açıkla ile cümle
açıkla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Durumu Tom'a açıklarım.I'll explain the situation to Tom.
Bir açıklama bekliyorum.I'm waiting for an explanation.
Her şeyi daha sonra açıklayacağım.I'll explain everything later.
Onu sana sonra açıklayacağım.I'll explain it to you later.
Ne olduğunu açıklayacağım.I'll explain what happened.
Hepsini daha sonra açıklayacağım.I'll explain it all later.
Keşke onu açıklayabilsem.I wish I could explain it.
Bunu tekrar açıklayacağım.I'll explain it again.
Neden ne yaptığınızı açıklayamıyor sunuz?Why can't you explain what you're doing?
Zaten bunu Tom'a birçok kez açıkladım.I've already explained it to Tom many times.
Bu makinenin nasıl çalıştığını açıklar mısınız?Could you explain how this machine works?
Ne demek istediğimi açıklamak benim için çok zor.It's hard for me to explain what I mean.
Yarın Tom için mahkeme kararı açıklanacak.Tomorrow, the verdict for Tom will be announced.
Tüm bilmeniz gerekenler kullanım kılavuzunda açıklanmaktadır.All you need to know is explained in the instructions manual.
Tom Mary'nin açıklamasını daha dikkatli dinlemeliydi.Tom should've listened more carefully to Mary's explanation.
Tom sorunu Mary'ye açıkladı.Tom explained the problem to Mary.
Tom, Mary'den bir açıklama istedi.Tom asked Mary for an explanation.
Tom meseleyi Mary'ye açıkladı.Tom explained the matter to Mary.
Daha iyi bir açıklamanız var mı?Do you have a better explanation?
Bunun bir açıklaması olmalı.There has to be an explanation.
Bir açıklama olmak zorunda.There has to be an explanation.
Tom açıklama gereği duydu.Tom felt the need to explain.
Tom ne olduğunu açıkladı.Tom explained what happened.
Açıklamaları neydi?What was their explanation?
Bir açıklaman var mı?Do you have an explanation?
Tom sorununu açıkladı.Tom explained his problem.
Tom'un açıklayacak çok şeyi var.Tom has a lot to explain.
Senin açıklaman nedir?What's your explanation?
Tom bir açıklama yaptı.Tom made a statement.
Tom onu açıklayabilir.Tom can explain it.
Hiçbir doktor bunu açıklayamaz.No doctor can explain that.
Başka olası bir açıklama yok.There's no other possible explanation.
İmalatçının açıklamasına göre, her on yılda bir değiştirilmeli.According to the manufacturer's directions, tires should be changed every 10 years.
Onların teklifini neden reddettiğini açıklayabilir misin?Can you explain why you turned down their proposal?
Bence senin sorunun insanlar bir şeyler açıklarken dikkatlice dinlememen.I think your problem is that you don't listen carefully when people are explaining things.
Sorununu bize açıklayabilir misin?Can you explain your problem to us?
Kusura bakma, açıklama yapma konusunda kötüyüm.Sorry, I'm bad at explaining.
Onun açıklaması gerçekten açık değil.His explanation really isn't clear.
Bilim bunu açıklayamaz.Science can't explain this.
Tom'a açıklayacağım.I'll explain it to Tom.
Sana olan aşkımı açıklamak zordur.My love for you is hard to explain.
Açıklama yapmaya ihtiyacım olmadığını düşündüm.I thought that I did not need to give an explanation.
Daha önce bunun hepsini sana açıkladım.I've explained all of this to you before.
Sen onu zaten açıkladın.You've already explained that.
Bir açıklama yapmalısın.You have some explaining to do.
Yapacak bir açıklaman var.You have some explaining to do.
Tom ne olduğunu açıklayamaz.Tom can't explain what happened.
Tom kuralları açıkladı.Tom explained the rules.
Tom durumu bana açıkladı.Tom explained the situation to me.
Tom onun nasıl yapılacağını ayrıntılı olarak açıkladı.Tom explained in detail how to do it.
Eğer mümkünse, bir açıklama istiyorum.If possible, I would like an explanation.
Ona onu açıkladım.I have explained that to him.
Bu diyagramı bana açıklar mısınız?Could you explain this diagram to me?
Tom'un yokluğunu açıklamak için ne yapacağımı bilemez haldeydim.I'm at a loss to explain Tom's absence.
Benim için senin cümlenin anlamını açıklayabilir misin?Could you clarify the meaning of your sentence for me?
Ben bu kitabın beşinci bölümünde nedenini açıklayacağım.I'll explain the reason in the fifth chapter of this book.
Davranışlarımı açıklamak benim için zor.It's hard for me to explain my actions.
Sanıyorum kendim açıklasam iyi olur.I think I should explain myself.
Lütfen cümlelere ek açıklamalar eklemeyin.Please do not add annotations in sentences.
Bunu daha sonra açıklayacağım.I'll explain this later.