açığa ile cümle

açığa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ormanı açıyor, içindeki ağaçları açığa çıkarıyor.Feltárja az erdőt, és megmutatja benne a fákat.
Ormanı açıyor, içindeki ağaçları açığa çıkarıyor.Het verheldert het bos, je ziet de bomen erin.
Ormanı açıyor, içindeki ağaçları açığa çıkarıyor.숲을 치워 버리고 그 안의 나무를 보이게 하는 것처럼 말이죠.
Ormanı açıyor, içindeki ağaçları açığa çıkarıyor.Limpa a floresta, revela as árvores no seu interior.
Ormanı açıyor, içindeki ağaçları açığa çıkarıyor.Luminează pădurea, revelează copacii dinăuntru.
Ormanı açıyor, içindeki ağaçları açığa çıkarıyor.Nó dọn đám rừng, tiết lộ các cây bên trong
Ormanı açıyor, içindeki ağaçları açığa çıkarıyor.Pročistí les a odhalí stromy.
Ormanı açıyor, içindeki ağaçları açığa çıkarıyor.Przerzedza last i pokazuje drzewa.
Ormanı açıyor, içindeki ağaçları açığa çıkarıyor.Rozjasní celý les a odhalí jednotlivé stromy v ňom.
Ormanı açıyor, içindeki ağaçları açığa çıkarıyor.Schiarisce la foresta, ne rivela gli alberi all'interno.
Ormanı açıyor, içindeki ağaçları açığa çıkarıyor.Καθαρίζει το δάσος, αποκαλύπτει τα δέντρα στο εσωτερικό.
Ormanı açıyor, içindeki ağaçları açığa çıkarıyor.Изчиства гората, разкрива дърветата в нея.
Ormanı açıyor, içindeki ağaçları açığa çıkarıyor.Он расчищает лес, позволяя разглядеть отдельные деревья.
Ormanı açıyor, içindeki ağaçları açığa çıkarıyor.מנקה את התמונה, כך שניתן לראות מה שקורה בפנים.
Ormanı açıyor, içindeki ağaçları açığa çıkarıyor.كأنها تنظف الغابه وتكشف الأشجار في داخلها.
Ormanı açıyor, içindeki ağaçları açığa çıkarıyor.全体から区別する事で
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.Ale nieto ničoho ukrytého, čo by nemalo byť odkryté, ani tajného, čo by sa nemalo zvedieť.
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.Boć nie jest nic skrytego, co by objawione być nie miało, ani tajemnego czego by się dowiedzieć nie miano.
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.Chẳng có sự gì giấu mà không phải lộ ra , chẳng có sự gì kín mà không được biết .
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.Chẳng có sự gì giấu mà không phải lộ ra, chẳng có sự gì kín mà không được biết.
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.Ei ole mitään peitettyä, mikä ei tule paljastetuksi, eikä mitään salattua, mikä ei tule tunnetuksi.
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.Es ist aber nichts verborgen, das nicht offenbar werde, noch heimlich, das man nicht wissen werde.
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.Il n`y a rien de caché qui ne doive être découvert, ni de secret qui ne doive être connu.
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.Intet är förborgat, som icke skall bliva uppenbarat, och intet är fördolt, som icke skall bliva känt.
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.감추인 것이 드러나지 않을 것이 없고 숨은 것이 알려지지 않을 것이 없나니
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.Mas nada há encoberto, que não haja de ser descoberto; nem oculto, que não haja de ser conhecido.
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.Men intet er skjult som ikke skal bli åpenbaret, og intet er dulgt som ikke skal bli kjent;
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.Men intet er skjult, som jo skal åbenbares, og intet er lønligt, som jo skal blive kendt.
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.Mert nincs oly rejtett dolog, mely napfényre ne jõne; és oly titok, mely ki ne tudódnék.
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.Neboť nic není skrytého, což by nemělo býti zjeveno; ani jest co tajného, ješto by nemělo býti zvědíno.
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.Nič pa ni skritega, kar se ne bo odkrilo, in skrivnega, kar se ne bo zvedelo.
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.Non c'è nulla di nascosto che non sarà svelato, né di segreto che non sarà conosciuto
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.Nu este nimic acoperit, care nu va fi descoperit, nici ascuns, care nu va fi cunoscut.
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.Porque no hay nada encubierto que no haya de ser revelado, ni oculto que no haya de ser conocido
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.Wat verborgen is, zal aan de dag komen.
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.Αλλα δεν ειναι ουδεν κεκαλυμμενον, το οποιον δεν θελει ανακαλυφθη, και κρυπτον, το οποιον δεν θελει γνωρισθη
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.Нет ничего сокровенного, что не открылось бы, и тайного, чего не узнали бы.
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.Нїчого бо нема закритого, що не відкриєть ся, анї захованого, що не виявить ся.
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.Няма нищо покрито, което не ще се открие, и тайно, което не ще се узнае.
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.ואין דבר מכסה אשר לא יגלה ואין נעלם אשר לא יודע׃
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.فليس مكتوم لن يستعلن ولا خفي لن يعرف.
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.掩 蓋 的 事 、 沒 有 不 露 出 來 的 . 隱 藏 的 事 、 沒 有 不 被 人 知 道 的
Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur.掩蓋 的 事 、 沒 有 不 露出 來 的 . 隱藏 的 事 、 沒 有 不被 人 知道 的
Özellikle, neden ahlaksızlık gördüğümüzü açığa çıkarıyor.Đặc biệt là, nó cho chúng ta biết vì sao chúng ta có thể nhận thấy sự vô đạo đức.
Özellikle, neden ahlaksızlık gördüğümüzü açığa çıkarıyor.Em particular, diz-nos porque vemos imoralidade.
Özellikle, neden ahlaksızlık gördüğümüzü açığa çıkarıyor.En particular, nos dice por qué vemos inmoralidad.
Özellikle, neden ahlaksızlık gördüğümüzü açığa çıkarıyor.En particulier, elle nous dit pourquoi nous voyons de l'immoralité.
Özellikle, neden ahlaksızlık gördüğümüzü açığa çıkarıyor.Es erzählt uns nämlich, warum wir unmoralisches Verhalten erfahren.
Özellikle, neden ahlaksızlık gördüğümüzü açığa çıkarıyor.Het vertelt ons vooral waarom we immoraliteit zien.
Özellikle, neden ahlaksızlık gördüğümüzü açığa çıkarıyor.In particolare, ci dice perché vediamo l'immoralità.
Özellikle, neden ahlaksızlık gördüğümüzü açığa çıkarıyor.I særdeleshed, fortæller den os hvorfor vi ser noget til at være umoralsk.
Özellikle, neden ahlaksızlık gördüğümüzü açığa çıkarıyor.Kiváltképpen arra mutat rá, hogy miért létezik erkölcstelenség.
Özellikle, neden ahlaksızlık gördüğümüzü açığa çıkarıyor.특별히, 그것은 우리에게 우리가 비도덕성을 보는 이유에 대해 말해줍니다
Özellikle, neden ahlaksızlık gördüğümüzü açığa çıkarıyor.Mai exact, ea ne spune de ce observăm imoralitatea.
Özellikle, neden ahlaksızlık gördüğümüzü açığa çıkarıyor.Obzvlášť nám to hovorí, prečo vidíme nemorálnosť.
Özellikle, neden ahlaksızlık gördüğümüzü açığa çıkarıyor.Pada dasarnya, hal ini memberi tahu mengapa kita melihat ketidakmoralan.
Özellikle, neden ahlaksızlık gördüğümüzü açığa çıkarıyor.Se nimenomaan kertoo meille, miksi näemme moraalittomuutta.
Özellikle, neden ahlaksızlık gördüğümüzü açığa çıkarıyor.W szczególności pokazuje, dlaczego dostrzegamy niemoralność.
Özellikle, neden ahlaksızlık gördüğümüzü açığa çıkarıyor.Zejména díky tomu víme, proč vnímáme nemorálnost.
Özellikle, neden ahlaksızlık gördüğümüzü açığa çıkarıyor.Συγκεκριμένα μας λέει γιατί βλέπουμε ανηθικότητα.

İlgili Sayfalar