açıkla ile cümle

açıkla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bu durumu bana açıklayamadı.She wasn't able to explain this situation to me.
Ondan neden hoşlanmadığını açıklayabilir misin?Can you explain why you dislike him?
Bunu nasıl açıklarsın?How do you explain this?
Onu bana açıkla.Explain it to me.
O açıklanmamış olanlar arasında.She is among those unaccounted for.
Tom'un açıklaması inandırıcı geldi.Tom's explanation sounded convincing.
Tom Mary'ye işi henüz niçin yapmadığını açıklamak için bir fırsat vermek istedi.Tom wanted to give Mary a chance to explain why she hadn't yet done the work.
Tom bilmeceyi nasıl çözeceğini Mary'ye açıklamaya çalıştı.Tom tried to explain to Mary how to solve the puzzle.
Saat 2.30'a kadar niçin işi bitirtmek zorunda olduğumuzu Tom gayet net açıkladı.Tom made it quite clear why we had to have the job finished by 2:30.
Tom niçin geç kaldığını açıklaması gerektiğini hissetti.Tom felt that he needed to explain why he was late.
Tom bir açıklamayı hak ettiğini hissetti.Tom felt that he deserved an explanation.
Tom neden geç kaldığını açıkladı.Tom explained why he was late.
Tom sistemi Mary'ye açıkladıTom explained the system to Mary.
Tom takvimi Mary'ye açıkladı.Tom explained the schedule to Mary.
Tom, kararının nedenlerini açıkladı.Tom explained the reasons for his decision.
Tom Mary'ye geç kalma nedeni açıkladı.Tom explained the reason he was late to Mary.
Tom Mary'ye projenin amacını açıkladı.Tom explained the purpose of the project to Mary.
Tom Mary'ye projeyi açıkladı.Tom explained the project to Mary.
Tom Mary'ye planı açıkladı.Tom explained the plan to Mary.
Tom Mary'ye koşulları açıkladı.Tom explained the circumstances to Mary.
Tom onu Mary'ye çok dikkatli bir şekilde açıkladı.Tom explained it to Mary very carefully.
Tom sistemin nasıl çalıştığını açıkladı.Tom explained how the system worked.
Tom pusunun nasıl çalıştığını açıkladı.Tom explained how the ambush would work.
Tom onu tamamen anlamadı. Onu ona tekrar açıklar mısın?Tom doesn't quite get it. Could you explain it to him again?
Tom onu nasıl açıklayacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to explain it.
Tom bana kendini açıklamak zorunda değildir.Tom doesn't have to explain himself to me.
Tom bir açıklama talep etti.Tom demanded an explanation.
Tom sınıf başkanlığı için adaylığını açıkladı.Tom announced his candidacy for class president.
Burada neler olduğunu lütfen açıklar mısın?Could you please explain what's going on here?
Bazı şeyleri neden Tom'a açıklama zahmetinde bulunmadığını anlamaya başlıyorum.I'm beginning to understand why you don't bother to try to explain things to Tom.
Bunun nasıl çalıştığını sana açıklayayım.Let me explain to you how this works.
Düşüncelerini resimlerle açıkladı.She explained her ideas with images.
Tom tam bir açıklama istiyor.Tom wants a full explanation.
Tom ayrıntılı bir açıklama istiyor.Tom wants a detailed explanation.
Bu kuralların artık neden uygulanmadığını bana açıklar mısın?Could you explain to me why you think these rules don't apply anymore?
Tom'un yapacak biraz açıklaması var.Tom has some explaining to do.
Lider müthiş açıklamalar yaptı.The leader made formidable declarations.
Bunu daha açık bir şekilde açıklayabilir misiniz?Can you explain it more clearly?
Bunu daha net bir biçimde açıklayabilir misin?Can you explain it more clearly?
Bunu daha iyi açıklayabilir misin?Can you explain it better?
Hayatın doğası açıklanamaz.Life's nature is inexplicable.
O konuda herhangi bir mantıklı açıklama var mı?Do you have any reasonable explanation about it?
Önümüzdeki hafta onu ayrıntılı olarak açıklayacağım.I'll explain it in detail next week.
Ona işlemleri açıkladım.I explained him the procedures.
Ona yordamları açıkladım.I explained him the procedures.
Ona prosedürleri açıkladım.I explained him the procedures.
Tom onu Mary'ye açıklasa bile o hala anlayamadı.Even though Tom tried to explain it to Mary, she still couldn't understand.
Onu sana tekrar açıklamam gerekir mi?Do I need to explain it to you again?
Ben olayı açıklayacağım.I'll explain the incident.
Bu her şeyi açıklar.This explains everything!
"Ben onu açıklayabilirim." "Hiçbir açıklama yok.""I can explain it." "There's no explanation."
Balım, açıklayabilirim.Honey, I can explain.
Tatlım, açıklayabilirim.Honey, I can explain.
Biri bunu açıklayabilir mi lütfen?Could anyone explain this, please?
Prosedürleri ona açıkladım.I explained the procedures to him.
Yöntemi ona açıkladım.I explained the procedure to him.
Hissettiğim şey kelimelerle açıklanamaz.What I feel cannot be described with words.
Konuşmama izin verirsen, her şeyi açıklayabilirim.If you allow me to speak, I'll be able to explain everything.
Bir açıklama için bir zaman yoktu.There was no time left for an explanation.
Bu tek açıklama.It's the only explanation.

İlgili Sayfalar