10 ile cümle
10 kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
—
HECE
6
ORT. KELİME
10 yıldır ilk kez memleketime gittim.I went back to my hometown for the first time in ten years.
10 Ekim 1972'de doğdum.I was born on October 10, 1972.
Sadece en fazla 100 dolar ödeyebilirim.I can only pay 100 dollars at most.
İşin 10.000 dolardan daha fazlaya mal olacağını tahmin ediyorum.I estimate that the work will cost more than $10,000.
Arabayı %10 indirimli aldım.I bought the car at a 10% discount.
Bugün 100 dolar harcadım.I spent 100 dollars today.
Amcama 10,000 dolar borçluyum.I'm in debt to my uncle for $10,000.
En az 10 Amerikalı ile arkadaş oldum.I became friends with at least 10 Americans.
Burada 1000 dolarlık bir birikimim var.I have a deposit of a thousand dollars here.
Ona 100 yen borçluyum.I owe him 100 yen.
Ona 100 dolar borçluyum.I owe him $100.
Ona 100.000 yen borçluyum.I owe her 100,000 yen.
10,000 dolarlık bir kaybımız oldu.We suffered a loss of 10,000 dollars.
General Motors hisse senetlerinin 10.000 hissesini satın aldık.We purchased 10,000 shares of the General Motors stock.
1000 dolar zarar tahmin ettik.We estimated the damage at 1000 dollars.
2 Mayısta saat 10 da gelebilir misin?Can you come at ten on May second?
Gelirim yüzde 10 azaldı.My income has gone down by 10 percent.
Bu kitap fillerin 100 yaşından daha fazla yaşadığını söylüyor.This book says that elephants live to be over 100 years old.
Bir tahmine göre, bu yıl çelik üretimi 100 milyon tona ulaşacak.According to an estimate, steel production will reach 100 million tons this year.
Su 100 derecede kaynar.Water boils at 100 degrees.
Su 100 santigrat derecede kaynar.Water boils at 100 degrees Celsius.
Su, 100 santigrat derece sıcaklıkta kaynar.Water boils at a temperature of 100 degrees centigrade.
Bir hafta önce sana 10,000 yen vermedim mi?Didn't I give you 10,000 yen a week ago?
Öğretmenimiz suyun 100ºC derecede kaynadığını söyledi.Our teacher said that water boils at 100ºC.
Toplam 100 dolara ulaştı.The total amounted to 100 dollars.
Kayıp 100 dolara ulaştı.The loss amounted to 100 dollars.
En fazla 100 dolar ödeyebiliriz.We can pay 100 dollars at most.
Taro, 10 yıldır Obihiro'da yaşıyor.Taro has lived in Obihiro for ten years.
Taro bankadan 10.000 yen çekti.Taro drew 10,000 yen from the bank.
Yoğun kar yağışı yüzünden, tren 10 dakika geç kaldı.Because of the heavy snow, the train was 10 minutes late.
Tokyo ve Osaka arasındaki mesafe yaklaşık 10 kilometreymiş diye duydum.I heard that the distance between Tokyo and Osaka is about 10 km.
Birdenbire, 100 işçi işten çıkarıldı.Suddenly, 100 workers were laid off.
Karbondioksit miktarı %10 arttı.The amount of carbon dioxide has increased by 10 percent.
Onun kazanacağına 10.000 yen bahse girerim.I'll bet 10,000 yen on his winning.
Ona 1000 dolar borçluyum.I owe him 1,000 dollars.
Onun evi 10,000 dolara satıldı.His house was sold for $10,000.
Onun borcu 100 dolara geldi.His debt came to 100 dollars.
Onun borçları 100,000 yene ulaştı.His debts amount to 100,000 yen.
Çalışmasında 1000'den az kitap yoktur.He has not less than 1,000 books in his study.
Onun yıllık geliri 100.000$'dan fazladır.His annual income is more than $100000.
Babası 10 yıl önce kanserden öldü.His father had died of cancer 10 years ago.
11 saniyede 100 metre koştu.He ran 100 meters in 11 seconds flat.
O bir 100 metre yarışında birincilik ödülünü aldı.He got the first prize in a 100m race.
Onun 100 dolardan az parası yok.He has not less than 100 dollars.
100 yen dolandırıldı.He was cheated of 100 yen.
Onun en fazla 100 doları var.He has at most 100 dollars.
Bunun ona 100 dolara mal olacağını hesap etti.He calculated that it would cost him 100 dollars.
Onun sadece 100 doları vardı.He only had 100 dollars.
Onun 100 dolardan daha fazla parası yok.He has no more than 100 dollars.
Onun 10,000 yenden daha fazla parası yok.He had no more than 10,000 yen.
Bir hafta önce Avrupa'ya gitmek için yola çıktı. Yani 10 mayısta.He left for Europe a week ago, that is, on the tenth of May.
İngilizcede 100 üzerinden 90 puan aldı.He got 90 marks out of 100 in English.
O, hesabından 100 dolar çekti.He drew $100 from his account.
Tasarruf hesabına 100 dolar yatırdı.He deposited 100 dollars in his saving account.
Bu ay 100 dolar bir kenara koydu.He laid by 100 dollars this month.
O, bugünden itibaren bir hafta sonra geri dönecek, yani, 10 Aralıkta.He will be back a week from today, that is, on December 10.
Son otobüsün akşam 10:50'de kalktığını söyledi.He said that the last bus leaves at 10:50 p.m.
O, bana 10.000 yen verdi.He gave me 10,000 yen.
Cüzdanından 1000 yen çıkardı.He took out a 1,000-yen note from his wallet.
O, mülteci fonuna 10.000 dolar bağışladı.He donated $10000 to the refugee fund.