açık ile cümle

açık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Tom herhangi bir açıklama sunmadı.Tom didn't offer any explanation.
TV'yi açık bırak.Leave the TV on.
Televizyonu açık bırak.Leave the TV on.
Lütfen gecikmeyi açıkla.Please explain the delay.
Lütfen prosedürü açıkla.Please explain the procedure.
Açıklaması zor.That's difficult to explain.
Tom ucuz şarap ve pahalı şarap arasındaki farkı açıklayamıyor.Tom can't explain the difference between cheap wine and expensive wine.
Bunu açıklığa kavuşturmadın.You didn't make it clear.
Açıklamak zorunda değilsin.You don't have to explain.
Onu açıklamamı isteme.Don't ask me to explain it.
Kapıyı açık bırakmadım.I didn't leave the door unlocked.
Hiç kimse bunu çok açıkça söylemeyecek ama bunun özü odur.Nobody will say it so bluntly, but that is the gist of it.
O açıklamaya katılıyorum.I agree with that statement.
Tom'dan açık görüşlü olmasını istedim.I asked Tom to keep an open mind.
Sanırım Tom'u niçin işe almadığımız şimdi sana açık.I assume it's clear to you now why we couldn't hire Tom.
Sanırım bütün bunun neden gerekli olduğunu açıklayacaksın?I assume you'll be explaining why all this is necessary.
Kendimi açıkça ifade ettiğime inanıyorum.I believe I made myself clear.
Bizim açık bir ilişkimiz var.We have an open relationship.
Zar zor gözlerimi açık tutabiliyorum.I can barely keep my eyes open.
Sana her şeyi açıklayabilirim.I can explain everything to you.
Onun hepsini açıklayabilirim.I can explain it all.
Onu açıklayabilirim.I can explain that.
Bunu açıklayabilirim.I can explain this.
Ben ona neden ihtiyaç duyduğumu açıklayabilirim.I can explain why I need it.
Neden ona ihtiyacım olduğunu açıklayabilirim.I can explain why I needed it.
Şimdi açıkça görebiliyorum.I can see clearly now.
Olduğunu düşündüğüm kadar açık fikirli olmadığını görebiliyorum.I can see you're not as open-minded as I thought you were.
Şu anda açıklayamam.I can't explain it right now.
Tom'un onu nasıl yaptığını açıklayamam.I can't explain how Tom did that.
Bunu sana açıklayamam.I can't explain it to you.
Dükkan tüm gün açık.The shop is open all day.
Bu avukat seni yarın açık mahkemede alacak.That lawyer is going to pick you apart in open court tomorrow.
Bir açıklama talep ediyorum.I demand an explanation.
Bir açıklamayı hak ediyorum.I deserve an explanation.
Günde 24 saat açıklar.They are open 24 hours a day.
Her şeyi açıklayacak zamanım yok.I don't have time to explain everything.
Şimdi açıklayacak zamanım yok.I don't have time to explain it now.
Bunu başka nasıl açıklayacağımı bilmiyorum.I don't know how else to explain it.
Bunu nasıl açıklayacağımı bilmiyorum.I don't know how to describe it.
O acıktığında geri gelecektir.He will come back when he gets hungry.
Daha iyi bir açıklama bekliyordum.I expected a better explanation.
Tom'a bir açıklama borçlu olduğumu düşündüm.I felt I owed Tom an explanation.
Tom'a oraya gitmemesi için açık emirler verdi.I gave Tom clear orders not to go there.
Tom'a açık talimatlar verdim.I gave Tom explicit instructions.
Birisi bana bunu açıklayabilir mi?Can someone explain this to me?
Benim kısa bir açıklamam var.I have a brief statement.
Bunun için geçerli bir açıklamam var.I have a possible explanation for that.
Ben zaten bunu sana iki kez açıkladım.I've already explained it to you twice.
Onu zaten açıkladım.I've already explained that.
Her zaman açık görüşlü olmaya çalıştım.I've always tried to keep an open mind.
Benim bir açıklamam var.I have an explanation.
Tom'a onu açıkladım.I've explained that to Tom.
Onu oldukça açık yaptım.I've made that quite clear.
Açıklamam yok.I have no explanation.
Bunu Tom'a açıklamalıyım.I have to explain this to Tom.
Umarım yol tariflerim açıktı.I hope my directions were clear.
Umarım ikiniz de acıkmışsınızdır.I hope you two are hungry.
Umarım hepiniz acıkmışsınızdır.I hope you're all hungry.
Bir açıklamam yok.I don't have an explanation.
Bir şey açıklamak niyetinde değilim.I don't intend to explain anything.
İlgili Sayfalar