10 ile cümle

10 kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
—
HECE
6
ORT. KELİME
10:00'a kadar varmaları gerekiyor.They should arrive by ten o'clock.
Onlar üç gün içinde gidiyorlar. Yani 10 Haziran'da.They are leaving in three days, that is to say June 10th.
Onların galibiyet serileri bittiği için art arda 10 oyun kaybettiler.They have lost 10 games in a row since their winning streak ended.
Galibiyet serileri bittiğinden beri üst üste 10 maç kaybettiler.They have lost 10 games in a row since their winning streak ended.
Annesi 9.10 treniyle geliyor.Her mother is arriving by the 9:10 train.
10 millik bir yarışı koşmak için yeterince güçlüydü.She was strong enough to run a 10-mile race.
10 yıldır hasta kız kardeşiyle ilgileniyor.She has been looking after her sick sister for ten years.
O iki yaşında, ama şimdiden 100'e kadar sayabiliyor.She is two years old, but she can already count to 100.
Onun, şirkette yüzde 10'luk bir hissesi var.She has a 10 percent interest in the company.
O, bir haftada ortalama 10 pound kazanır.She earns on average ten pounds a week.
Bankaya her ay 10.000 yen yatırıyor.She deposits 10,000 yen in the bank every month.
Az sayıda insan 100 yaşına kadar yaşar.Few people live to be 100 years old.
Kocam bir yılda 100,000 dolar kazanır.My husband earns $100,000 a year.
Babam öldüğünden bu yana 10 yıl geçti.Ten years have gone by since my father died.
Babam cüzdanını çıkarıp bana 10 dolar verdi.My father took out his wallet and gave me ten dollars.
Odada 100'den fazla insan var.There're more than 100 people in the room.
Tatillerde 10,000 yen fazladan ödemek zorundasın.You have to pay 10,000 yen extra on holidays.
10 dolarlık normal kurşunsuz,lütfenTen dollars of regular unleaded, please.
Randevumu 10:30'a değiştirebilir miyim?Could I change my appointment to 10:30 a.m.?
Önümüzdeki nisan burada 10 yıl çalışmış olacağım.I'll have worked here ten years next April.
O, 100 yen bozuk para değildi, o bir şişe kapağıydı.It wasn't a 100 yen coin, it was a bottle cap.
100 kiloluk bir yük azamidir.A load of 100 kilograms is the max.
Erkek arkadaşım hapse girdiğinden beri 10 gün oldu.It's been 10 days since my boyfriend went to jail.
Sana sadece 10 dakika ayırabilirim.I can spare you just 10 minutes.
Onlar 100 metre yarışında 10 saniye hedefini kıracaklar mı?Will they break the ten-second mark in the hundred-metre race?
Kadınlar genellikle erkeklerin yaşadığından 10 yıl daha uzun yaşarlar.Women usually live 10 years longer than men do.
O, 10 dakika içinde diğer tarafa vardı.She got to the other side in 10 minutes.
10.30 trenine bindim. Ancak o on dakika geç kaldı.I took the 10:30 train. However, it was ten minutes late.
Saat 1.00'de öğle yemeği yiyeceğiz. Başka bir deyişle, 10 dakika içinde.We're going to lunch at 1 o'clock. In other words, in 10 minutes.
Ben devlet okulunda çalışırken bir sınıfta 10-15 öğrencim vardı.When I was working for a public school, I had ten-fifteen students in a class.
10 yıldan beri onu ilk kez gördüm.I saw him for the first time in 10 years.
O, İngilizcede 100 üzerinden 90 aldı.He got 90% in English.
Jack 10 Ağustos'ta doğdu.Jack was born on August the tenth.
1000 yen yeterli mi?Is a thousand yen enough?
Öğretmenimiz bize suyun 100 santigrat derecede kaynadığını söyledi.Our teacher told us that water boiled at 100 degrees centigrade.
10 kağıt tabak ne kadar?How much do ten paper plates cost?
Ben 10:30'da yatarım.I go to bed at 10.30.
Trenim 7'de hareket etti ve 10'da New York'a vardı.My train left at 7 and arrived in New York at 10.
Ben saat 10'da oraya gideceğim.I'll go there at 10.
10'da giderdim.I would go at 10.
10'da gidecektim.I would go at 10.
Okul yılı 10 Nisan'da başlar.The school year begins on the 10th of April.
O sadece iki yaşında, ama 100'e kadar sayabiliyor.She is only two years old but is able to count to 100.
Bu durumda, 100 € lütfen.In this case, 100 euro please.
Doğum günüm 10 Kasım.My birthday is November 10th.
Kız kardeşim benden 10 santim daha uzun.My sister is 10 centimetres taller than I am.
Bir sonraki uçuş saat 10.00'dadır.The next flight is at 10:00.
Okulumda 1000 tane öğrenci var.There are 1000 pupils in my school.
Tren bugün 10 dakika geç kaldı.The train is 10 minutes late today.
Yaklaşık 10.000 yene mal olacak.It'll cost about 10,000 yen.
Yanında sadece 100 yeni vardı.He had only one hundred yen with him.
Öğretmenimiz, "su 100 derecede kaynar." dedi.Our teacher said, "Water boils at 100 degrees."
Bu mikroskopun 100X büyütmesi vardır.This microscope has a 100X magnification.
Sakinlerinin % 10'u Japonya'dan geliyor.10% of the inhabitants come from Japan.
Showa'nın 10. yılı, Batı takviminde 1935'dir.The 10th year of Showa is 1935 in the Western calendar.
Bugün 10 Kasım, Atatürk'ü anıyoruz.Today is November 10, we are commemorating the great leader Atatürk.
"Bu kamera ne kadar değer? " " Yaklaşık 100 dolar. ""How much is this camera worth?" "About 100 dollars."
Eski arabamı 100 dolara sattım.I sold my old car for one hundred dollars.
Biz batıya doğru 100 mil seyahat ettik.We traveled westwards for 100 miles.
Gecelik oda ücreti vergi dahil 100 dolar.The room charge is $100 a night plus tax.

İlgili Sayfalar