açıklama ile cümle

açıklama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
"The Nobel Prize in Chemistry 1982" (Basın açıklaması).«The Nobel Prize in Chemistry 1951» (em inglês).
Rakamlar ve açıklamaları aşağıdaki tabloda verilmiştir.Manuscritos e Fotos estão no segundo andar.
Açıklamasında, "Bu, bir Amerikan yapımı.Ele disse: "Isso é África.
Daha sonra RTL bir açıklama yaparak ‘Bir daha asla geri dönmeyeceğiz.’ dedi.Ele ainda disse para Below: "Nós nunca vamos nos render!
Daha sonra yaptığı açıklamalarda sözünün arkasında olduğunu belirtmiştir.Mais tarde, ele disse que seus comentários foram retirados do contexto.
2003'te yapılan açıklamayla ise örgütün tümünün şiddet olaylarına son verdiğini duyuruldu.Embora a violência eclodiu em 1996, a maioria dos protestos organizados pelo movimento terminou em paz.
Erişim tarihi: 13 November 2011. ^ "UPDATE: Wednesday, September 23, 2009" (Basın açıklaması).Consultado em 23 de Novembro de 2012 «Development Update: Wednesday, March 11» (em inglês).
(Bireysel ortaklık anlamını açıklamak için bağ.verildi.)(Há que se diferenciar aprendizagem de condicionamento).
Bu da filmin anakronik sonunu açıklamaktadır.Esse é o inevitável final feliz do filme.
Amelia kurayı çekmeye ve kurayı kazanın ismini açıklamaya zorlanır: kazanan Renato'dur.Het is Amelia die de naam van de winnaar moet trekken – Renato.
Bunun en makul açıklaması Hollanda'daki Seksen Yıl Savaşı olurdu.De meest plausibele verklaring hiervoor zou de Tachtigjarige Oorlog in de Nederlanden zijn geweest.
Çoğu nükleer silahlı devlet, kendi nükleer konumlarını nükleer bir deneme yoluyla kamuya açıklamaktadırlar.De meeste kernmachten hebben hun nucleaire status aan de wereld geopenbaard door middel van een kernproef.
Bir doktor ise "kurtarma ekipleri on saat önce gelseydi, yaralılar kurtulurdu" açıklamasını yaptı.Een dokter verklaarde: "Als we hier 10 uur eerder waren gekomen, zouden er meer overlevenden geweest zijn".
Ancak çeşitli kurumların yaptığı açıklamalar bunu doğrulamadı.Dat die aan verschillende soorten toebehoorden, was de makers niet echt duidelijk.
Yukardaki açıklamalar bence doğru değil gibi.Zoals duidelijk te zien is, is dat hierboven niet het geval.
Chemtrail'lerin var olmadığı konusunda yapılan resmî açıklamalar, komplo teorisi yandaşlarını yıldırmamıştır.Officiële verklaringen dat chemtrails niet bestaan hebben de samenzweringsgelovigen echter niet ontmoedigd.
Dövülürüz ama bize bir açıklama yaparlar" der.Zij zijn boos omdat wij de waarheid vertellen.”
Bunu açıklamak zor olabilir.Dat is lastig te verklaren.
Millî İstihbarat Teşkilatı, Sabah'ın haberi üzerine bir basın açıklaması yayınladı.De bemanning besluit een telegraafbericht in morse te versturen.
Aşkını ona açıklamak istemektedir.Hij verklaart haar echter zijn liefde.
H. G. Wells, The Time Machine’de zamanda sabit bir hızda hareket ettiğimizi açıklamaktadır.Op ongeveer hetzelfde moment verscheen H.G. Wells' The Time Machine.
ABD hükümet yetkilileri onunla ilgili hiçbir açıklama yapmadılar.De Amerikaanse regering gaf geen commentaar op deze verklaring.
Yaptığı açıklama da: Bugün benim için güzel özel bir gün.In zijn dagboek schreef hij: "Vandaag was het weer me gunstig gezind.
O dönemde Bask Hükümeti'nden yapılan açıklamaya göre ölü sayısı en az 1.654, yaralı sayısı ise 889'du.De Baskische autonome regering beweerde dat er 1654 doden en 889 gewonden waren.
İngiltere Başbakanı da benzer bir açıklamada bulundu.Groot-Brittannië liet iets soortgelijks weten.
RCA Records (Basın açıklaması).BZRK Records (uitspr.
3 ^ açıklamasıDerde afgeleide
Direndik ve kazandık." şeklinde bir açıklamada bulundu.Wij faalden dus in het onthullen Van wat ons te onthullen stond!
Resmî site ^ "Basın Açıklaması" (PDF).Communicatie Afdeling (Signal Dep.)
Hatta buna birçok röportajında da soru üzerine açıklama getirmiştir.Ook stelde hij er tijdens debatten vragen over.
Bu konuya dair Pamukoğlu açıklamalarında demiştir.Hun verklaring in die zin werd verwelkomd.
Açıklama Ç - Çekildi Resmi internet sitesiGetting Things Done Officiële website
Fakat sonrasında yaptığı açıklamalar için özür diledi.Hij heeft later zijn excuses aangeboden voor die uitlating.
Faroeislands.dk: Hoyvík Faroe Adaları Şehirlerine ait resim ve açıklamalar.Faroeislands.dk: Vatnsoyrar Afbeeldingen en omschrijvingen van alle plaatsen op de Faeröereilanden.
Daha sonra yaptığı açıklamalarda sözünün arkasında olduğunu belirtmiştir.Bij zijn bekentenissen later zou hij dat verklaren.
Yaptığı açıklamalar birbiriyle çelişiyordu.De verschillende verklaringen waren tegenstrijdig aan elkaar.
Bu konu hakkında sürekli açıklamalarda bulundular.Vervolgens heeft hij dit thema voortdurend aan de orde gebracht.
1972'de Amin'in bütün Asyalıları Uganda'dan sürdüğünü açıklaması üzerine, Nyerere Amin'i ırkçılıkla suçladı.In 1972 adviseerde hij Amin om alle Aziaten uit Oeganda te verwijderen, wat deze dan ook prompt deed.
Fakat bu konuda detaylı bir açıklama verilmemiş.Ik heb de vraag niet specifiek bestudeerd.
Kanık ikinci baskıda, bu önsöze Garip İçin başlıklı bir açıklama ekledi.Die publiceert de waarschuwing met een eigenaardige toevoeging.
Açıklamalara göre, kurallardaki değişiklikler ile oylama konusunda daha şeffaf olunması hedeflenmiştir.Een andere gedetineerde vroeg om iets vrolijkers om de stemming te wijzigen.
Gerçek şudur ki; aile çıldırmıştır." şeklinde açıklamada bulunmuştur.De waarheid van een ding bestaat in de wijze waarop hij verschijnt, uit de verborgenheid naar voren treed.
İsrail'den bir açıklama yapılmamıştır.Israël onthoudt zich van commentaar.
Zaten filmin başlangıcındaki açıklamada da Deri Yüz'ün W.E. Sawyer olduğu söylenmiştir.In deze film zit ook het personage W.E. Sawyer.
Bu açıklamalar iki grup altında toplanabilir.Deze pogingen kunnen worden gebundeld in twee klassen.
Surinam Merkez Bankası AçıklamasıCentrale Bank van Suriname
Bu sistem 1971’de ABD’nin dolar karşılığında altın vermeyeceğini açıklamasıyla son bulmuştur.In 1971 maakte hij een einde aan de omwisseling van Amerikaanse dollars in goud.
Bir sürü siyasi açıklama yaptım.Hij publiceerde talrijke politieke tractaten.
Belki de bu mitin açıklamasını bu kadar uzakta aramaya gerek yoktur.Het is formeel niet nodig om die remise te claimen.
Olayın iyi bir açıklaması Butler tarafından verilmiştir.Dit alles volgens de verklaring van de butler.
Ancak alternatif açıklamalar da ileri sürülmüştür.Anderen droegen alternatieve verklaringen aan.
Ziyaretini Buffy'e açıklamayınca Buffy buna sinirlenmiş ve L.A.'e onunla konuşmaya gelmiştir.Nadat Angel naar L.A. vertrok bleef hij contact houden met Buffy, en kwam nog regelmatig op bezoek bij haar.
Simberg sürekli olarak tablonun anlamına dair herhangi bir açıklama yapmayı reddetmiştir.Kubrick heeft altijd geweigerd een uitleg van de film te geven.
Aldo amacını açıklamak için güvenli bir eve giderler.Aldo benutte daarop de kans om een directe rematch aan te gaan.
Fakat bu açıklama tenkitlere uğramıştır.Die duidelijkheid kwam er.
Bu oluşumu açıklamak için çeşitli teoriler vardır.Er zijn echter diverse theorieën om deze te verklaren.
Onları açıklamayı gerektiren bir durum yok.Je moet niet alles willen uitleggen.
Yapılan açıklamalar geniş bir kamu kitlesinin tepkisini çekti.De peiling maakte een scala aan reacties van overheidsfunctionarissen los.
Ancak McMillan anlaşmanın ayrıntılarını açıklamadı.McClellan echter gaf zijn plan niet op.
Açıklamalı Metin Neşri (Ankara: TTK, 2006).P: Niet van talent gespeend (2006) vertelde Drs.

İlgili Sayfalar