açıkla ile cümle
açıkla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bunu açıklayabilirim.I can explain this.
Ben ona neden ihtiyaç duyduğumu açıklayabilirim.I can explain why I need it.
Neden ona ihtiyacım olduğunu açıklayabilirim.I can explain why I needed it.
Şu anda açıklayamam.I can't explain it right now.
Tom'un onu nasıl yaptığını açıklayamam.I can't explain how Tom did that.
Bunu sana açıklayamam.I can't explain it to you.
Bir açıklama talep ediyorum.I demand an explanation.
Bir açıklamayı hak ediyorum.I deserve an explanation.
Günde 24 saat açıklar.They are open 24 hours a day.
Her şeyi açıklayacak zamanım yok.I don't have time to explain everything.
Şimdi açıklayacak zamanım yok.I don't have time to explain it now.
Bunu başka nasıl açıklayacağımı bilmiyorum.I don't know how else to explain it.
Bunu nasıl açıklayacağımı bilmiyorum.I don't know how to describe it.
Daha iyi bir açıklama bekliyordum.I expected a better explanation.
Tom'a bir açıklama borçlu olduğumu düşündüm.I felt I owed Tom an explanation.
Birisi bana bunu açıklayabilir mi?Can someone explain this to me?
Benim kısa bir açıklamam var.I have a brief statement.
Bunun için geçerli bir açıklamam var.I have a possible explanation for that.
Ben zaten bunu sana iki kez açıkladım.I've already explained it to you twice.
Onu zaten açıkladım.I've already explained that.
Benim bir açıklamam var.I have an explanation.
Tom'a onu açıkladım.I've explained that to Tom.
Açıklamam yok.I have no explanation.
Bunu Tom'a açıklamalıyım.I have to explain this to Tom.
Bir açıklamam yok.I don't have an explanation.
Bir şey açıklamak niyetinde değilim.I don't intend to explain anything.
Tom'a hiç açıklama borçlu değilim.I don't owe Tom any explanations.
Sana bir açıklama borçlu değilim.I don't owe you an explanation.
Onu açıklamak için zamanım yok.I don't have time to explain it.
Sadece geçen gün neden yardım edemediğimi açıklamak istedim.I just wanted to explain why I couldn't help the other day.
Bana bir şey açıklamanı istiyorum.I need you to explain something to me.
Daha sonra her şeyi açıklayacağıma sana söz veriyorum.I promise you I'll explain everything later.
Bir şey açıklamak zorunda değilsin.You don't have to explain anything.
Onu açıklamana gerek yok.You don't need to explain that.
Diğer makul açıklamanın olmadığını anlıyorum.I see no other possible explanation.
Onu daha iyi açıklamalıydım.I should've explained it better.
Sanırım bunu açıklayabilirim.I think I can explain this.
Sanırım ne olduğunu açıklayabilirim.I think I can explain what's going on.
Sanırım bana bir açıklama borçlusun.I think you owe me an explanation.
Açıklamıyorsun, neden Esperantodan nefret ediyorsun.You don't explain, why do you hate Esperanto.
Biri bunu bana açıklayabilir mi?Could someone explain it to me?
Matematik öğretmeni, kısmi türev kavramını açıkladı.The math teacher explained the concept of partial differentiation.
Tom onu bana açıkladı fakat onu hâlâ anlayamadım.Tom explained it to me, but I still couldn't understand it.
Tom onu ayrıntılı olarak açıklamasına rağmen onu gerçekten anladığımdan hâlâ emin değilim.Even though Tom explained it in detail, I'm still not sure I really understand it.
Tom neden toplantıya katılmadığını açıklamak istemedi.Tom didn't feel like explaining why he wouldn't attend the meeting.
Onu bir kez daha biraz daha ayrıntılı açıklar mısın?Would you mind explaining that once more in a little more detail?
Onu anlayabilmen için bunu sana açıklamaya çalışıyorum.I'm trying to explain this to you so you can understand it.
Ben tamamen mantıklı bir açıklaması olduğuna eminim.I'm sure there's a perfectly reasonable explanation.
Bunun için mantıklı bir açıklama olduğuna eminim.I'm sure there's a reasonable explanation for this.
Daha sonra bunun hepsini daha ayrıntılı olarak açıklayacağım.I'm going to explain all this in more detail later.
Nedenlerimi açıklamak için bir fırsat istiyorum.I'd like an opportunity to explain my reasons.
Keşke onu daha iyi açıklayabilsem ama açıklayamıyorum.I wish I could explain it better, but I can't.
Planımı açıklamak için bir fırsat istiyorum.I'd like an opportunity to explain my plan.
Ben mantıklı bir açıklaması olduğundan eminim.I'm sure there's a reasonable explanation.
Bunu açıklamakta zorlanıyorum.I'm having a hard time explaining this.
Bunu açıklarken zor bir zaman geçiriyorum.I'm having a hard time explaining this.
Seni gördüğümde her şeyi açıklayacağım.I'll explain everything when I see you.
Sen bana açıklamak için bir fırsat verir miydin?Would you give me a chance to explain?
Tom, Mary'nin kayıp olduğunu açıkladı.Tom announced that Mary was missing.
Sana kimsenin bilmediği küçük bir sır açıklayacağım.I'll let you in on a little secret.