açıkla ile cümle

açıkla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Ben istesem bile orada ne olduğunu asla açıklayamadım.Even if I wanted to, I could never explain what happened in there.
Onu kolaylıkla açıklayamıyorsan, onu hâlâ anlamıyorsun.If you can't explain it easily, you don't yet understand it.
Biri bana burada neler döndüğünü açıklasın.Somebody explain to me what's going on here.
Şimdi her şeyi açıklayamam.I can't explain everything now.
Açıklamaya vakit yok.There is no time for explanation.
Ben festivalin açıklaması üzerine odaklanacağım.I will focus on the explanation of the festival.
O şemayı bana açıklar mısın ?Would you explain that diagram to me?
O grafiği bana açıklar mıydınız?Would you explain that graph to me?
O çizelgeyi bana açıklar mısın?Would you explain that chart to me?
Ayrıntılı bir biçimde açıklamak için vaktim yok.I don't have time to explain in detail.
Kuralları detaylarıyla açıkladı.She explained the rules in detail.
Açıklamayı kabul ediyor musunuz?Do you accept the explanation?
Hala bu açıklamaya eklenecek bir şey var mı?Is there still something to add to his explanation?
Oyunun kurallarını ona açıkladım.I explained the rules of the game to him.
Onu babama açıklamak zorunda kalacağım.I'll have to explain that to my father.
Anlayana kadar ona açıklayacağım.I will explain to him until he understands.
Ne olduğunu açıklayamaz.She can't explain what happened.
O ne olduğunu açıklayamaz.He can't explain what happened.
Bunu açıklamak için bir mektup yazmam gerekecek.I will have to write a letter to explain this.
Bunu nasıl açıklayabilirim?How can I explain this?
O diyagramı bana açıklar mısın?Would you mind explaining that diagram to me?
Bu küçük hikaye her şeyi açıklamak için çok yalın.This little story is too simple to explain everything.
Bu olguyu açıklamak çok kolay.This phenomenon is very easy to explain.
Mesajı bana açıkla.Explain the message to me.
Her şeyi açıklayacağım.I'll explain everything.
Ben her şeyi açıklayabilirim.I can explain everything.
Cevabını açıklayabilir misin?Can you explain your answer?
Daha sonra açıklayacağım.I'll explain later.
Açıklamak için vaktim yok.I don't have time to explain.
Sana bir açıklama borçluyum.I owe you an explanation.
Sanırım sorunun ne olduğunu açıklayabilirim.I think I can explain what the problem is.
Ben sana her şeyi sonra açıklayacağım.I'll explain everything to you later.
Bana bir açıklama borçlusun.You owe me an explanation.
Başka açıklama yok.There is no other explanation.
Tom yapılması gerekenleri nasıl açıklayacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to explain what needs to be done.
Bunu bana kim açıklayabilir?Who is able to explain this to me?
Ne yapılması gerektiğini Tom'a açıklamaya çalışıyorum.I've been trying to explain to Tom what needs to be done.
Ben Tom'a onun bir randevuya ihtiyacı olduğunu açıklamaya çalışıyorum.I've been trying to explain to Tom that he needs an appointment.
Tom'a izin almadan buraya gelmeyi sürdüremeyeceğini açıklamaya çalışıyorum.I've been trying to explain to Tom that he can't keep coming in here without permission.
Bunu biraz daha detaylı açıklamak istiyorum.I'd like to explain this in a little more detail.
Her şeyi açıklamak istiyorum, ancak yeterli zamanımız olduğunu sanmıyorum.I'd like to explain everything, but I don't think we have enough time.
Açıklamana gerek yok.You don't need to explain.
O açıklamayı kabul edemem.I can't accept that explanation.
Tom Mary'nin öldürüldüğü günde nerede olduğunu açıklayamıyor.Tom can't account for his whereabouts on the day that Mary was murdered.
Bunların hiçbirini açıklayamam.I can't explain any of it.
Bunların hiçbirine bir açıklama getiremiyorum.I can't explain any of it.
Hiçbir şey açıklayamam.I can't explain anything.
Her şeyi açıklayamam.I can't explain everything.
Bunun nasıl olduğunu açıklayamam.I can't explain how it is.
Ben onu ondan daha iyi açıklayamam. Keşke açıklayabilseydim.I can't explain it any better than that. I wish I could.
Bunu şimdi açıklayabilirim.I can't explain it now.
Tom onu açıklayamaz.Tom can't explain it.
Onu açıklayamam.I can't explain it.
Bunu açıklayamam.I can't explain it.
Anlamadığımı açıklayamam.I can't explain what I don't understand.
Bir açıklama istiyorum.I want an explanation.
Bir açıklama yapmak istiyorum.I'd like to make a statement.
Bunu sana açıklamamı ister misin?Do you want me to explain it to you?
Açıklama gerçekte bundan biraz daha karmaşık, ama sen özü anladın.In reality, the explanation is a bit more complicated than this, but you get the gist.
Tekliflerini neden reddettiğini bana açıklayabilir misin?Can you explain to me why you refused their offer?

İlgili Sayfalar