açık ile cümle

açık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Kurt gibi acıktım.I'm hungry like the wolf.
Tom açık sözlü.Tom is frank.
Biz açıklayacağız.We'll explain.
Tom açıklayacak.Tom will explain.
Bilim birçok şeyi açıklar ama din asla açıklayamazdı.Science explains many things that religion never could explain.
Önceliklerini açıklığa kavuştur.Get your priorities straight.
Siz ikinizin birlikte yalnız olmak istediğiniz açık.It's obvious you two want to be alone together.
Bunu açıklamaya çalışın.Try to explain this.
Niçin onun hepsini Tom'a açıklamıyorsun?Why don't you explain it all to Tom?
Onu niçin açıklamıyorsun.Why don't you explain that?
Sen açıkça meşgulsün.You're clearly busy.
Çok açıksın.You're very open.
Ne açık değil.What's not clear?
Tom her şeyi açıkladı.Tom explained everything.
Tom acıklı.Tom is pathetic.
Tom açık değildi.Tom wasn't clear.
Tom açık sözlü değildi.Tom wasn't truthful.
Açık değiliz.We're not open.
Açık kaldık.We stayed clear.
Daha sonra açıklayacağız.We'll explain later.
Tom onu açıkladı.Tom explained it.
Ben açık mıyım?Am I clear?
Açıklar mısınız?Could you explain?
Herkesin ağzı açık kalmıştı.Everybody was stunned.
Size açıklanan her hakkı anlıyor musunuz?Do you understand each and every right that has been explained to you?
Açık değil mi?Isn't it obvious?
Acıklı değil mi?Isn't it pathetic?
Açık değil.It isn't obvious.
Açıklanabilir değil.It's not explainable.
Çok açık.It's so obvious.
Lütfen açıkça konuş.Please speak up.
O acıklıydı.That was pathetic.
O bir açıklama.That's one explanation.
Bu oldukça açık.That's quite obvious.
Neden bunu jüriye açıklamıyoruz?Why don't we explain it to the jury?
Bu her şeyi açıklıyor.This explains everything.
Açıklamaya çalış.Try to explain.
Sen açıkça olgunlaştın.You've obviously matured.
O çok acıklı.That's so pathetic.
O ne istediğini açıklamakta başarılı değildi.He didn't succeed in explaining what he wanted.
O açık mavi bir takım elbise giyiyor.She's wearing a light blue suit.
Bu mesele açıklığa kavuşturulmalıdır.This matter must be clarified.
Açık havada üç saat geçirdik.We spent three hours in the open air.
Neden gözlerini açık tutmuyorsun?Why don't you keep your eyes open?
Tom açıklayabilir.Tom can explain.
Tom'un açıklamasına izin vereceğim.I'll let Tom explain.
Bunun nasıl olduğunu bana ayrıntılı olarak açıkla!Explain to me in detail how it happened.
Düşünceni daha açık bir biçimde açıkla!Explain your idea more clearly.
O evlenme niyetini açıkladı.He disclosed his intentions.
Ben onu sana daha sonra açıklayacağım.I'll explain it to you later on.
Bugün gökyüzü açık.The sky's clear today.
Tom açıkça hayal kırıklığına uğradı.Tom is clearly disappointed.
Tom açıkça kaybediyor.Tom is clearly losing.
Tom açıkça kayıp.Tom is clearly lost.
Tom açıkça şaşırmış.Tom is clearly rattled.
Tom açıkça üzgün.Tom is clearly upset.
Tom açıkçası bilmiyor.Tom obviously doesn't know.
Sen onu iyi açıkladın.You explained that well.
Onu Tom'a açıkladım.I explained it to Tom.
Buzdolabı kapısı açıktı.The refrigerator door was open.
İlgili Sayfalar