10 ile cümle
10 kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
—
HECE
6
ORT. KELİME
Bu otel 1000 tane misafir için yatacak yere sahiptir.This hotel has accommodations for 1000 guests.
Bu otel 100 konuğu ağırlayabilir.This hotel can accommodate 100 guests.
Bu salon maksimum 1000 kişi alır.This hall holds a maximum of 1,000 people.
Bu asansör, bir seferde 10 kişi taşıyabilir.This elevator is capable of carrying 10 persons at a time.
Burası 1025 numaralı oda. Oda servisi lütfen.This is room No. 1025. Room service, please.
O, buradan sadece 10 dakikalık yürüyüş mesafesinde.It's only ten minutes' walk from here.
Bu mağazada her şey normal fiyatından yüzde 10 indirimlidir.Everything at that store is 10 percent off the regular price.
Treniniz platform 10'dan kalkar.Your train leaves from Platform 10.
Adaya uçmak sana 100 dolara mal olacak.It will cost you $100 to fly to the island.
7,10 ve 16 nın ortalaması 11 dir.The average of 7, 10, and 16 is 11.
10'a 5 eklemek kolaydır.It is easy to add 5 to 10.
4:10 trenine binelim.Let's take the 4:10 train.
Lütfen rezervasyonu 10 Mart'a kadar yeniden onaylayın.Please reconfirm the reservation by March 10.
226 nolu uçak saat 10:30 da kalkacak.Flight 226 takes off at 10:30.
10 Ocak tarihli e-mail'imi aldın mı?Did you receive my e-mail of January 10?
Saat 11'e 10 dakika var.It is ten minutes before eleven.
10 dakikalık bir mola alalım.Let's take a 10 minute break.
10 dakika içinde döneceğim.I'll be back in ten minutes.
10 yıl önce nehrin üzerinde küçük bir köprü vardı.There used to be a small bridge over the river 10 years ago.
10:30 trenine bineceğim.I'm going to take the 10:30 train.
Sabah 10'dan önce otelden ayrılmalıyız, aksi halde Miami trenini kaçıracağız.We must leave the hotel before 10 a.m., otherwise we will miss the train for Miami.
Saat 10'dan sonra beni arama.Don't call me up after ten o'clock.
10'a kadar döneceğim.I'll come by 10.
10.40'tan 11.00'e kadar bir molamız var.We have a break from 10:40 to 11:00.
Ders 10'u baştan itibaren oku.Read Lesson 10 from the beginning.
Beş adet 10 yenlik pul aldım.I bought five ten-yen stamps.
10 dolardan daha fazla harcamak istemiyorum.I don't want to spend more than $10.
Bana 10 sent ödünç verebilir misin?Can you lend me a dime?
Oda 105 nerede?Where is Room 105?
102 F derece ateşim var.I have a fever of 102 degrees.
100 metreyi on iki saniyede koşabilir.He can run 100 meters within twelve seconds.
On iki saniyede 100 metre koşabilir.He can run 100 meters within twelve seconds.
100 dolar beni ne kadar taşıyacak merak ediyorum.I'm wondering how long $100 will carry me.
100 dolar yolculuk için tüm giderlerini karşılayacaktır.One hundred dollars will cover all your expenses for the trip.
1000 dolar büyük bir yekundur.A thousand dollars is a large sum.
Kan basıncım 155'e 105.My blood pressure is 155 over 105.
Lütfen onu Pazartesi 10:00 a kadar iade edin.Please return it by 10 a.m. Monday.
Peşinde %10 indirim veririz.We give a 10% discount for cash.
Ortalama yetenekteki işçiler şu anda yılda 10.000 dolardan fazla kazanırlar.The average skilled workers now earn over $10,000 a year.
Eski televizyon seti 10 dolara satıldı.The old television set went for 10 dollars.
Seninle istasyonda sabah 10'da buluşacağım.I will meet you at the station at 10 a.m.
Bugün 10 kilometre yürüdüm.Today I walked 10 kilometers.
Çelik üretiminin bu yıl 100 milyon tona ulaşacağı tahmin edilmektedir.Steel production is estimated to reach 100 million tons this year.
En fazla 100 dolar harcayabilirsiniz.You may spend a maximum of 100 dollars.
Dün saat 10.00'da dışarıda yüzlerce kişi vardı.At 10 o'clock yesterday, there were hundreds of people outside.
Geçen yıl çelik üretiminin 100 milyon tona ulaştığı tahmin edilmektedir.Steel production is estimated to have reached 100 million tons last year.
Çelik üretimi geçen yıl tahmini olarak 100 milyon tona ulaştı.Steel production reached an estimated 100 million tons last year.
İlk başta her insan 10 ABD doları ödemişti.At first each man had paid $10.
Çocuklara akşam 10'a kadar yatmamalarına izin verildi.The children were allowed to stay up till 10 p.m.
Bu sınava hazırlanmak en az 10 saatimi alacaktır.It will take me no less than 10 hours to prepare for the exam.
Ona verdiğim para miktarı, 10.000 doları buluyor.The money I have given him amounts to $10,000.
Üniversitemiz her yıl 1000 öğrenci mezun ediyor.Our university graduates 1,000 students every year.
Suyun 100 derece kaynadığını biliyoruz.We know that water boils at 100 degrees.
Onun kayıplarının 100 dolar olduğunu tahmin ettik.We estimated his losses at 100 dollars.
10 dolarlık ödenmemiş bir borcum var.I have an outstanding debt of 10 dollars.
Benim saatime göre 10:00.It is ten o'clock by my watch.
Benim eski arabam bana 100 dolar getirdi.My old car brought me $100.
Ben on dakika geç kalan 10.30 trenine bindim.I took the 10:30 train, which was ten minutes late.
10:00'a kadar onu bekledim.I waited up for him until ten o'clock.
Saat 10'dan sonra dışarıda kalmam yasak.I am forbidden to stay out after 10 o'clock.