Roma İmparatoru Tiberius'a hayranlık duymaktaymış.Se cuenta que el abuelo de Kirk, Samuel, era un entusiasta del emperador romano Tiberio.
Yapılan açıklamaya göre uygulamayı kullanan insan sayısı 1 milyonu aşmıştır.Actualmente la cifra de personas que han realizado el examen supera el millón.
Bu açıklamanın ardından insanlar Twitter'da açıklamaya tepki gösterdi.Al menos eso dio a entender en Twitter.
Bu durumu açıklamaya yönelen iki yaklaşım vardır.Existen al menos dos aproximaciones que explican dicha activación.
Bunun mekanizmasını açıklamaya çalışan birçok teori vardır.Numerosas teorías intentan explicar este silencio.
Hepatite yakalanınca 1988'de emekliliğini açıklamaya karar verdi.Su deterioro de la salud la llevó a jubilarse, en 1988.
Resmi açıklamaya göre "sağlık nedenleriyle" görevden ayrıldı.Por esas fechas anunció la dimisión de su cargo, argumentando razones de salud.
Lucretius, De rerum naturasında, bir destan havasında bilimi açıklamaya çalışmıştır.Lucrezio, nel suo Sulla natura delle cose, ha tentato di spiegare la scienza in un poema epico.
Paul Grice, anlamın bu yönünü kapsam olarak açıklamaya çalışmıştır.Laura Pausini, Fai quello che sei.
Bunu, korkutucu bir hayaletin onu ektoplazmayla kapladığını söyleyerek açıklamaya çalışır.Он пытается объяснить, что это «жуткий призрак облил его эктоплазмой».
Bu durumu açıklamaya yönelen iki yaklaşım vardır.Существует два взгляда на объяснение этой проблемы.
Fizik doğadaki çeşit çeşit fenomeni daha basit fenomenlerle açıklamaya çalışır.Новое, более натуральное объяснение того же явления.
Bu etkileşimlerin birleşimiyle diğer bütün kuvvetleri de açıklamaya çalışmıştır.من خلال مزج هذه الآثار ، حاول أيضا شرح كل القوى الأخرى.
Özellikle ikinci açıklamaya göre, cumhuriyet ve modernleşme karşıtları partinin tabanını oluşturmaktaydı.وفقا للتصريح الثاني بصفة خاصة كان المعارضين للجمهورية والحداثة يشكلون قاعدة الحزب.
Örneğin, İbn-i Sina Tanrı'nın varlığını akıl ve mantık yoluyla açıklamaya çalışmıştır.مثال ذلك: ابن سينا الذي عمل على إظهار المنطق والعقل في مخلوقات الله.
İlk açıklamaya göre oyuncu-kontrollü gemiler olmayacaktır.فمثلاً، في المستويات الأولى لن يتمكن اللاعب من مهاجمة السفن الحربية الضخمة.
Resmi açıklamaya göre (18 aralık) sinir bozukluğundan dolayı intihar etti.De acordo com o anúncio oficial (18 de dezembro), ele havia cometido suicídio durante um ataque nervoso.
Giles ise kehaneti açıklamaya başlar.Jeremias começa a profetizar.
Jordanes'in Getica'sında bulunan bir açıklamaya göre, Germanus, Anicii'nin asil Roma klanının soyundan gelir.De acordo com uma afirmação na Gética de Jordanes, o Germano sênior foi um descendente do nobre gente Anícia.
Bir açıklamaya göre 19. ve 20. yy.Assassinado em 19 ou 20 d.C..
Bu şekilde, birkaç aksiyomdan yola çıkarak "her şeyi" açıklamaya çalışmıştır.Isso fez com que eles começassem a exibir atitudes "heel".
Daha dindar bir açıklamaya göre ise; yeşil umudu, beyaz kaderi, kırmızı de hâyırseverliği temsil eder.Na interpretação religiosa, o verde simboliza a Esperança, o branco a Fé e o vermelho, Caridade.
Amelia kurayı çekmeye ve kurayı kazanın ismini açıklamaya zorlanır: kazanan Renato'dur.Het is Amelia die de naam van de winnaar moet trekken – Renato.
O dönemde Bask Hükümeti'nden yapılan açıklamaya göre ölü sayısı en az 1.654, yaralı sayısı ise 889'du.De Baskische autonome regering beweerde dat er 1654 doden en 889 gewonden waren.
Bahailer de bu açıklamaya katılırlar.Hier lijken de luisteraars het mee te moeten doen.
Diğer bazıları dönüşmelerini açıklamaya başlarlar: "Ben bir ağaç olmuştum", "Ben denizde bir dalga olmuştum".Ze zwom er graag: 'Ik raakte bevriend met de zee.'
Giles ise kehaneti açıklamaya başlar.Jeremiasz rozpoczął działalność prorocką.
Bir açıklamaya göre özel bir stereotipik davranışın algısal bir girdiye göre bir işlevi olduğudur.Dzieje się tak dlatego, że system operacyjny gościa jest wirtualny.
Fizik doğadaki çeşit çeşit fenomeni daha basit fenomenlerle açıklamaya çalışır.W konsekwencji modeli danego zjawiska jest tyle, ile samych zjawisk.
Bu açıklamaya Teppei çok şaşırmıştır.Zarzut ten trochę mnie zdziwił.
Hepatite yakalanınca 1988'de emekliliğini açıklamaya karar verdi.Od przejścia w roku 1988 na emeryturę poświęciła się pisarstwu.
Bir açıklamaya göre 19. ve 20. yy.Vide: przypis 19 i 20.
Açıklamaya göre ölen sivillerin 288'i çocuk, 121'i ise kadın.Bland de döda fanns 288 barn och 121 kvinnor.
Fizik doğadaki çeşit çeşit fenomeni daha basit fenomenlerle açıklamaya çalışır.Причина цього природного феномену пояснюється досить просто.
Diğer bazıları dönüşmelerini açıklamaya başlarlar: "Ben bir ağaç olmuştum", "Ben denizde bir dalga olmuştum".«Я був каменем», говорить один, «Я був деревом», говорить інший, «А я хвилею в океані».
Giles ise kehaneti açıklamaya başlar.Ієрей виголошує проповідь.
Resmi açıklamaya göre "sağlık nedenleriyle" görevden ayrıldı.Рішення залишити свою посаду міністр пояснив «причинами медичного характеру».
"Rusya Acil Durumlar Bakanlığı"'ndan yapılan açıklamaya göre patlama, trenin üçüncü vagonunda gerçekleşti.Podle stanoviska ruského ministra pro nouzové situace bomba vybuchla v třetím voze metra.
1940'taki resmi açıklamaya göre ölü sayısı 48,745'ti.Oficiální počet podle sovětských zpráv v roce 1940 je 48 745.
Diğer bazıları dönüşmelerini açıklamaya başlarlar: "Ben bir ağaç olmuştum", "Ben denizde bir dalga olmuştum".Ostatní vysvobození vyprávějí: "byl jsem skála," říká jeden, "já strom" říká další, a "já vlna v oceánu ...".
Bu durumu açıklamaya yönelen iki yaklaşım vardır.Existují dva přístupy, které tento problém rozebírají.
Paul Grice, anlamın bu yönünü kapsam olarak açıklamaya çalışmıştır.Andy Serkis dokázal, že něco takového je možné.
Yapılan açıklamaya göre ilk birlikler 15 Ocak'tan itibaren yola çıkacak.Simt că voi părăsi această viață înainte de 1 ianuarie.
Açıklamaya gerek yok.Nu este nevoie de explicaţii.
Konu hiçbir açıklamaya olanak tanımıyor.Subiectul nu admite nici o explicație.
Resmi açıklamaya göre (18 aralık) sinir bozukluğundan dolayı intihar etti.A hivatalos verzió szerint idegösszeomlást követően öngyilkos lett.
Fizik doğadaki çeşit çeşit fenomeni daha basit fenomenlerle açıklamaya çalışır.A fizika a természetben előforduló jelenségeket megpróbálja a lehető legegyszerűbb modellbe foglalni.