açık ile cümle

açık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Politika oldukça açıktır.The policy is pretty clear.
Bunu açıkladığın için teşekkürler.Thanks for clarifying that.
Onu kısaca açıklayabilir misin?Can you explain it briefly?
Arka kapı sonuna kadar açık.The back door's wide open.
Tom onu açıklığa kavuşturmadı.Tom didn't make it clear.
Tom sebebini açıklayamadı.Tom couldn't explain why.
Bu açıkça en iyisi.This is clearly the best.
Kurallar çok açık.The rules are very clear.
Sadece onu açıklayayım.Let me just clarify that.
Onu açıklamak istiyorum.I'd like to clarify that.
Tom onu açıklayamadı.Tom couldn't explain it.
Tom'un açıkça bir amacı var.Tom clearly has a point.
Yasa oldukça açıktır.The law is pretty clear.
Bu açıkça doğru değil.That's clearly not true.
Açıkça Tom benden nefret ediyor.Tom obviously hates me.
Bunu açıklığa kavuşturayım.Let me make this clear.
Tom açıkça meşgul.Tom is clearly busy.
Tom'un kapısı açık.Tom's door is open.
Tom'un ağzı açık kaldı.Tom's mouth dropped open.
Ağzını açık bıraktı.Her mouth dropped open.
Sıcaktan dolayı pencerelerden birini açık bırakıp da uyudum.Because of the heat, I slept with a window open.
Sıcak yüzünden cam açık yattım.Because of the heat, I slept with a window open.
Tom durumu açıklayabilir.Tom can explain the situation.
Tom açıkça bir belanın içindeydi.Tom was clearly in trouble.
Tom açıkça zeki.Tom is clearly intelligent.
Tom açıkça bir belanın içinde.Tom is clearly in trouble.
Tom eleştiriye açık değil.Tom is not open to criticism.
Tom onu bana açıklayacak.Tom is going to explain it to me.
Tom onu Mary'ye açıklayacak.Tom is going to explain it to Mary.
Ah, şu şey. Bu bunu açıklıyor.Oh, that. That explains it.
Tom bunu çok iyi açıklamadı.Tom didn't explain it very well.
Her şey açıklanamaz.Not everything can be explained.
Tom durumu sana açıklayacak.Tom will explain the situation to you.
Tom her zaman penceresi açıkken uyur.Tom always sleeps with his window open.
Tom her zaman penceresi açık uyur.Tom always sleeps with his window open.
Onu bana açıklayabilir misin, lütfen?Can you explain it to me, please?
Hava açıkken Fuji Dağı uzak mesafeden görülebiliyor.On a clear day, we can see Mt. Fuji in the distance.
Hava açıkken Fuji dağını uzaktan görebiliriz.On a clear day, we can see Mt. Fuji in the distance.
Masanın üzerinde açık bir kitap var.A book is open on the desk.
Masanın üzerinde açık duran bir kitap var.There's a book lying open on the desk.
Açıkça bir sorun var.There is clearly a problem.
Tom acıktığı zaman eve geri gelecek.Tom will come back home when he gets hungry.
Sana zaten açıklandı: Savaş, disiplin ve koordinasyon gerektirir.It has already been explained to you: a battle requires discipline and coordination.
Tom bunu hepimize açıklayacak.Tom is going to explain it to all of us.
Tom zaten bana kuralları açıkladı.Tom has already explained the rules to me.
Tanım çok açık değil.The description isn't very clear.
Felaketin sebebini ilk biz açıklayacağız.We will first describe the cause of the catastrophe.
Daha az grafikler ve daha fazla başlık açıklamayı daha net yapabilir.Fewer graphics and more captions would make the description clearer.
Olayların bu açıklaması tamamen abartılmış, üstelik doğru olsa bile.This description of events is completely exaggerated, even if it's essentially true.
"Karnı acıkan var mı?" "Biz.""Who's hungry?" "We are."
"Acıkan var mı?" "Biz.""Who's hungry?" "We are."
Bu oldukça açık anlamlıdır.This is quite unequivocal.
Bu açıkça sahte.It's obviously fake.
"Onu nasıl açıklarsın?" "Açıklayamam.""How do you explain that?" "I can't."
Tom ne düşündüğünü açıkça söylemekten korkmaz.Tom is not afraid to speak his mind.
Açık konuşmamı istiyor musun?Do you want me to be frank?
Pencerelerini açık bırakmamalısın.You shouldn't leave your windows open.
Pencerelerinizi açık bırakmamalısınız.You shouldn't leave your windows open.
Onun seninle evlenmeye niyeti olmadığı açık.It's clear that he has no intention of marrying you.
Tom bir ışık açık değilken uyuyamaz.Tom can't sleep without a light on.
İlgili Sayfalar