açıkla ile cümle

açıkla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
Bir açıklama istiyorum ve onu şimdi istiyorum.I want an explanation and I want it now.
Onu sana şimdi açıklayamam.I can't explain it to you now.
Onu bana daha ayrıntılı olarak açıklamanı istiyorum.I want you to explain it to me in more detail.
Bu çok kinayeli bir açıklama.It's a very allegorical description.
Bu seçimi neden yaptığımı açıklamak için bir şans istiyorum.I'd like a chance to explain why I made this choice.
Bu bilgilerin kamuya açıklanmasını gerçekten istiyor musunuz?Do you really want this information to be made public?
Ne olduğunu açıklamak istedim ama hiç kimse dinlemedi.I wanted to explain what had happened, but no one would listen.
Açıklamaktan mutluluk duyacağım.I'll be happy to explain.
Bir şey açıklamama izin ver.Let me explain something.
Bir şey açıklayayım.Let me explain something.
Sana bir şey açıklayayım.Let me explain something to you.
Şartlarını ona açıkladı.He explained to her his circumstances.
Şimdi sana bu kuralı açıklayacağım.I will now explain this rule to you.
Şimdi size bu kuralı açıklayacağım.I will now explain this rule to you.
Sana sorunu daha sonra açıklayacağım.I will explain the problem to you later.
Ailenin ordudan alınan açıklama ile ilgili ciddi şüpheleri vardı.The family had grave doubts regarding the explanation it received from the army.
O apaçık, açıklamana gerek yok.That's obvious, you don't need to explain it.
Wakayama açıklarında balina bulundu.The whale was found off the coast of Wakayama.
Bu, kelimelerle açıklanamaz.This can not be described with words.
Kelimeler onu açıklayamaz.Words cannot describe it.
Bir fotoğraf, nedenleri açıklayamaz.A photograph can't explain the reasons.
Bu kelimenin tam anlamını açıklayabilir misin?Can you explain the exact meaning of this word?
Şu çok açıklayıcı.That explains a lot.
Şu çok şey açıklar.That explains a lot.
Biz açıklayacağız.We'll explain.
Tom açıklayacak.Tom will explain.
Bilim birçok şeyi açıklar ama din asla açıklayamazdı.Science explains many things that religion never could explain.
Bunu açıklamaya çalışın.Try to explain this.
Niçin onun hepsini Tom'a açıklamıyorsun?Why don't you explain it all to Tom?
Onu niçin açıklamıyorsun.Why don't you explain that?
Tom her şeyi açıkladı.Tom explained everything.
Daha sonra açıklayacağız.We'll explain later.
Tom onu açıkladı.Tom explained it.
Açıklar mısınız?Could you explain?
Size açıklanan her hakkı anlıyor musunuz?Do you understand each and every right that has been explained to you?
Açıklanabilir değil.It's not explainable.
O bir açıklama.That's one explanation.
Neden bunu jüriye açıklamıyoruz?Why don't we explain it to the jury?
Açıklamaya çalış.Try to explain.
O ne istediğini açıklamakta başarılı değildi.He didn't succeed in explaining what he wanted.
Tom açıklayabilir.Tom can explain.
Tom'un açıklamasına izin vereceğim.I'll let Tom explain.
Bunun nasıl olduğunu bana ayrıntılı olarak açıkla!Explain to me in detail how it happened.
Düşünceni daha açık bir biçimde açıkla!Explain your idea more clearly.
O evlenme niyetini açıkladı.He disclosed his intentions.
Ben onu sana daha sonra açıklayacağım.I'll explain it to you later on.
Sen onu iyi açıkladın.You explained that well.
Onu Tom'a açıkladım.I explained it to Tom.
Tom herhangi bir açıklama sunmadı.Tom didn't offer any explanation.
Lütfen gecikmeyi açıkla.Please explain the delay.
Lütfen prosedürü açıkla.Please explain the procedure.
Açıklaması zor.That's difficult to explain.
Tom ucuz şarap ve pahalı şarap arasındaki farkı açıklayamıyor.Tom can't explain the difference between cheap wine and expensive wine.
Açıklamak zorunda değilsin.You don't have to explain.
Onu açıklamamı isteme.Don't ask me to explain it.
O açıklamaya katılıyorum.I agree with that statement.
Sanırım bütün bunun neden gerekli olduğunu açıklayacaksın?I assume you'll be explaining why all this is necessary.
Sana her şeyi açıklayabilirim.I can explain everything to you.
Onun hepsini açıklayabilirim.I can explain it all.
Onu açıklayabilirim.I can explain that.

İlgili Sayfalar