açıkla ile cümle
açıkla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Hadi, bunu ona tekrar açıklamak zorundasın.Come on, you have to explain it again to him.
Kuralları bana açıklayabilir misin?Would you please explain the rules to me?
Onu ne kadar çok açıklarsan, onu o kadar çok anlamam.The more you explain it, the more I don't understand it.
Öğretmen kısa bir açıklama yaptı.The teacher gave a brief explanation.
Benim açıklamam açık mıdır?Is my explanation clear?
Tanık onun adını açıkladı.The witness stated his name.
O, olayı ayrıntılı olarak açıkladı.He described the incident in detail.
Geri döndüğümde size onu nasıl kullanacağınızı açıklayacağım.I'll explain to you how to use it when I come back.
Komşularım bana zaten Björk'ün kim olduğunu açıkladılar.My neighbours have already explained to me who Björk is.
O, onu bana açıkladı.He explained it to me.
Otomobil üreticisi yarın spor arabaların yeni çizgisini açıklayacak.The automaker will unveil its new line of sports cars tomorrow.
O, işkence acısı altında bile bilgileri açıklamadı.He didn't divulge the information, not even under pain of torture.
Tom'un açıklaması çok ayrıntılı.Tom's explanation is very elaborate.
Bilimsel yöntem, ölçülebilir belirsizlikleri açıklar.The scientific method accounts for measurable uncertainties.
Onu nasıl açıklayabilirsin?How to explain it?
Bu kararı nasıl verdiğini daha sonra açıkladı.He explained later how he made this decision.
Açıklama neydi?What was the explanation?
On Temmuzda, veto açıklandı.On July tenth, the veto was announced.
Hamilton'un arkadaşlarından biri kuralları açıkladı.One of Hamilton's friends explained the rules.
Gerçekler uzun yıllar boyunca açıklanmadı.The facts did not become public for many years.
O, cümlenin kelime anlamını açıkladı.He explained the literal meaning of the sentence.
Max Julia'ya onun veda partisine neden gelemediğini açıkladı.Max explained to Julia why he could not come to her farewell party.
Max neden veda partisine gelemediğini Julia'ya açıkladı.Max explained to Julia why he could not come to his farewell party.
Tom'un açıklaması özenle hazırlanmış.Tom's explanation is very elaborate.
Çok kısa bir uyarı veya açıklama akıllı bir kişi için yeterlidir.A very brief warning or explanation is enough for an intelligent person.
İlginç. Ne demek istediğini açıklayabilir misiniz?Interesting. Could you explain what you mean?
Bayan Ana altıncı testi açıklar.Mrs. Ana explains the sixth test.
O, ona bir açıklama için baskı yapmadı.She didn't press him for an explanation.
O, ona bulmacayı nasıl çözeceğini açıkladı.She explained to him how to solve the puzzle.
O, ona onu niçin ziyaret edemediğini açıkladı.She explained to him why she couldn't visit him.
O, ona onun ebeveynlerini niçin sevmediğini açıkladı.She explained to him why she didn't like his parents.
O, partiye niçin geç kaldığını ona açıkladı.She explained to him why she was late for his party.
O, niçin geç kaldığını ona açıkladı.She explained to him why she was late.
O, toplantı için onu zamanında yapamadığını açıkladı.She made it clear that she couldn't make it in time for the meeting.
O, planın temel amacını açıkladı.He explained the plan's main objective.
Onun olayla ilgili açıklaması sizinki ile uyuyor.Her account of the incident agrees with yours.
Onun sorunla ilgili açıklaması saçmaydı.Her explanation of the problem was nonsense.
Sorunla ilgili açıklaması mantıksızdı.Her explanation of the problem made no sense.
Tom'un açıklaması çok karmaşık.Tom's explanation was too complicated.
Benim bir açıklamaya ihtiyacım yok.I don't need an explanation.
Anlamıyorum ve anlamamaya alışkın değilim. Lütfen onu bir kez daha açıkla.I don't understand and I'm not used to not understanding. Please explain it once more.
Her şey çok hızlı oldu, gerçekten açıklayamam.It all happened so fast, I can't really explain it.
Muhtemelen bunu nasıl yapacağını bildiğini düşünüyorsun ama bunu bir kez daha açıklayayım.You probably think you know how to do this, but let me explain it once more.
O, niçin gelmediği hakkında bir açıklama yaptı.He gave an explanation about why he had been absent.
Suçun belirli ayrıntıları açıklanmadı.Certain details of the crime were not made public.
Onun o konuyla ilgili açıklaması seninkine uyuyor.Her explanation concerning that matter matches yours.
Tom genellikle anlaşılması kolay açıklamalar yapar.Tom usually gives easy-to-understand explanations.
Tom planını ayrıntılı olarak açıkladı.Tom explained his plan in detail.
Onu bana Tom da açıklayamadı.Tom couldn't explain it to me either.
Tom dün istifasını açıkladı.Tom announced his resignation yesterday.
Tom sınıf başkanlığı için adaylığını koyma niyetini açıkladı.Tom announced his intention to run for class president.
Tom durumu Mary'ye açıklamaya çalıştı.Tom tried to explain the situation to Mary.
Tom Mary'den hoşlanmadığını açıkladı.Tom made it clear that he didn't like Mary.
Tom, Mary'e bunun nasıl çalıştığının ayrıntılı açıklamasını verdi.Tom gave Mary a detailed explanation of how it worked.
Tom Mary'ye kuralları açıkladı.Tom explained the rules to Mary.
Tom oyunun kurallarını Mary'ye açıkladı.Tom explained the rules of the game to Mary.
Tom planını Mary'ye açıkladı.Tom explained his plan to Mary.
Mary'ye her şeyi açıklamak için Tom'un zamanı yoktu.Tom didn't have time to explain everything to Mary.
Ona kuralları açıkladım.I explained the rules to her.
Onu diskodan hiçbir açıklama olmadan dışarı attılar.They kicked him out of the disco without any explanation.