açıkça ile cümle

açıkça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
O açıkça bir tür hataydı.It was obviously some kind of mistake.
Açıkçası ben bir hata yaptım.Obviously I made a mistake.
Tom Mary'yi gördüğüne açıkçası mutluydu.Tom was obviously happy to see Mary.
Tom Mary'yi gördüğüne açıkçası memnundu.Tom was obviously pleased to see Mary.
Açıkçası burada kimse yok.There's obviously nobody here.
Bu açıkça bir blöf.It's obviously a bluff.
Açıkçası Tom, olabilecekler konusunda endişeliydi.Tom was obviously worried about what might happen.
Tom her zaman düşündüğünü açıkça söyler.Tom always speaks his mind.
Çoğu insan düşüncelerini açıkça sözle ifade etmekten acizdir.Most people are incapable of verbalising their thoughts clearly.
Ben her şeyi açıkça duydum.I heard everything clearly.
Akşamleyin bana mesaj atacağını söyledin ama açıkça yalan söyledin.You said you would text me in the evening, but you lied, evidently.
Ben her zaman ona açıkça hayran oldum.I always admired her openly.
Tom açıkça bezgindi.Tom was obviously discouraged.
Açıkçası, Tom haklıydı.Obviously, Tom was right.
Tom açıkça hatalıydı.Tom was obviously wrong.
Tom açıkça ifade etti.Tom stated the obvious.
Bu Tom'u açıkça rahatsız ediyor.This clearly bothers Tom.
Bu sayılar açıkça yanlış.These numbers are clearly wrong.
O açıkça bir öncelik değilThat's clearly not a priority.
Açıkça konu o değildi.Clearly, that wasn't the case.
Açıkça o yeterli değildi.Clearly, that wasn't enough.
Açıkçası, o bir hataydı.Clearly, that was a mistake.
Tom açıkça şüpheciydi.Tom was clearly skeptical.
Bu açıkça bir hata.This is clearly a mistake.
Açıkça, hatalıydım.Clearly, I was wrong.
Bu açıkça beni ilgilendiriyor.This obviously concerns me.
Tom açıkçası güveni hak ediyor.Tom obviously deserves credit.
Farklar açıkça tartışılır.Differences are discussed frankly.
Açıkçası, ben korktum.Obviously, I was scared.
Açıkçası, cevap hayır.Clearly, the answer is no.
Mary açıkça ağlamıştı.Mary had obviously been crying.
Tom açıkça çok meşguldü.Tom was clearly very busy.
Açıkçası, ben onu inanılması zor buluyorum.Frankly, I find that hard to believe.
Açıkçası, her iki sürücü de yola dikkat etmiyordu.Clearly, both drivers weren't paying attention to the road.
Açıkçası, bizim farklı önceliklerimiz var.Clearly, we have different priorities.
Açıkça Tom ve Mary birbirinden nefret ediyor.Clearly Tom and Mary hate each other.
Ben açıkça burada bazı şeyleri ıska geçiyorum.I'm clearly missing something here.
Ben açıkçası yanlış bir şey yapıyorum.I'm clearly doing something wrong.
Açıkçası, ben fazlaca endişeli değilim.Frankly, I'm not overly concerned.
Açıkçası, bir şeyler yanlış gitti.Clearly, something has gone wrong.
Bazen açıkça düşünemiyorum.I can't think clearly sometimes.
Tom açıkça kazanandı.Tom was clearly the winner.
Bu açıkça en iyisi.This is clearly the best.
Tom'un açıkça bir amacı var.Tom clearly has a point.
Bu açıkça doğru değil.That's clearly not true.
Açıkça Tom benden nefret ediyor.Tom obviously hates me.
Tom açıkça meşgul.Tom is clearly busy.
Tom açıkça bir belanın içindeydi.Tom was clearly in trouble.
Tom açıkça zeki.Tom is clearly intelligent.
Tom açıkça bir belanın içinde.Tom is clearly in trouble.
Açıkça bir sorun var.There is clearly a problem.
Bu açıkça sahte.It's obviously fake.
Tom ne düşündüğünü açıkça söylemekten korkmaz.Tom is not afraid to speak his mind.
Tom açıkça Mary ile ilgileniyordu. O tek kişi değildi.Tom was clearly interested in Mary. He was not the only one.
Mary açıkça Tom'la ilgileniyordu. O tek kişi değildi.Mary was clearly interested in Tom. She was not the only one.
Tom açıkça onu almaz.Tom obviously doesn't get it.
Tartışmayı kaybettiğini açıkça ispatladım.I have clearly demonstrated that you've lost the argument.
Hükümet vergileri düşürmek için niyetini açıkça ifade etti.The government clearly stated its intention to lower taxes.
Açıkçası bu bir dolandırıcılık.Clearly, it's a fraud.
Pasaport açıkça sahte.The passport is clearly fake.

İlgili Sayfalar