açıkça ile cümle
açıkça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Açıkçası henüz değil.Не совсем.
Açıkçası henüz değil.Не съвсем.
Açıkçası henüz değil.Поки що ні.
Açıkçası henüz değil.ובכן, עדיין לא.
Açıkçası henüz değil.ليس حتى اليوم
Açıkçası henüz değil.特定の解読法を決定づける
Açıkçası hepinizden bu büyük sorunu çözmeye nasıl yardımcı olabileceğiniz hususunda kafa yormanızı istiyorum.Francamente, preciso que todos vocês pensem como podem ajudar a resolver este enorme problema.
Açıkçası hepinizden bu büyük sorunu çözmeye nasıl yardımcı olabileceğiniz hususunda kafa yormanızı istiyorum.Ho veramente bisogno di tutti voi per pensare a come possiamo risolvere questo grande problema.
Açıkçası hepinizden bu büyük sorunu çözmeye nasıl yardımcı olabileceğiniz hususunda kafa yormanızı istiyorum.사실 저는 여러분 모두가 이 심각한 문제를 해결하는데 어떤 도움이 될지를 생각하기 원합니다.
Açıkçası hepinizden bu büyük sorunu çözmeye nasıl yardımcı olabileceğiniz hususunda kafa yormanızı istiyorum.Naprawdę, szczerze, chcę, żebyście wszyscy pomyśleli jak możecie pomóc rozwiązać ten problem.
Açıkçası hepinizden bu büyük sorunu çözmeye nasıl yardımcı olabileceğiniz hususunda kafa yormanızı istiyorum.Offen gesagt, Sie alle müssen sich darüber Gedanken machen, wie Sie zur Lösung des Problems beitragen können.
Açıkçası hepinizden bu büyük sorunu çözmeye nasıl yardımcı olabileceğiniz hususunda kafa yormanızı istiyorum.Serios, am nevoie să vă gândiţi cum puteţi ajuta la rezolvarea acestei imense probleme.
Açıkçası hepinizden bu büyük sorunu çözmeye nasıl yardımcı olabileceğiniz hususunda kafa yormanızı istiyorum.Εννοώ, ειλικρινά, θέλω όλοι σας να σκεφτείτε πώς μπορείτε να βοηθήσετε να λύσουμε αυτό το τεράστιο πρόβλημα.
Açıkçası hepinizden bu büyük sorunu çözmeye nasıl yardımcı olabileceğiniz hususunda kafa yormanızı istiyorum.Да, нам действительно нужны вы все, чтобы подумать, чем вы можете помочь в решении этой серьезной проблемы.
Açıkçası hepinizden bu büyük sorunu çözmeye nasıl yardımcı olabileceğiniz hususunda kafa yormanızı istiyorum.אני מתכוון בכנות שאני צריך שכולכם תחשבו איך אתם יכולים לסייע כדי לפתור את הבעיה הענקית הזאת.
Açıkçası hepinizden bu büyük sorunu çözmeye nasıl yardımcı olabileceğiniz hususunda kafa yormanızı istiyorum.اعني انني بامانة اريدكم جميعا ان تفكرو كيف بامكانكم حل هذه المعضله الضخمة
Açıkçası hepinizden bu büyük sorunu çözmeye nasıl yardımcı olabileceğiniz hususunda kafa yormanızı istiyorum.この大きな問題を 解決する手助けができるか そして発明家や政策立案者
Açıkçası hiçbir zaman endişelenmedim çünkü benden gözü korkacak bir erkek zaten ilgi alanıma giremez.사실 걱정해야 한다는 생각도 안 듭니다. 저를 겁먹을 남자라면 딱 제가 흥미를 못 느낄 남자이기 때문이죠.
Açıkçası hiçbir zaman endişelenmedim çünkü benden gözü korkacak bir erkek zaten ilgi alanıma giremez.Я об этом и не думала, так как меня не заинтересует мужчина, которого смущает моя успешность.
Açıkçası hiçbir zaman endişelenmedim çünkü benden gözü korkacak bir erkek zaten ilgi alanıma giremez.في الحقيقة لم يخطر على بالي أن أقلق لأن الرجل الذي يشعر بالتهديد مني هو الرجل الذي لا أميل له ابداً.
Açıkçası hiçbir zaman endişelenmedim çünkü benden gözü korkacak bir erkek zaten ilgi alanıma giremez.私に対して臆病になるような男性は 私が一切興味を持たない男性だからです (笑) (拍手)
Açıkçası iki doğru da doğru gibi gözükmüyor şu an.A upřímně, žádná z nich...Myslím, ne žádná.
Açıkçası iki doğru da doğru gibi gözükmüyor şu an.Dan sejujurnya, bukannya saya mengira.
Açıkçası iki doğru da doğru gibi gözükmüyor şu an.E francamente non credo che neanche quella
Açıkçası iki doğru da doğru gibi gözükmüyor şu an.En eerlijk gezegd, geen van beide -- denk ik, nee beide niet.
Açıkçası iki doğru da doğru gibi gözükmüyor şu an.E sinceramente, nenhum deles... eu acho, não importa.
Açıkçası iki doğru da doğru gibi gözükmüyor şu an.Et franchement, aucune de... Je suppose, non aucune.
Açıkçası iki doğru da doğru gibi gözükmüyor şu an.Hernede har vi også nogle muligheder.
Açıkçası iki doğru da doğru gibi gözükmüyor şu an.I żadna -- wydaje mi się, nie, żadna.
Açıkçası iki doğru da doğru gibi gözükmüyor şu an.솔직히 말하면 둘 다 답이 아닐 것 같은데
Açıkçası iki doğru da doğru gibi gözükmüyor şu an.Nói thẳng ra, tôi chưa xét đường thẳng nào cả
Açıkçası iki doğru da doğru gibi gözükmüyor şu an.Och uppriktigt sakt, ingen av-- Jag gissar, nej varken eller.
Açıkçası iki doğru da doğru gibi gözükmüyor şu an.Und offen gesagt, weder -- Ich vermute, kein weder.
Açıkçası iki doğru da doğru gibi gözükmüyor şu an.Y francamente, ni de--supongo, no tampoco.
Açıkçası iki doğru da doğru gibi gözükmüyor şu an.И откровенно, ничего другого -- я думаю, не подойдет
Açıkçası iki doğru da doğru gibi gözükmüyor şu an.І чесно кажучи, жодна з _ Ні, я думаю не підійде.
Açıkçası iki doğru da doğru gibi gözükmüyor şu an.ולמעשה גם לא....
Açıkçası iki doğru da doğru gibi gözükmüyor şu an.وصراحة، لا--أنا أعتقد، لا لا.
Açıkçası iki doğru da doğru gibi gözükmüyor şu an.この 1 つは、線以下なので
Açıkçası, itiraf etmeliyim ki사실, 고백해야 할 것은
Açıkçası, itiraf etmeliyim ki Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.Bene devo ammettere che ho avuto anche una ragione del tutto personale per costruire "Mathematica".
Açıkçası, itiraf etmeliyim ki Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.Bueno, debo admitir, de hecho, que yo tenía una razón muy egoísta para construir Mathematica.
Açıkçası, itiraf etmeliyim ki Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.Eh bien, je dois admettre que, en fait, que j'avais aussi une raison très égoïste pour construire Mathematica.
Açıkçası, itiraf etmeliyim ki Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.Ei bine, trebuie să recunosc, de fapt, că am avut și un motiv foarte egoist pentru a concepe Mathematica.
Açıkçası, itiraf etmeliyim ki Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.Ik moet toegeven dat ik Mathematica ook uit eigenbelang heb gemaakt.
Açıkçası, itiraf etmeliyim ki Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.Muszę się jednak przyznać, że miałem bardzo egoistyczny powód by zrobić program Mathematica.
Açıkçası, itiraf etmeliyim ki Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.Nos, meg kell vallanom, hogy valójában volt egy nagyon önző célom is a Mathematica megépítésével.
Açıkçası, itiraf etmeliyim ki Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.Nun, ich muss zugeben, eigentlich hatte ich einen sehr egoistischen Grund, um Mathematica zu erschaffen.
Açıkçası, itiraf etmeliyim ki Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.Saya harus akui, sebenarnya, bahwa saya juga mempunyai alasan yang sangat egois dalam membangun Mathematica.
Açıkçası, itiraf etmeliyim ki Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.Tôi phải thừa nhận rằng thật ra tôi đã có một lý do rất ích kỷ khi viết Mathematica.
Açıkçası, itiraf etmeliyim ki Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.Должен признаться, что при создании Mathematica мною двигал и один эгоистичный мотив.
Açıkçası, itiraf etmeliyim ki Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.Трябва да призная всъщност, че имах доста егоистична причина, за да изградя Математика.
Açıkçası, itiraf etmeliyim kiובכן, עליי להודות שלמעשה
Açıkçası, itiraf etmeliyim kiحسنا، يجب علي أن أعترف
Açıkçası, itiraf etmeliyim kiとても利己的な理由だったことを打ち明けなければなりません
Açıkçası, kalp krizi, kalp durmasına neden olabilecek tek şey değil.Ehrlich gesagt, ein Herzinfarkt ist nicht die einzige mögliche Ursache für einen Herzstillstand.
Açıkçası, kalp krizi, kalp durmasına neden olabilecek tek şey değil.En eerlijk gezegd is een hartaanval niet het enige dat een hartstilstand kan veroorzaken.
Açıkçası, kalp krizi, kalp durmasına neden olabilecek tek şey değil.Francamente, o ataque cardíaco não é a única coisa que leva a parada cardíaca.
Açıkçası, kalp krizi, kalp durmasına neden olabilecek tek şey değil.Franchement, la crise cardiaque n'est pas la seule chose qui peut causer un arrêt cardiaque.
Açıkçası, kalp krizi, kalp durmasına neden olabilecek tek şey değil.실제로, heart attack이 심장마비를 일으키는 유일한 원인은 아닙니다.