açıklama ile cümle
açıklama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hüküm okunmadan önce bir açıklama yapılması istendi.Demonstratie voorafgaand aan de uitspraak.
Kennedy sonunda bir açıklama yaparak olayın bütün sorumluluğunu tek başına üstlenmek zorunda kaldı.Kennedy hield een speech op televisie waarin hij de volledige verantwoordelijkheid van de blunder op zich nam.
Bu yukarıdaki açıklamayla da örtüşmektedir.Maar dat sluit de hierboven beschreven verklaring ook niet uit.
Bu açıklama Herodot'unkilerle tamamen uyumludur.Dit komt overeen met Herodotus' bevindingen.
Bahailer de bu açıklamaya katılırlar.Hier lijken de luisteraars het mee te moeten doen.
Renk açıklamaları:Verklaring kleuren en randen:
Ancak ırkçılık kavramı, faşizmi açıklamada tek başına yeterli değildir.De fascistische ideologie is niet uitsluitend rationeel van karakter.
Kısaca açıklamak gerekirse Wing Chun dört prensibin beş mesafede uygulanmasıdır.Het Wing Chun werkt met vier basisprincipes.
Amacı sadece anlamak değil, ayrıca açıklamaktır.Het betreft niet alleen de beschrijving van de spreiding, maar ook het verklaren.
Konu ile ilgili yaptığı açıklamada; ifadesini kullandı.Ik handelde uit zelfverdediging, zei hij in zijn toelichting.
1 Ocak 2010'da Cornell, Twitter hesabından yaptığı açıklama ile Soundgarden'ın dönüşünün işaretlerini verdi.Op 1 januari 2010 verklaarde Cornell via zijn Twitter-acount dat Soundgarden weer bij elkaar zou komen.
ET)" (Basın açıklaması).10 (Oorspronkelijke publicatie).
1991 - Saddam Hüseyin, Bağdat radyosunda yaptığı açıklamada, Irak Ordusunun Kuveyt'ten çekildiğini duyurdu.26 - Golfoorlog - Saddam Hoessein kondigt op de radio aan dat hij zijn troepen uit Koeweit terugtrekt.
İlk açıklamasında: "Yuvama döndüm, burada oynamayı bitirdim, artık antrenörlük yapacağım." dedi.Hij gaf als reden voor zijn vertrek: "Ik ben een topsporter, wil nu graag weer aan spelen toekomen."
Açıklamasında, prensleri kastederek o anki devletlerin rızası olmadan tacı giyemeyeceğini söyledi.Publiek zei hij dat hij geen kroon kon accepteren zonder de toestemming van de prinsen.
David uyutulmakta olan Mühendisi uyandırır ve Weyland ne istediğini açıklamak için onun dilinde konuşur.David wekt de Engineer en stelt de vraag van Weyland aan hem.
Açıklamaları önemsenmedi ve protestolar devam etti.Dit was echter niet voldoende voor de bevolking en de protesten gingen door.
Diğer bazıları dönüşmelerini açıklamaya başlarlar: "Ben bir ağaç olmuştum", "Ben denizde bir dalga olmuştum".Ze zwom er graag: 'Ik raakte bevriend met de zee.'
İnşallah her geçen gün daha da iyi olacağız açıklamalarında bulunmuştur.Later zou blijken dat hij de hele tijd bij kennis was geweest.
İnşallah burada başarılı olurum açıklamalarında bulunmuştur.Zij hadden geleerd dat zij onder deze omstandigheden succesvol konden zijn.
Özür dilerim!" açıklamasını yaptı.Hij verontschuldigt zich: "Sorry...
Jankovic maçtan sonra "kariyerimin en kötü maçıydı" diye açıklamada bulundu.Na de wedstrijd zei Kristoff: "Ik reed misschien wel de beste tijdrit uit mijn carrière."
Savaşın sonunda Britanyalılar yönetimin Hintlere verileceğine dair bariz açıklamalarda bulundu.Tegen het einde van de oorlog maakte de Britse regering duidelijk dat de macht in Indiase handen zou komen.
Bu şerhlere ve açıklamalara Gemara adı verilir.De namen Aagt en Aagje zijn hiervan afgeleid.
Rowling gerekli büyüyü hiç açıklamamıştır.Rowling omschrijft deze methode verder niet.
Açıklaman için teşekkürler.Bedankt voor de uitleg.
Açıklamanız için teşekkürler.Bedankt voor de uitleg.
Sana bunu nasıl açıklamam gerekiyor?Hoe moet ik je dat uitleggen?
Onu sana nasıl açıklamalıyım?Hoe moet ik je dat uitleggen?
Onu açıklamak için zamanım yok.Ik heb geen tijd om dat uit te leggen.
Kısa süre içerisinde, size bu konuyla ilgili açıklama yapılacak.Op korte termijn zult u betreffende dit onderwerp uitgebreid geïnformeerd worden.
Size bir şeyi açıklamak istiyorum.Ik wil jullie iets uitleggen.
Size bir şeyi açıklamam lazım.Ik moet jullie iets uitleggen.
Bu arada, Syaoran Sakura’ya aşık olur ve duygularını açıklamanın bir yolunu bulmaya çalışır.Tymczasem Syaoran zakochuje się w Sakurze i próbuje znaleźć drogę jak okazać jej swoje uczucia.
Sonraki bir yıl içinde albümle ilgili hiçbir resmî açıklama yapılmadı.Później nie było żadnego oficjalnego oświadczenia w sprawie albumu przez rok.
Buna karşılık Virginia, çağdaş açıklamaların çoğuna göre, kocasını neredeyse idolleştirmişti.Z kolei Virginia według wielu współczesnych relacji niemal idealizowała męża.
Bunun en makul açıklaması Hollanda'daki Seksen Yıl Savaşı olurdu.Najbardziej prawdopodobnym wytłumaczeniem byłaby wojna osiemdziesięcioletnia w Holandii.
Aldo amacını açıklamak için güvenli bir eve giderler.Zabierają ich do bezpiecznego domu, gdzie Aldo wyjaśnia im całą sytuację.
İngiltere Başbakanı da benzer bir açıklamada bulundu.Podobną deklarację wysunął premier francuski.
NATO Genel Sekreteri'nin açıklamasıSekretarz Generalny NATO – Podręcznik NATO
Bunu şu sözüyle açıklamaktadır.Czy dobrze rozumiecie ten wyraz?
Aralık 2011'de 'Core Contents Media yaptığı açıklamada liderliğin Hyomin'den Soyeon'a geçtiğini açıkladı.W grudniu 2011 roku Core Contents Media poinformowało, że Hyomin przekaże liderstwo Soyeon.
Yaptığı açıklama da: Bugün benim için güzel özel bir gün.Odnalazłam w sobie odwagę, ponieważ dzisiaj jest specjalny dzień.
David uyutulmakta olan Mühendisi uyandırır ve Weyland ne istediğini açıklamak için onun dilinde konuşur.David wybudza Inżyniera z hibernacji i przemawia do niego z zamiarem wyjaśnienia tego, czego oczekuje Weyland.
Giles ise kehaneti açıklamaya başlar.Jeremiasz rozpoczął działalność prorocką.
Resmi açıklamalara göre bu festivalde 800.000 ile 1.000.000 kişi arasında katılımcı yer almıştır.Według danych policji w uroczystości uczestniczyło od 800 tys. do miliona fanów.
Erişim tarihi: April 14, 2011. ^ "AFI's 100 Years...100 Heroes and Villains" (PDF) (Basın açıklaması).AFI’s 100 Years…100 Heroes and Villains (ang.). afi.com. .
İspanya henüz temsilcisini nasıl belirleyeceğini açıklamamıştır.Nie wiemy, czy Polska chce mieć nas za reprezentanta.
Eşinin açıklamasına göre Ronnie James Dio, 16 Mayıs 2010 saat 7.45'te hayata gözlerini yummuştur.Ronnie James Dio zmarł 16 maja 2010 roku w Houston o godzinie 7.45 rano.
Açıklama Hollanda'nın Breda kentinin adıyla anılır.Deklaracja zawdzięcza swą nazwę miastu Breda w Holandii.
1947'de, Weizmann şu açıklamayı yapmıştı: "Antlaşmaya bir dipnot da düşülmüştü.W 1947 powiedział: „Umowa zawierała również postscriptum.
Açıklamaları önemsenmedi ve protestolar devam etti.Tłum jednak nie przyjął tych wyjaśnień i kontynuował demonstracje.
Ermenistan temsilcisi şu açıklamayı yapmıştır: "Benim düşüncülerim anavatanım iledir.Piosenkarka odpowiedziała: Jestem myślami ze swoją Ojczyzną.
Benzeri bir açıklamayı da İtalya yaptı .Podobna sytuacja odnosi się do Włoch.
Açıklamalara göre, kurallardaki değişiklikler ile oylama konusunda daha şeffaf olunması hedeflenmiştir.Tłumacząc powody swojej decyzji powiedział, że chce jak najlepiej wspierać zmiany w swoim kraju.
Fakat sonrasında yaptığı açıklamalar için özür diledi.Za stwierdzenia te później przeprosił.
Suriye Hükümeti ölenlerin sayısı hakkında resmî bir açıklama yapmamıştır.Żaden arabski rząd, oprócz Syrii, nie skomentował oficjalnie zdarzenia.
Fakat bu açıklama tenkitlere uğramıştır.Świadczą o tym następujące wypowiedzi.
Genelkurmay Başkanlığı'nı bırakmasının sebebini yazılı bir açıklamayla duyurdu.Indian) zmusza prezydenta do ogłoszenia stanu wyjątkowego.
Bunun üzerine Dışişleri Bakanlığı bir açıklama yayınlamıştır.Zmusiło to brytyjskie Ministerstwo Spraw Zagranicznych do wydania oświadczenia.