açıklamaya ile cümle

açıklamaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Bu durumu açıklamaya yönelen iki yaklaşım vardır.There are two approaches to answer this question.
Ve Bell öğrencilerine açıklamaya başlar.And Bell then goes on to explain to the students.
Karma'nın yasasını anlamak çok da kolay değil. Ama bir örnek ile açıklamaya çalışayım:It is very difficult to understand this law of Karma, but I can give you an example:
Ve bunu bilmek, bilimde uzun zamandır süren gizemleri açıklamaya başlıyor.And knowing that starts to explain a lot of long-standing mysteries in science.
Şimdilik r karenin ne olduğunu açıklamayacağım.I'm not going to go into what r squared is just yet.
Orada olmanın nasıl bir şey olduğunu açıklamaya başladı.He started to really paint a picture of what it was like there.
Biraz açıklamaya çalışayım.Let me explain it.
Şimdi gördüğümüz şeyi biraz daha detaylı açıklamaya çalışalım. .But there's also a sense of elegance and ideal beauty.
Çünkü bu fikir öylesine basitti ki, ama evrenin tüm yapısını da açıklamaya yetiyordu.Because the idea was so simple, and yet it explains all design in the universe.
Daha sonra bunları yaparak kendisini açıklamaya çalışıyor ve çıkardığı modelleri sadeleştiriyor.Then it does that and tries to explain that, and prune out its self-models.
Videonun sonuna doğru bu sonucun neden ilginç olduğunu size açıklamaya çalışmıştım. -And near the end of the video I tried to explain why that is neat.
Geriye dönüp hepsini açıklamaya çalışayım.Let me go back, let me see if I can fit everything.
Şimdi açıklamaya geçelim.Let me explain what I'm saying.
Ben sadece temel bilgileri, genel işleyişi açıklamaya çalışıyorum. -You know, 9%, 10%.
Size bu görüşte neyin hatalı olduğunu açıklamaya çalışacağım.And I will try and explain to you what's wrong with this notion.
İşte burada, doğanın düzenine dair tüm açıklamaya sahibiz.Here we have the description of the order of nature.
Açıklamaya başlayalım.What do I mean by that?
Biraz daha açıklamaya çalışayım.That'll make it a little more clear.
Neden Amerika'nın yarısının diğer takıma oy verdiğini açıklamaya çalışırız.We try to explain why half of America voted for the other team.
Ama 21. yüzyıldaki gücü anlamak istiyorsak yeni bir açıklamaya ihtiyacımız var.But we need a new narrative if we're to understand power in the 21st century.
Açıklamaya vaktim yok ama DNA ve RNA ile ilgili olduğunu söyleyebilirim.I don't have time to explain it, but it has to do with DNA and RNA.
Formülün ne olduğunu açıklamayacağım, ama çok güzel bir şey.I'm not going to explain what that formula is, but it's very beautiful.
Bu denklemi açıklamayacağım, ama teorik fizik gerçekten inanılmaz bir konu.Well, I'm not going to explain this equation, but theoretical physics is really an amazing subject.
Peki onlara uzayı açıklamaya başladığınızda ne olur?So what happens if you start to explain space to them?
Ama, size hepsini açıklamayacağım.But I'm not going to explain it all to you.
Ve Paris' deki akademisyenlere teorisini açıklamaya çalışan bir yazı yolladı.And he wrote to the academicians in Paris, trying to explain his theory.
Bu yüzden gece boyunca uyumadan fikirlerini yazarak açıklamaya çalıştı.So he stayed up the whole night, writing away, trying to explain his ideas.
Ve işte, dil biliminin açıklamaya çalıştığı ana fenomen de bu.And it is the prime phenomenon that the science of language aims to explain. 
Musa Şeria Irmağının doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı:Beyond the Jordan, in the land of Moab, began Moses to declare this law, saying,
Halk bana, ‹‹Bu yaptıklarının bizimle ilgisi ne? Bize açıklamayacak mısın?›› diye sordu.The people said to me, Won't you tell us what these things are to us, that you do so?
Allah her şeye kadirdir. [4,171; 9,30](Bu konuda 4,171 âyeti ile ilgili açıklamaya bkz.)He creates what He please, for God has the power over all things.
[2,62’deki açıklamaya bkz.](Whoever among them converts to Islam).
[4,171; 9,30](Bu konuda 4,171 âyeti ile ilgili açıklamaya bkz.)He createth whatsoever He will, and Allah is over everything Potent.
& Açıklamaya Göre Ara...Search by & Description...
Açıklamaya GöreBy Description
Açıklamaya göre & bulFind by & description
Bir sanat eylemi olarak mükemmel, açıklamaya ihtiyaç yok.As an act of art it's practically perfect, it doesn't require any explanation.
Açıklamaya rağmen, kavganın durulduğu pek yok.Despite the clarification, the dispute shows no signs of abating.
Seçim komisyonu kesin kayıtlı seçmen listesini açıklamaya hazır olduğunu söylüyor.The election commission says it is set to announce the final list of eligible voters.
İçişleri bakanlığından yapılan açıklamaya göre saldırılarda yaralanan olmadı.No one was injured in the incidents, the interior ministry said.
Ne var ki, Arnavut hükümeti IFC ve EBRD tekliflerini sununcaya kadar fiyatı kamuya açiklamayacak.But the Albanian government won't make the price public until the IFC and EBRD show their offers.
Passy'nin bakanlıgindan yapilan aciklamaya göre, Gül'ün ziyaretine de o zaman karar verildi.It was then that Gul's visit was agreed upon, according to Passy's ministry.
Merkezden yapılan açıklamaya göre, yangınlar daha çok açık alanlarda çıkıyor.According to the centre, fires occur mainly in open zones.
Genelkurmaydan yapılan açıklamaya göre, terörist örgütün beş üyesi de ölü olarak ele geçirildi.According to the General Staff, five members of the terrorist group also died.
Açıklamaya göre Salih, 1999 yılında terörizm şüphesiyle Arnavutluk'tan sınır dışı edildi.According to the statement, Saleh was expelled from Albania in 1999 on suspicion of terrorism.
Kosovalı liderler açıklamaya kızgınlıkla tepki gösterdiler.Kosovo leaders reacted angrily.
Ancak kimileri bu açıklamaya şüpheyle yaklaşıyor.Some however, are sceptical.
DUI'den yapılan açıklamaya göre parti Bogovinje, Gostivar, Zajas ve Oslomej'de kazandı.The DUI said it won mayoral seats in Bogovinje, Gostivar, Zajas and Oslomej.
EULEX Cumartesi günü bu açıklamaya yanıt verdi.On Saturday, EULEX responded.
Sırp yetkililer bu açıklamaya rağmen Ahtisaari'yi kınadılar.Despite the clarification, Serbian officials have denounced Ahtisaari.
Şu anda, Virüslerin kökenini açıklamaya çalışan üç ana hipotez vardır:[44][45]Currently, there are three main hypotheses that aim to explain the origins of viruses:[44][45]
Birçok araştırmacı bu olguyu serbest hatırlama [null testler] yoluyla açıklamaya çalışmıştır.Many researchers tried to explain this phenomenon through free recall [null tests].
Hipokrat, astronomi alanında kuyruklu yıldızlar ve Samanyolu fenomenlerini açıklamaya çalıştı.In the field of astronomy, Hippocrates tried to explain the phenomena of comets and the Milky Way.
Şeffaflık yasaları, şirketleri ücretleri çalışanlara, işverenlere ve hûkümete açıklamaya zorlar.Transparency laws force companies to disclose wages to employees, employers, and the government.
Teksas Valisi Greg Abbot ise Washington'dan gelen açıklamaya yanıt vermedi.Through the site, visitors can view information about abortion pills and care providers.[106]
Bu etkileşimlerin birleşimiyle diğer bütün kuvvetleri de açıklamaya çalışmıştır.Durch eine Kombination dieser Effekte versuchte er auch alle anderen Kräfte zu erklären.
O dönemde Bask Hükümeti'nden yapılan açıklamaya göre ölü sayısı en az 1.654, yaralı sayısı ise 889'du.Die damalige baskische Regierung meldete 1654 Tote und 889 Verletzte.
Özellikle de yerçekimi kuvvetini açıklamaya çalışmıştır.Insbesondere wollte er Gravitationseffekte damit nachweisen.
Paul Grice, anlamın bu yönünü kapsam olarak açıklamaya çalışmıştır.Paul Grice hat versucht, diesen Aspekt der Bedeutung als Implikatur zu verstehen.
Resmi açıklamaya göre "sağlık nedenleriyle" görevden ayrıldı.In einer offiziellen Erklärung hieß es, er sei wegen „gesundheitlicher Probleme“ zurückgetreten.

İlgili Sayfalar