açıkla ile cümle
açıkla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Afedersiniz, bana bu cümlenin anlamını açıklayabilir misiniz?Excuse me, could you explain the meaning of this sentence to me?
Tom her şeyi Mary'ye açıkladı.Tom explained the whole thing to Mary.
Tom şakayı Mary'ye açıklamak zorunda kaldı.Tom had to explain the joke to Mary.
Tom ayrıntılı olarak konuyu açıkladı.Tom explained the matter in detail.
Ben onu açıkladım.I explained it.
Onu açıkladın, değil mi?You explained it, didn't you?
O onu açıkladı.He explained it.
Mary onu açıkladı.Mary explained it.
Biz onu açıkladık.We explained it.
Onlar onu açıkladı.They explained it.
Kelimeyi açıkladı.She explained the word.
Dinleyin ve açıklayacağım.Listen and I'll explain.
Tom 24 yaşındayken eşcinsel olduğunu açıkladı.Tom came out to his parents when he was 24.
Tom'un açıklaması tamamen saçma.Tom's statement is pure nonsense.
Hiç kimsenin bir açıklaması yok.No one has an explanation.
Şimdi açıklamalar için zamanı değil.Now is not the time for explanations.
Bir açıklama olmalı.There has got to be an explanation.
Açıklamak için zaman yok.There isn't time to explain.
Bunu açıklamak biraz zaman alacak.This is going to take some time to explain.
Açıklamak için ne var?What's there to explain?
Bunu sana kaç kez açıklamak zorundayım?How many times do I have to explain this to you?
Açıklaman için teşekkürler. Bu, cümleyi doğru anlamaya yardımcı olur.Thanks for your explanation. It helps to understand the sentence correctly.
Karışıklıklardan kaçınmak için her fonksiyonun amacını açıklayan yorumları olmalı.Every function should have comments describing its purpose in order to avoid confusion.
Kendimi yeterince iyi açıklayamadım sanırım.I couldn't make myself clear enough I guess.
Öğrenciler öğretmenin açıklamasını anlamadı.The students didn't understand the teacher's explanation.
Tom normalde çok güvenilirdi ve onun toplantıya gelmemesinin nedeni açıklanamaz.Tom was normally very reliable and his absence from the meeting was inexplicable.
Bu cümleyi bana açıklar mısınız?Would you explain this sentence to me?
Bu tek olası açıklama.It's the only possible explanation.
Tom onu Fransızca olarak açıkladıktan sonra İngilizce olarak açıkladı.After Tom explained it in French, he explained it in English.
Tom onu Fransızca olarak açıkladıktan sonra aynı şeyi İngilizce olarak söyledi.After Tom explained it in French, he said the same thing in English.
Daha bariz bir açıklama olduğunu düşünüyorum.I think there is a more obvious explanation.
Onu daha sonra açıklayacağım.I'll explain it later.
Bunu Tom'a daha önce bir kez açıkladım.I've already explained it to Tom once.
Bunu sana daha önce zaten defalarca açıkladım.I've already explained this to you many times before.
Tom'a sorunu açıkladım.I've explained the problem to Tom.
Tom'a durumu açıkladım.I've explained the situation to Tom.
Bunu açıklamak zor olabilir.That might be difficult to explain.
O olası bir açıklama.That's a possible explanation.
Kendini açıklamak için bol fırsatın olacak.You'll have plenty of opportunity to explain yourself.
Tom onu benim anlamam için yeterince iyi açıklamadı.Tom didn't explain it well enough for me to understand.
Tom bir açıklama için Mary'ye baskı yapmadı.Tom didn't press Mary for an explanation.
Tom Mary'ye bir açıklama borçlu olduğunu hissetti.Tom felt he owed Mary an explanation.
Tom'un ne istediğini açıklama sorunu vardı.Tom had trouble explaining what he wanted.
Tom durumu Mary'ye açıkladı.Tom has explained the situation to Mary.
Tom ne olduğunu açıklayabilecek tek kişidir.Tom is the only one who can explain what happened.
Tom bize bir açıklama borçlu.Tom owes us an explanation.
Tom durumu sabırla Mary'ye açıklamaya çalıştı.Tom patiently tried to explain the situation to Mary.
Tom Mary'nin ciddi olduğunu açıkladı.Tom realized Mary was serious.
Sadece bir açıklama var.There's only one explanation.
Bunun tek bir makul açıklaması var.There's only one possible explanation.
Birkaç şeyi açıklamam gerekiyor.I need to explain a few things.
Araştırmanın sonuçları uygun zamanda açıklanacak.The results of the survey will be announced at the appropriate time.
Bunun için bir bilimsel açıklama olmalı.There must be a scientific explanation for this.
Ertesi sabah herhangi bir açıklama yapmadan ortadan kayboldu.The next morning, he vanished without any explanation.
Bütün yolculara nedeni açıklandı.All the passengers are accounted for.
Tom, Mary'nin olanlarla ilgili açıklamasıyla hiç ilgilenmiyor gibiydi.Tom didn't seem to be at all interested in Mary's explanation about what had happened.
Tom'un açıkladığı durum aslında Boston'da bir kez oldu.The situation Tom described actually happened once in Boston.
Bana her şeyi açıklayabilir misin?Can you explain everything to me?
Tom Mary'nin açıklamasına bir saniyede inanmaz.Tom doesn't buy Mary's explanation for a second.
Açıklamaya gerek yok.There's no need to explain.