açıkça ile cümle
açıkça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bu açıkça bir zaman kaybı.This is obviously a waste of time.
Açıkça yanlış bir şey var.There's clearly something wrong.
O açıkça sıkıntıdaydı.He was clearly in trouble.
Onun deli olduğunu açıkça görebilirsin. O astrolojiye inanmaz.You can clearly see he is crazy. He doesn't believe in astrology.
Tom kafası meşgul görünüyordu ve açıkça Mary'nin söylediklerini dinlemiyordu.Tom seemed preoccupied and clearly wasn't listening to what Mary was saying.
Tom açıkça galiptir.Tom is clearly the winner.
Tom açıkça otuzun üzerinde.Tom is clearly over thirty.
Tom duygularını açıkça belirtti.Tom has made his feelings clear.
Tom'un aklı açıkça başka bir yerde.Tom's mind is clearly elsewhere.
Tom yiyecekten hoşlanmadığını açıkça belirtti.Tom made it clear that he didn't like the food.
Tom Açıkçası hâlâ çok kızgın.Tom is obviously still very angry.
O açıkça gitmek istiyor.She clearly wants to go.
Tom açıkça yalan söyledi.Tom obviously lied.
Tom açıkça Mary'nin çekimine kapıldı.Tom is clearly attracted to Mary.
Tom açıkçası çok sinirli.Tom is obviously very nervous.
Tom açıkça idmansız.Tom is clearly out of practice.
Tom açıkça şok oldu.Tom was clearly shocked.
Tom açıkçası hâlâ çok zayıf.Tom is obviously still very weak.
Tom açıkça sizden etkilendi.Tom is clearly attracted to you.
Tom açıkça onun için geldiği şeyleri aldı.Tom obviously got what he came for.
Tom'un açıkçası şüpheleri var.Tom obviously has doubts.
Bu açıkçası kötü bir örnek.It's an evidently bad example.
Bu açıkça kötü bir örnek.It's evidently a bad example.
Açıkçası o kötü bir örnek.It's obviously a bad example.
Hollywood tarzı kültürel dans açıkça batılılara amaçlanmıştır.The Hollywood-style cultural dance was clearly aimed at westerners.
Bugün Fuji Dağı açıkça görülebilir.Today Mount Fuji can be clearly seen.
Bir şey açıkça Tom'u rahatsız ediyor.Something's clearly bothering Tom.
Durumun aciliyetini ve bu şekilde sürdürülemeyeceğini çok açıkça görüyorlar.They see very clearly that this is an emergency and that this cannot go on for long.
Açıkçası, o suçlu.Clearly, he's guilty.
Onun yüzü açıkça minnettarlık gösteriyor.His face clearly shows gratitude.
Tom açıkça mahcuptu.Tom was evidently embarrassed.
Tom açıkça aklını kaybetmiş.Tom is clearly out of his mind.
Tom'un açıkça başka seçeneği yoktur.Tom clearly has no choice.
Tom'un açıkça saklayacak bir şeyi var.Tom clearly has something to hide.
Tom açıkça hayal kırıklığına uğramış ve umutsuz.Tom is clearly frustrated and desperate.
Tom açıkça bir şey tarafından rahatsız edildi.Tom is clearly troubled by something.
Tom açıkçası bir aptal.Tom is obviously a jerk.
Tom'un açıkça bir sorunu var.Tom clearly has a problem.
Açıkça sen Tom'a kızgınsın.Clearly, you're angry with Tom.
Bu açıkça Tom için zor bir karardı.This was clearly a difficult decision for Tom.
Açıkça Tom için duyguların var.Clearly, you have feelings for Tom.
Tom açıkça yardım etmek istiyor.Tom clearly wants to help.
Tom artık ağlamıyor ama yine de açıkçası hala üzgün.Tom isn't crying anymore, but he's still obviously still upset.
Tom açıkça yıpranmış.Tom is clearly worn out.
Tom onu açıkça görebiliyordu.Tom could see it plainly.
Açıkçası, senin giydiklerini beğenmiyorum.Frankly, I don't like what you're wearing.
Tom açıkçası çok hayal kırıklığına uğradı.Tom was obviously very disappointed.
Tom açıkçası çok sarhoştu.Tom was obviously very drunk.
Tom Boston'a gitmeyi planlamadığını açıkça belirtti.Tom made it clear that he didn't plan to go to Boston.
Açıkçası bu onu yapmak için en iyi yol değil.This is obviously not the best way to do it.
Bu açıkça anlaşıldı mı?Is that clearly understood?
O, açıkçası kaçınılmazdır.That's obviously inevitable.
Açıkçası beni hatırlamıyorsun.You obviously don't remember me.
Tom evlenmek istemediğini çok açıkça ifade etti.Tom made it very clear that he didn't want to get married.
Açıkçası gitme zamanı.Obviously, it's time to leave.
Açıkçası onu görmedin.You obviously haven't seen it.
Tom dövüşmek istemediğini açıkça belirtti.Tom made it very clear that he didn't want to fight.
Bu açıkça gereklidir.It's evidently necessary.
Açıkçası Mary sarhoştu.Mary was obviously drunk.
Açıkçası Tom seni seviyor.Tom obviously loves you.