açığa ile cümle
açığa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu dünyanın yaratım ilkelerini açıga çıkarıp gerçegi ararız.Vi blottlägger världens grundprinciper och söker sanningen.
Bu dünyanın yaratım ilkelerini açıga çıkarıp gerçegi ararız.Ξεγυμνώνουμε τις αρχές του κόσμου, αναζητούμε την αλήθεια.
Bu dünyanın yaratım ilkelerini açıga çıkarıp gerçegi ararız.Мы открываем принципы возникновения мира и ищём истину.
Bu, en derin içgörülerden biridir; buradan açığa çıkacaktır.Ez a legmélyebb bepillantások egyikét fogja feltárni.
Bu, en derin içgörülerden biridir; buradan açığa çıkacaktır.Une des compréhensions intuitives LES PLUS PROFONDES va s'en voir révélée...
Bu işlemi tekrarlıyor olacak, burada açığa satacak ve burada ise pozisyonunu kapatacak.A jen budou pokračovat. Shortovat tady a uzavírat obchod tady.
Bu işlemi tekrarlıyor olacak, burada açığa satacak ve burada ise pozisyonunu kapatacak.Et donc il continue ses négociations... Il vendrait ici et se couvre là...
Bu işlemi tekrarlıyor olacak, burada açığa satacak ve burada ise pozisyonunu kapatacak.그들은 여기서 팔고, 여기서 커버하는 것이지요.
Bu işlemi tekrarlıyor olacak, burada açığa satacak ve burada ise pozisyonunu kapatacak.彼らは、ここで売って、ここでカバーします。 これは実際に株に何をもたらすでしょうか?
Bu ışık... Size de tümü çocuktan doğuyor, ondan açığa çıkıyormuş gibi gelmiyor mu?En het lijkt er bijna op dat het punt waar hij zich op focust
Bu kadar su olunca... ayrıştırıp hidrojen ve oksijen açığa çıkarabilirim!Com toda esta água... ... posso decompô-la para produzir hidrogénio e oxigénio!
Bu kadar su olunca... ayrıştırıp hidrojen ve oksijen açığa çıkarabilirim!Med så här mycket vatten- -kan jag omvandla det till väte och syre!
Bu kadar su olunca... ayrıştırıp hidrojen ve oksijen açığa çıkarabilirim!Med så meget vand - - kan jeg forvandle det til brint og ilt!
Bu kadar su olunca... ayrıştırıp hidrojen ve oksijen açığa çıkarabilirim!Przy tej ilości wody mogę ją rozłożyć na tlen i wodór.
Bu kadar su olunca... ayrıştırıp hidrojen ve oksijen açığa çıkarabilirim!Toda esta agua... ¡puedo descomponerla para producir hidrógeno y oxígeno!
Bu kadar su olunca... ayrıştırıp hidrojen ve oksijen açığa çıkarabilirim!Vettä on niin paljon- -että voin hajottaa sen vedyksi ja hapeksi.
Bu kadar su olunca... ayrıştırıp hidrojen ve oksijen açığa çıkarabilirim!Με τόσο νερό... Μπορώ να το αποσυνθέσω σε υδρογόνο και οξυγόνο! ΦΟΥΛΜΕΤΑΛ ΑΛΚΕΜΙΣΤ Τζιν Χάβοκ
Bu kadar su olunca... ayrıştırıp hidrojen ve oksijen açığa çıkarabilirim!С таким количеством воды... я могу разложить это на водород и кислород! ДЖИН ХЭВОК
Bu kesinlik seviyesi, bir yenileşim (inovasyon) fırtınası açığa çıkardı.Acest nivel de precizie a dezlănţuit o furtună de inovaţii.
Bu kesinlik seviyesi, bir yenileşim (inovasyon) fırtınası açığa çıkardı.A pontosságnak ez a szintje az újítások egész áradatát szabadította el.
Bu kesinlik seviyesi, bir yenileşim (inovasyon) fırtınası açığa çıkardı.Ce niveau de précision a déclenché une avalanche d'innovations.
Bu kesinlik seviyesi, bir yenileşim (inovasyon) fırtınası açığa çıkardı.Dette niveau af akkurathed har medført en storm af innovation.
Bu kesinlik seviyesi, bir yenileşim (inovasyon) fırtınası açığa çıkardı.Diese hohe Treffsicherheit hat einen Sturm an Innovationen ausgelöst.
Bu kesinlik seviyesi, bir yenileşim (inovasyon) fırtınası açığa çıkardı.Este nível de precisão deu início a uma avalanche de inovações.
Bu kesinlik seviyesi, bir yenileşim (inovasyon) fırtınası açığa çıkardı.Este nivel de precisión ha desatado una tormenta de innovación.
Bu kesinlik seviyesi, bir yenileşim (inovasyon) fırtınası açığa çıkardı.Het precisieniveau gaf ruimte aan vele innovaties.
Bu kesinlik seviyesi, bir yenileşim (inovasyon) fırtınası açığa çıkardı.Il livello di precisione ha dato origine a una rivoluzione dell'innovazione.
Bu kesinlik seviyesi, bir yenileşim (inovasyon) fırtınası açığa çıkardı.이 정도 수준의 정확성은 혁신의 불길을 일으켰습니다.
Bu kesinlik seviyesi, bir yenileşim (inovasyon) fırtınası açığa çıkardı.Mức độ chuẩn xác đã mở đường cho cả một cơn lốc cải tiến.
Bu kesinlik seviyesi, bir yenileşim (inovasyon) fırtınası açığa çıkardı.Taki stopień dokładności pozwolił na znaczące innowacje.
Bu kesinlik seviyesi, bir yenileşim (inovasyon) fırtınası açığa çıkardı.Αυτό το επίπεδο ακρίβειας έχει απελευθερώσει μια θύελλα από καινοτομίες.
Bu kesinlik seviyesi, bir yenileşim (inovasyon) fırtınası açığa çıkardı.Такой уровень точности дал толчок огромному количеству инноваций.
Bu kesinlik seviyesi, bir yenileşim (inovasyon) fırtınası açığa çıkardı.Това ниво на точност беше началото на вълна от иновации.
Bu kesinlik seviyesi, bir yenileşim (inovasyon) fırtınası açığa çıkardı.רמת דיוק זו הציתה סופת-אש של חידושים.
Bu kesinlik seviyesi, bir yenileşim (inovasyon) fırtınası açığa çıkardı.هذا المستوى من الدقة أطلق العنان لعاصفة من الإبتكارات .
Bu kesinlik seviyesi, bir yenileşim (inovasyon) fırtınası açığa çıkardı.イノベーション爆発を引き起こしました 今日ここに来るのに携帯カーナビや
Bunu kesinlikle açığa kavuşturmak istiyorum.이것들을 깨끗하게 지워줍니다
Bunu kesinlikle açığa kavuşturmak istiyorum.Zetrę to dla jasności.
Bunu kesinlikle açığa kavuşturmak istiyorum.Искам да изясня това.
Bunu kesinlikle açığa kavuşturmak istiyorum.يحتوي على هذا اريد ان اوضح هذا
Bu olanlar açığa çıkarsa suçu bana yükleyin.Hvis det kommer ud, skal I beskylde mig for det hele.
Bu olanlar açığa çıkarsa suçu bana yükleyin.Jeśli cokolwiek wyjdzie na jaw, całą winą obarczycie mnie.
Bu olanlar açığa çıkarsa suçu bana yükleyin.Jos se joskus tulee ilmi, syyttäkää minua.
Bu olanlar açığa çıkarsa suçu bana yükleyin.Om det kommer ut kan ni skylla helt och hållet på mig.
Bu olanlar açığa çıkarsa suçu bana yükleyin.Se isto se vier a descobrir, ponham as culpas em cima de mim.
Bu olanlar açığa çıkarsa suçu bana yükleyin.Se qualcosa dovesse trapelare, date tutta la colpa a me.
Bu olanlar açığa çıkarsa suçu bana yükleyin.Si se llega a saber algo de esto, echadme toda la culpa a mí.
Bu olanlar açığa çıkarsa suçu bana yükleyin.Αν μαθευτεί κάτι, να κατηγορήσετε εμένα.
Bu olanlar açığa çıkarsa suçu bana yükleyin.Если об этом станет известно, всю вину возложите на меня.
Burada açığa satacak, burada sattığı hisseyi geri alıp pozisyonunu kapatacak.A bude shortovat tady a potom uzavírat obchod tady.
Burada açığa satacak, burada sattığı hisseyi geri alıp pozisyonunu kapatacak.여기서 공매하고, 여기서 커버합니다.
Burada açığa satacak, burada sattığı hisseyi geri alıp pozisyonunu kapatacak.この様に実際、一番上がる時と一番下がる時を、
Burada açığa satış yapıyor.Il vend à découvert ici...
Burada açığa satış yapıyor.그들은 여기서 공매를 하겠지요.
Burada açığa satış yapıyor.Tady shortuje.
Burada açığa satış yapıyor.空売りとは、どういう事ですか?
Burada bu çizgi yazın sağ balinaların önemli bir beslenme bölgelerini açığa çıkarıyor.Het blijkt dat deze vaarweg in de zomer midden door een belangrijk foerageergebied van de noordkapers gaat.
Burada bu çizgi yazın sağ balinaların önemli bir beslenme bölgelerini açığa çıkarıyor.Il se trouve que ces voies vont droit au travers d'une zone de nourriture des baleines franche à l'été.
Burada bu çizgi yazın sağ balinaların önemli bir beslenme bölgelerini açığa çıkarıyor.알고보니 여름 시즌에는 이 항로가 참고래들의 주요 영양 보급 지역을 지나가고 있었습니다.
Burada bu çizgi yazın sağ balinaların önemli bir beslenme bölgelerini açığa çıkarıyor.Vysvitlo, že táto dráha ide priamo cez veľkú oblasť kŕmenia týchto veľrýb v letnej sezóne.