açık ile cümle

açık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Dürüst ve açık ol.Be honest and straightforward.
O, kazayı ayrıntılı olarak açıkladı.He described the accident in detail.
Mahkemenin kararı bugün açıklanabilir.The court's decision could be announced today.
Duvarları açık maviye boyamaya karar verdik.We've decided to paint the walls light blue.
Tom'un ne demek istediğini açıklamasını istedim.I asked Tom to explain what he meant.
Tom'dan ne demek istediğini açıklamasını istedim.I asked Tom to explain what he meant.
Tom kararını pazartesi günü açıkladı.Tom announced his decision Monday.
Bunun cevabı açıktır.The answer to that's obvious.
Bu açıklamaya katılıyorum.I agree with this statement.
Açıkçası, cevap hayır.Clearly, the answer is no.
Ben Tom'un açıklamasını istedim.I asked Tom to explain.
Isı açık.The heat is on.
Mary açıkça ağlamıştı.Mary had obviously been crying.
Tom açıkça çok meşguldü.Tom was clearly very busy.
Sadece beni yalnız bırak. Sen acıklısın.Just leave me alone. You're pathetic.
Acıkmıştım, bu nedenle yemek yedim.I was hungry, so I ate.
Üniversite kütüphanesi şu an açık mı?Is the university library open now?
Açıkçası, ben onu inanılması zor buluyorum.Frankly, I find that hard to believe.
Yunuslar gerçekten bir gözü açık mı uyurlar?Do dolphins really sleep with one eye open?
Tom mümkün olduğu kadar kısa sürede parasını geri istediğini açıklığa kavuşturdu.Tom made it very clear that he wanted his money back as soon as possible.
"Herhangi bir maymuncuk olmadan eve nasıl girdin?" "Banyo penceresi açıktı.""How did you break in without any lockpicks?" "The bathroom window was open."
Anlamam için daha basitçe açıklayabilir misiniz?Could you explain a bit easier for me to understand?
Bu, şüphe olmadan açıklıyor.This explains it without a doubt.
Daha kolay anlaşılacak biçimde açıklayın lütfen.Please explain it in a way that's easier to understand.
Lütfen onu daha basitçe açıklayın.Please explain it more simply.
Tom'un onu bana açıklamasına gerek yok. Ben zaten onu anlıyorum.Tom doesn't need to explain it to me. I already understand it.
Açıkçası, her iki sürücü de yola dikkat etmiyordu.Clearly, both drivers weren't paying attention to the road.
Satacak bir şeyimiz kalsaydı biz hâlâ açık olurduk.We would still be open if we had anything to left to sell.
Lütfen onu daha sade bir şekilde açıklar mısın?Would you please explain it more simply?
Tom'un onu bize açıklamasına gerek yok.Tom doesn't need to explain that to us.
Çelişki acı verici bir şekilde açıktır.The contradiction is painfully obvious.
Tom'u neden sevmediğini açıklayabilir misin?Can you explain why you don't like Tom?
Tom fikrini Mary'ye açıklamaya çalıştı.Tom tried to explain his idea to Mary.
Sanırım bu her şeyi açıklar.I think that would explain everything.
Bunun her şeyi açıklayacağını düşünüyorum.I think that would explain everything.
Açıkçası, bizim farklı önceliklerimiz var.Clearly, we have different priorities.
Tom zaten onu bize açıkladı.Tom has already explained that to us.
Tom onu bana açıklamak zorunda değil.Tom doesn't have to explain it to me.
Tom bir şey açıklamak zorunda değil.Tom doesn't have to explain anything.
Açıkça Tom ve Mary birbirinden nefret ediyor.Clearly Tom and Mary hate each other.
Tom onu bana açıklamak zorunda değildi.Tom didn't have to explain it to me.
Ben açıkça burada bazı şeyleri ıska geçiyorum.I'm clearly missing something here.
Tom'un maksatları oldukça açıktı.Tom's intentions were quite clear.
Tom'un yapacak bir sürü açıklaması var.Tom has a lot of explaining to do.
Ben açıkçası yanlış bir şey yapıyorum.I'm clearly doing something wrong.
Açıkçası, ben fazlaca endişeli değilim.Frankly, I'm not overly concerned.
Açıkçası, bir şeyler yanlış gitti.Clearly, something has gone wrong.
Bölümün kuralları açıktır.The department's rules are clear.
O şimdi senin için yeterince açık mı?Is that clear enough for you now?
Bunu Tom'a açıklamam gerekiyor mu?Do I need to explain this to Tom?
Kaptanın emirleri açıktı.The captain's orders were clear.
Bazen açıkça düşünemiyorum.I can't think clearly sometimes.
Her iki açıklama da doğru olabilir.Both statements could be true.
Tom onu çok iyi açıkladı.Tom explained that very well.
Politikalar oldukça açık.The policies are quite clear.
O, gecikmeyi açıklar.That would explain the delay.
O çok açık yapıldı.That's been made very clear.
O günü açık bir biçimde hatırlıyorum.I remember that day clearly.
İşte kısa bir açıklama.Here is a brief explanation.
Tom açıkça kazanandı.Tom was clearly the winner.
İlgili Sayfalar