açık ile cümle
açık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O gitmek istediğini söyledi, ama açıkça nedenini söylemedi.He said he wanted to go, but didn't say the reason clearly.
Tom'un açıklaması tamamen saçma.Tom's statement is pure nonsense.
Bunu açık alabileceğini düşünüyor musun?Do you think you can get this open?
O bunu daha açık hale getiriyor mu?Does that make it any clearer?
O hiç açık değil.It isn't at all clear.
Hiç kimsenin bir açıklaması yok.No one has an explanation.
Şimdi açıklamalar için zamanı değil.Now is not the time for explanations.
Açıkçası bir tür hata olacak.Obviously, there's to be some kind of mistake.
Bir açıklama olmalı.There has got to be an explanation.
Açıklamak için zaman yok.There isn't time to explain.
Bunu açıklamak biraz zaman alacak.This is going to take some time to explain.
Bu çok acıklı.This is so pathetic.
Açıklamak için ne var?What's there to explain?
Onun kabul edip etmeyeceği açık değil.It isn't clear whether she would agree.
Çocuklar açık havada çok zaman harcadı.The children spent a lot of time in the open air.
O açıkçası benden daha güzel.She's obviously prettier than me.
Bunu sana kaç kez açıklamak zorundayım?How many times do I have to explain this to you?
Açıklaman için teşekkürler. Bu, cümleyi doğru anlamaya yardımcı olur.Thanks for your explanation. It helps to understand the sentence correctly.
Karışıklıklardan kaçınmak için her fonksiyonun amacını açıklayan yorumları olmalı.Every function should have comments describing its purpose in order to avoid confusion.
Bu restoran açık mı?Is this restaurant open?
Tom ön kapıya geldiğinde onun biraz açık olduğunu fark etti.When Tom reached the front door, he noticed it was slightly open.
Kendimi yeterince iyi açıklayamadım sanırım.I couldn't make myself clear enough I guess.
Öğrenciler öğretmenin açıklamasını anlamadı.The students didn't understand the teacher's explanation.
Tom normalde çok güvenilirdi ve onun toplantıya gelmemesinin nedeni açıklanamaz.Tom was normally very reliable and his absence from the meeting was inexplicable.
Bu cümleyi bana açıklar mısınız?Would you explain this sentence to me?
Bu tek olası açıklama.It's the only possible explanation.
Tom onu Fransızca olarak açıkladıktan sonra İngilizce olarak açıkladı.After Tom explained it in French, he explained it in English.
Tom onu Fransızca olarak açıkladıktan sonra aynı şeyi İngilizce olarak söyledi.After Tom explained it in French, he said the same thing in English.
Tom kışın bile uyurken genellikle pencereyi açık bırakır.Even in the winter, Tom usually leaves the window open when he sleeps.
Daha bariz bir açıklama olduğunu düşünüyorum.I think there is a more obvious explanation.
Sanırım Tom şimdiye kadar acıkmış olmalı.I think Tom must be hungry by now.
Onu daha sonra açıklayacağım.I'll explain it later.
Bunu Tom'a daha önce bir kez açıkladım.I've already explained it to Tom once.
Bunu sana daha önce zaten defalarca açıkladım.I've already explained this to you many times before.
Tom'a sorunu açıkladım.I've explained the problem to Tom.
Tom'a durumu açıkladım.I've explained the situation to Tom.
Bunu açıklamak zor olabilir.That might be difficult to explain.
O olası bir açıklama.That's a possible explanation.
Her şeyi açıklığa kavuşturacağız.We'll straighten everything out.
Açıkça aklında başka şeyler var.You obviously have other things on your mind.
Kendini açıklamak için bol fırsatın olacak.You'll have plenty of opportunity to explain yourself.
Tom Mary'ye pencereleri gece açık bırakmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to leave her windows open at night.
Tom her zaman bilgisayarını açık bırakır.Tom always leaves his computer on.
Tom acıkmaya başladı.Tom began to feel hungry.
Açıkça Tom'un söyleyeceği bir şeyi vardı ama hiçbir şey söylemedi.Tom clearly had something to say, but he didn't say anything.
Tom onu benim anlamam için yeterince iyi açıklamadı.Tom didn't explain it well enough for me to understand.
Tom bir açıklama için Mary'ye baskı yapmadı.Tom didn't press Mary for an explanation.
Tom Mary'ye bir açıklama borçlu olduğunu hissetti.Tom felt he owed Mary an explanation.
Tom'un ne istediğini açıklama sorunu vardı.Tom had trouble explaining what he wanted.
Tom durumu Mary'ye açıkladı.Tom has explained the situation to Mary.
Tom açıkça bir şeyden rahatsız.Tom is clearly bothered by something.
Tom açıkça burada olmaktan mutsuz.Tom is clearly unhappy to be here.
Tom açıkça mutsuz.Tom is clearly unhappy.
Tom yan odada ne olduğunu açıklıyor.Tom is in the next room, explaining what happened.
Tom açıkçası Mary'yi cezbetti.Tom is obviously attracted to Mary.
Tom açıkçası Mary'nin burada olmamasından hayal kırıklığına uğradı.Tom is obviously disappointed that Mary isn't here.
Tom açıkçası eğleniyor.Tom is obviously enjoying himself.
Tom açıkçası korkmuş.Tom is obviously frightened.
Tom açıkçası korkuyor.Tom is obviously scared.
Tom açıkçası işinden bıkmış.Tom is obviously tired of his job.