açıkça ile cümle
açıkça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Açıkçası çalışmak için bir laboratuvara ihtiyacım vardı çünkü okuduğum okulda yeterli ekipman yoktu.Musiałam oczywiście znaleźć laboratorium, ponieważ w szkole nie było odpowiedniego sprzętu.
Açıkçası çalışmak için bir laboratuvara ihtiyacım vardı çünkü okuduğum okulda yeterli ekipman yoktu.Natürlich musste ich ein Labor finden, da es die entsprechende Ausrüstung in der Schule nicht gab.
Açıkçası çalışmak için bir laboratuvara ihtiyacım vardı çünkü okuduğum okulda yeterli ekipman yoktu.Nu nog een lab vinden om eraan te werken. Dat soort apparatuur vond je niet op school.
Açıkçası çalışmak için bir laboratuvara ihtiyacım vardı çünkü okuduğum okulda yeterli ekipman yoktu.Očividně jsem musela najít laboratoř, kde bych mohla pracovat, protože ve škole jsem neměla vhodné vybavení.
Açıkçası çalışmak için bir laboratuvara ihtiyacım vardı çünkü okuduğum okulda yeterli ekipman yoktu.Ovviamente dovevo trovare un laboratorio in cui lavorare perché a scuola non c'era quello che mi serviva.
Açıkçası çalışmak için bir laboratuvara ihtiyacım vardı çünkü okuduğum okulda yeterli ekipman yoktu.Tinha que encontrar um laboratório, porque eu não tinha o equipamento na minha escola.
Açıkçası çalışmak için bir laboratuvara ihtiyacım vardı çünkü okuduğum okulda yeterli ekipman yoktu.Ами очевидно трябваше да намеря лаборатория, където да работя, понеже нямах необходимото оборудване в училище.
Açıkçası çalışmak için bir laboratuvara ihtiyacım vardı çünkü okuduğum okulda yeterli ekipman yoktu.Очевидно, я должна была найти лабораторию, так как в моей школе не было необходимого оборудования.
Açıkçası çalışmak için bir laboratuvara ihtiyacım vardı çünkü okuduğum okulda yeterli ekipman yoktu.טוב אז ברור שהייתי צריכה למצוא מעבדה לעבוד בה בגלל שלא היה לי את הציוד הנדרש בבית הספר.
Açıkçası çalışmak için bir laboratuvara ihtiyacım vardı çünkü okuduğum okulda yeterli ekipman yoktu.بالتأكيد اضطررت إلى ايجاد مختبر كي أعمل فيه .لأنني لا أملك التجهيزات اللازمة في مدرستي
Açıkçası çalışmak için bir laboratuvara ihtiyacım vardı çünkü okuduğum okulda yeterli ekipman yoktu.私の学校には設備がなかったからです 簡単だろうと思っていましたが
Açıkçası çapraz çarpım, bizim gerçek yaşam sezgisine sahip olmadığımız birçok kavramda kullanılıyor. -האמת היא שמשתמשים במכפלה הווקטורית בנושאים שונים אותם אנו לא פוגשים
Açıkçası çapraz çarpım, bizim gerçek yaşam sezgisine sahip olmadığımız birçok kavramda kullanılıyor. -坦白说 我要告诉大家 矢量积在很多概念中都有涉及
Açıkçası çok sayıda ve çok çeşitli büyük şirketler gördüm:저도 많이 경험한 건데요, 대기업들은 대개
Açıkçası çok sayıda ve çok çeşitli büyük şirketler gördüm:رأيت عدة أنواع من الشركات الكبرى تقول
Açıkçası çok sayıda ve çok çeşitli büyük şirketler gördüm:"次の企画会議で決めましょう"という言葉です
Açıkçası daha iyi bir tanım bulamazdımCož je, upřímně, nejlepší definice, kterou jsem našel.
Açıkçası daha iyi bir tanım bulamazdım이건 솔직히 제가 찾을 수 있는 가장 좋은 정의였어요
Açıkçası daha iyi bir tanım bulamazdımSzczerze mówiąc, najlepsza definicja jaką znalazłem.
Açıkçası daha iyi bir tanım bulamazdımЩо, відверто кажучи, є найкращим визначенням зі знайдених мною.
Açıkçası daha iyi bir tanım bulamazdımזאת ההגדרה הטובה ביותר שהצלחתי למצוא.
Açıkçası daha iyi bir tanım bulamazdım単純に言葉だけで、これらの概念に関して多くの情報
Açıkçası doğrudan rafineride kullannılacak yakıt olarak da kullanılabilir.Każdy z tych produktów jest częściowo zużywany przez rafinerię.
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur."."Ärligt talat, det finns ingen du inte kan lära dig att älska när du en gång hört deras historia."
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur."."Eerlijk, er is niemand die je niet zou kunnen leren liefhebben zodra je hun verhaal hebt gehoord."
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur."."Es gibt niemanden, den man nicht lieben lernen könnte, nachdem man seine Geschichte gehört hat."
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur."."Francamente, não há ninguém que não se possa aprender a amar "depois de ouvida a sua história."
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur."."Francamente, no hay nadie a quien no podrías aprender a amar después de haber escuchado su historia".
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur."."Francamente, non c'è nessuno che non possiate imparare ad amare dopo aver sentito la loro storia."
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur.".그것은 "솔직히, 일단 그들의 이야기를 들으면 모든 사람이 사랑을 배울 수 있다." 입니다.
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur."."Őszintén szólva, nincs olyan, akit nem tudnál megszeretni, miután meghallgattad a történetét."
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur."."Szczerze mówiąc, nie ma ludzi, których nie pokochałoby się po wysłuchaniu ich historii".
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur."."Thật ra thì chẳng có một ai mà bạn không thể học cách yêu thương một khi bạn đã nghe câu chuyện của họ."
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur."."Úprimne, niet nikoho, koho by si sa nemohol naučiť milovať, ak si si raz vypočul jeho príbeh."
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur."."Ειλικρινά, αποκλείεται να μη μάθεις να αγαπάς κάποιον μόλις μάθεις την ιστορία του".
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur."."Невозможно остаться равнодушным к человеку, рассказавшему вам свою историю".
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur."."Честно казано, няма човек, който да не заобичаш, когато чуеш историята му."
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur.".שאמר, "האמת, אין מישהו שאי-אפשר ללמוד לאהוב אחרי ששומעים את הסיפור שלו."
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur.".يقول، "بصراحة، ليس هناك أي شخص لن تستطيع تعلم حبه حين تسمع قصته."
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur.".「はっきり言って その人の物語を聞くと 愛せない人なんて誰もいないのです」 私はこう解釈したいのです
Açıkçası, eğer bu dersi izliyorsanız, internet üzerinden izliyorsunuz.Evident, dacă urmărești acest curs, îl urmărești pe Internet.
Açıkçası, eğer bu dersi izliyorsanız, internet üzerinden izliyorsunuz.Ezt a kurzust is az interneten nézitek.
Açıkçası, eğer bu dersi izliyorsanız, internet üzerinden izliyorsunuz.당연히 이 강의를 보고있다면, 인터넷을 이용해서 보고있는거겠죠.
Açıkçası, eğer bu dersi izliyorsanız, internet üzerinden izliyorsunuz.Manifestement, si vous regardez cette video. Vous la regardez sur internet.
Açıkçası, eğer bu dersi izliyorsanız, internet üzerinden izliyorsunuz.Oczywiście, jeśli oglądacie ten wykład, oglądacie go przez internet.
Açıkçası, eğer bu dersi izliyorsanız, internet üzerinden izliyorsunuz.Ovviamente, se stai guardando questa lezione, la guardi attraverso internet.
Açıkçası, eğer bu dersi izliyorsanız, internet üzerinden izliyorsunuz.Rõ ràng, nếu bạn đang xem bài diễn thuyết này. Bạn đang xem nó qua Internet.
Açıkçası, eğer bu dersi izliyorsanız, internet üzerinden izliyorsunuz.Samozřejmě, pokud se díváš na tuto lekci. Díváš se na ni s pomocí internetu.
Açıkçası, eğer bu dersi izliyorsanız, internet üzerinden izliyorsunuz.Tentu saja, jika anda menonton kuliah ini, anda menontonnya dari internet.
Açıkçası, eğer bu dersi izliyorsanız, internet üzerinden izliyorsunuz.Vanzelfsprekend, als je deze lezing aan het bekijken bent, bekijk je deze over het internet.
Açıkçası, eğer bu dersi izliyorsanız, internet üzerinden izliyorsunuz.Was ja offensichtlich ist, wenn Sie gerade diese Vorlesung ansehen. Sie sehen es über das Internet an.
Açıkçası, eğer bu dersi izliyorsanız, internet üzerinden izliyorsunuz.Προφανώς αν παρακολουθείς αυτή την διάλεξη, την παρακολουθείς μέσω του διαδικτύου.
Açıkçası, eğer bu dersi izliyorsanız, internet üzerinden izliyorsunuz.Очевидно, ви дивитеся цю лекцію. Ви дивитеся її завдяки інтернету.
Açıkçası, eğer bu dersi izliyorsanız, internet üzerinden izliyorsunuz.Очевидно, если вы смотрите эту лекцию, вы делаете это с помощью интернета.
Açıkçası, eğer bu dersi izliyorsanız, internet üzerinden izliyorsunuz.كنت تشاهد هذه المحاضرة، فإنك تشاهدها عبر الإنترنت. كيف تعمل
Açıkçası, eğer bu dersi izliyorsanız, internet üzerinden izliyorsunuz.一体なぜこんなことができるのか?誰が創ったのか? これらは木の上に勝手にできた訳じゃない。
Açıkçası, eğer Geithner'in planının bu versiyonu gerçekleşirse, bunu nasıl önleyebilirsiniz bilmiyorum. -Upřímně nevím, jak lze zabránit tomu, aby se toto stávalo.
Açıkçası, e'nin elementer kelimesinden mi yoksa elektrondan mı geldiğini tam olarak bilmiyorum. -솔직히 말하면, 이게 elementary에서 따온건지, electron에서 따온건지 정확히는 모르겠지만요.
Açıkçası, e'nin elementer kelimesinden mi yoksa elektrondan mı geldiğini tam olarak bilmiyorum. -E para ser franco, eu não tenho certeza se e está para elementares ou e significa elétron.
Açıkçası, e'nin elementer kelimesinden mi yoksa elektrondan mı geldiğini tam olarak bilmiyorum. -E per essere franco, non sono sicuro se e sta per elementare o per elettrone,