açık ile cümle

açık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom açıkçası rahatsız.Tom is obviously uncomfortable.
Tom açıkçası çok meşgul.Tom is obviously very busy.
Tom açıkçası bir şey hakkında endişeli.Tom is obviously worried about something.
Tom ne olduğunu açıklayabilecek tek kişidir.Tom is the only one who can explain what happened.
Tom motoru kapattı fakat üzerindeki farları açık bıraktı.Tom killed the engine, but left the headlights on.
Tom açıkçası bu konuda çok tutkulu hissediyor.Tom obviously feels very passionate about this.
Tom'un açıkcası ciddi ruhsal problemleri var.Tom obviously has severe mental problems.
Tom açıkçası çok kızgın.Tom obviously is very angry.
Tom açıkçası Mary'nin onu sevdiğini biliyor.Tom obviously knows that Mary likes him.
Tom açıkçası ne yapacağını biliyor.Tom obviously knows what to do.
Tom'un açıkça yardımımıza ihtiyacı var.Tom obviously needs our help.
Tom açıkça biraz mahremiyet istiyor.Tom obviously wants some privacy.
Tom açıkça seni öpmek istiyor.Tom obviously wants to kiss you.
Tom açıkça gitmek istiyor.Tom obviously wants to leave.
Tom sık sık bütün gece ışıkları açık bırakır.Tom often leaves the lights on all night.
Tom bize bir açıklama borçlu.Tom owes us an explanation.
Tom durumu sabırla Mary'ye açıklamaya çalıştı.Tom patiently tried to explain the situation to Mary.
Tom kilidi açık kapıyı iterek açtı.Tom pushed the unlocked door open.
Tom kapının mandalını açmaya çalışmak için açıklıktan çite ulaştı.Tom reached through the gap in the fence to try to unlatch the gate.
Tom Mary'nin muhtemelen acıktığını fark etti.Tom realized Mary was probably getting hungry.
Tom Mary'nin ciddi olduğunu açıkladı.Tom realized Mary was serious.
Tom ağzı açık yüksek sesle horluyordu.Tom snored loudly with his mouth open.
Tom motoru kapattı ama farları açık bıraktı.Tom turned off the engine, but left the headlights on.
Tom açıkça biraz hayal kırıklığına uğradı.Tom was clearly a little disappointed.
Tom açıkçası kızgındı.Tom was obviously angry.
Tom açıkçası olanlar tarafından harap edildi.Tom was obviously devastated by what happened.
Tom açıkçası hayal kırıklığına uğradı.Tom was obviously disappointed.
Tom açıkçası bizim burada olacağımızı beklemiyordu.Tom was obviously not expecting us to be here.
Tom açıkçası etkilenmemişti.Tom was obviously not impressed.
Tom açıkçası mutsuzdu.Tom was obviously unhappy.
Tom'un geç kalacağı oldukça açıktır.It's quite clear that Tom is going to be late.
Mağaza yarın müşteriler için açık olmayacak.The shop won't be open for clients tomorrow.
Sadece bir açıklama var.There's only one explanation.
Bunun tek bir makul açıklaması var.There's only one possible explanation.
Tom açıkça Star Trek'in bir hayranı.Tom is obviously a fan of Star Trek.
Birkaç şeyi açıklamam gerekiyor.I need to explain a few things.
Araştırmanın sonuçları uygun zamanda açıklanacak.The results of the survey will be announced at the appropriate time.
Bunun için bir bilimsel açıklama olmalı.There must be a scientific explanation for this.
Açıkçası başka bir yol yoktu.There was obviously no other way.
Açık mavi bir elbise giyiyor.She is wearing a light blue outfit.
Ertesi sabah herhangi bir açıklama yapmadan ortadan kayboldu.The next morning, he vanished without any explanation.
Bütün yolculara nedeni açıklandı.All the passengers are accounted for.
Justin'in evi polis tarafından basıldı ve onlar açıkta kokain buldular.Justin's home was raided by the police and they found cocaine in plain-sight.
Tom çok acıkmaya başladı.Tom began to get very hungry.
Mary açıksözlü ve akıllı.Mary is outspoken and smart.
Kafeteryanın hâlâ açık olup olmadığını bilen biri var mı?Does anybody know if the cafeteria is still open?
Kafeteryanın hâlâ açık olup olmadığını birisi biliyor mu?Does anybody know if the cafeteria is still open?
Son zamanlarda Kahire'deki bir camide bir ateist ile açık bir tartışma gerçekleşti.An open discussion with an atheist took place recently in a mosque in Kahir.
İki dönemin arasındaki fark açık değil.The difference between the two terms is not clear.
Tom, Mary'nin olanlarla ilgili açıklamasıyla hiç ilgilenmiyor gibiydi.Tom didn't seem to be at all interested in Mary's explanation about what had happened.
Tom açıkça satıcının söylediği ile ilgilenmiyordu.Tom was clearly not interested in what the salesman was saying.
Açıkçası ilgilenmiyorsunuz.Clearly you're not interested.
Bu açık farkla şimdiye kadar yaptığım en havalı şey.This is by far the coolest thing we've ever done.
Bu açık farkla şimdiye kadar yaptığımız en iyi şey.This is by far the best thing we've done so far.
Lütfen Facebook'unuzu açık bırakmayın.Please don't leave your Facebook open.
Tom'un Mary'nin davranışına açıkça kızgın.Tom is obviously upset with Mary's behavior.
Tom açıkçası soruna yaratmaya çalışıyor.Tom is obviously trying to cause trouble.
Tom açıkça bariz yalan söylüyor.Tom is obviously lying through his teeth.
Tom'un açıkladığı durum aslında Boston'da bir kez oldu.The situation Tom described actually happened once in Boston.
Bana her şeyi açıklayabilir misin?Can you explain everything to me?
İlgili Sayfalar