Son süürüm 8.3.2 ücretsiz olarak indirilebilmektedir.La versione 8.2, è tornata ad essere interamente gratuita.
Bölge yerleşim yerleri: Saglı, Sarıg-Höl (Sarıgöl), Solçur, Dus-Dag (Tuzdağ), Handagaytı, Çaa-Suur.Il suo territorio confina con i comuni di Annone di Brianza, Galbiate, Ello, Dolzago, Sirone e Molteno.
Yeter ki bu dil şuurla işlensin.Lo si può osservare sollevando la lingua.
Saku Suurhall Estonya'nın başkenti Tallinn'de çok amaçlı olarak inşa edilen arenadır.L'Unione Sovietica blocca il porto di Tallinn, capitale dell'Estonia.
"Oysa onlar (başlarına geleceklerin) şuurunda değillerdi."Они не понимают (Mereka Tidak Mengerti).
Final 4 Mart 2017 tarihinde Saku Suurhall, Tallinn'de yapılmıştır.Финал состоялся 4 марта 2017 года в Саку-суурхалль в Таллинне.
Bazen şuur bozuklukları ve havale görülebilir.Иногда можно встретить горностая и ласку.
Bu da millî şuurun zayıflığına sebep olmuştur.Они избавлены от подобной слабости.
Finlandiya'da kıtlık, büyük açlık yılları (suuret nälkävuodet) olarak bilinir.تعرف هذه المجاعة في فنلندا باسم "سنوات الجوع الكبير" (suuret nälkävuodet) .
O idrak ve şuur içinde olsun."صرفُها في طاعة الله ومرضاته واجتناب معاصِيه.
Ruhun nitelikleri şuur (cetana), bilgi ve idraktır (upoyoga)."فالفضيلة توضح حقيقة الامور وتعطي القدرة على ادراك العارف" او العليم.
Bu şuur hali, alfa dalgalarının sürekliliğinin yokluğuyla nitelenir.وتحدث هذه الكسور نظرًا لعدم استقرار جانب البركان.
Mizrahi altı saat sonra şuurunu yitirdi, haham ise iki gün boyunca kanama geçirene kadar asılı kaldı.وفقد مزراحي وعيه بعد ست ساعات من التعذيب في حين أن الحاخام أبقي هناك لمدة يومين حتى أنه تعرض لنزيف دموي.
"Oysa onlar (başlarına geleceklerin) şuurunda değillerdi."Como a qual, porém, não é mutuamente inteligível.
Şamanın transında, kendi başına yaptığı bir şuur deneyimi söz konusudur.Buemba!, mais um quadro de humor satírico feito por ele.
Şuuru bir gidip bir geliyordu ve şoktan dolayi bir süre konuşamadı.Incrivelmente, ele estava falando e podia até caminhar.
"Oysa onlar (başlarına geleceklerin) şuurunda değillerdi."Wie zij werkelijk zijn, weten zij niet.
Suur Munamägi ("Büyük Yumurta Dağ") Estonya'nın ve Baltık Devletleri'nin en yüksek noktasıdır.Suur Munamägi (Grote Eiberg) is de hoogste top van Estland en de Baltische landen.
Ciddi vakaların %0,5-6’sında şuur seviyesinde düşüş görülür.Obniżony poziom świadomości pojawia się u 0,5–6% ciężkich przypadków.
Finlandiya'da kıtlık, büyük açlık yılları (suuret nälkävuodet) olarak bilinir.W historiografii fińskiej mówi się o „wielkich latach głodu” (fiń. suuret nälkävuodet).
Bazen şuur bozuklukları ve havale görülebilir.Czasami mogą być podługowate i całobrzegie.
Milam bardo ise rüya sırasındaki şuur halidir.Milam bardo: bardo doświadczane również w tym życiu w czasie procesu śnienia i marzeń sennych.
Son süürüm 8.3.2 ücretsiz olarak indirilebilmektedir.Jego ostatnia czysto bezpakietowa wersja to 8.2.
Ciddi vakaların %0,5-6’sında şuur seviyesinde düşüş görülür.En sänkt medvetandenivå uppträder i 0,5–6 % av de allvarliga fallen.
Uyku tam anlamıyla şuursuzluk olarak nitelendirilemez.Är alltså medvetande utan självmedvetande över huvud taget möjligt?
Ali Kemalî bunun şuurundadır.'Aïn Kemah ligger uppe på en höjd.
Bazen şuur bozuklukları ve havale görülebilir.Ibland kan slemmiga flytningar ses.
Fiziksel beden şuurlu, duble şuursuzdur.Дуалізм — розум відділений від тіла.
Ciddi vakaların %0,5-6’sında şuur seviyesinde düşüş görülür.Poruchy vědomí se objevují u 0,5–6 % závažných případů.
Kısa sürede şuur bulanıklığı ve koma ile ölüm meydana gelir.Při neléčené formě následuje kóma a smrt.
Bendeniz doksan yaşını geçmiş şuursuz bir ihtiyarım.Byl jednou tak starý jako já.
(2. sezon) Morten Suurballe - Earl Sigvard, Lagertha'nın ikinci kocası; Hedeby Earl'ı.Ztvárněn Mortenem Suurballem (2. řada) Lagerthin druhý manžel a jarl z Hedeby.
İdrakle nitelenen şuur ve bilgi ruhun asli nitelikleridir.Conștiința caracterizată prin percepție și cunoaștere, sunt calitățile intrinseci sufletului.
Ciddi vakaların %0,5-6’sında şuur seviyesinde düşüş görülür.Tudatállapot változás mindössze a súlyos esetek 0,5–6%-ánál fordul elő.
Uyku tam anlamıyla şuursuzluk olarak nitelendirilemez.Az alvás nem tévesztendő össze az eszméletlen állapottal.
Finlandiya'da kıtlık, büyük açlık yılları (suuret nälkävuodet) olarak bilinir.Vera az „éhezés éveiben” (Hungerjahren) nőtt fel.
Son süürüm 8.3.2 ücretsiz olarak indirilebilmektedir.Από την έκδοση 3.8.2 μπορείτε να δημιουργήσετε πίνακες χωρίς rowid.
Ciddi vakaların %0,5-6’sında şuur seviyesinde düşüş görülür.Στο 0,5 με 6% των βαρέων περιπτώσεων, παρουσιάζεται μείωση του επιπέδου συνείδησης.
Son süürüm 8.3.2 ücretsiz olarak indirilebilmektedir.Den tidligere versjonen, Libranet 2.8.1, ble da gratis å laste ned.
Finlandiya'da kıtlık, büyük açlık yılları (suuret nälkävuodet) olarak bilinir.Di Finlandia, bencana ini disebut "tahun-tahun kelaparan besar" (suuret nälkävuodet).
Ciddi vakaların %0,5-6’sında şuur seviyesinde düşüş görülür.Tingkat kesadaran yang menurun terjadi pada 0,5–6% dari kasus parah.
Dil farkı (hellinika) sebebiyle etnik şuur oluşmaya başlamıştır.Adapun penerjemahan ke bahasa Arab, dimulai oleh Abdullah bin al-Muqaffa'.
Bizi hidayete, dosdoğru yola ulaştır, bize dosdoğru yola ulaşacak bir şuûr diriliği ver.Tunjukilah kami jalan yang lurus.
Bizi hidayete, dosdoğru yola ulaştır, bize dosdoğru yola ulaşacak bir şuûr diriliği ver.(ただちにやすらぎを与えたまえ 先導主である御身にならって われらをすべての悪より逃れさせよ。
Bu da millî şuurun zayıflığına sebep olmuştur.このみの弱点を指摘したりもした。
Fakat çok yüksek dozu şuursuzluk (bilinç kaybı) meydana getirir.また過剰摂取は重篤となりうる。
Bizi hidayete, dosdoğru yola ulaştır, bize dosdoğru yola ulaşacak bir şuûr diriliği ver.求你指引我们正道, 那是蒙你施恩者的道,不是受谴怒者和迷误者的道。
"Oysa onlar (başlarına geleceklerin) şuurunda değillerdi."而諸眾生未能自證知。
Lu Jiuyan, zaman ve mekânın herkesin kalbinde veyâ huy şuurunda (xin) birleştiği inancındaydı.也由於領導力的緣故,貞德能以此讓他人相信「啟示」那毫無根據的內容。
Bendeniz doksan yaşını geçmiş şuursuz bir ihtiyarım.나이에 비해서 성숙한 인물이다.
İzleyen günlerde Suursaari'den aldıkları 12.160 kişi kurtardılar.다음 날에는 고글란트 섬에서 12,160명이 구조되었다.
Dil farkı (hellinika) sebebiyle etnik şuur oluşmaya başlamıştır.영어 단어 early(빠른)와 adopter(채택하는 사람)를 조합해서 만들어낸 말이다.
Mizrahi altı saat sonra şuurunu yitirdi, haham ise iki gün boyunca kanama geçirene kadar asılı kaldı.מזרחי איבד את הכרתו לאחר שש שעות, בעוד שהרב הוחזק שם במשך יומיים עד שסבל מדימום.
Bu da millî şuurun zayıflığına sebep olmuştur.כל זה נובע מהדיכאון שלה.
Eğer, medrese ve şuursuzluk devam etmiş olsaydı, Araplığın Anadolu içlerine kadar gireceğine şüphe yoktu.לו הוסיפו המדרסות להתקיים, לו נמשך היעדר התודעה, אין ספק כי הערביוּת הייתה מחלחלת לתוככי אנטוליה.
Ciddi vakaların %0,5-6’sında şuur seviyesinde düşüş görülür.Понижено ниво на съзнание се среща при 0,5 – 6% от тежките случаи.
Suur Munamägi ("Büyük Yumurta Dağ") Estonya'nın ve Baltık Devletleri'nin en yüksek noktasıdır.Suur Munamägi (u prijevodu "Planina Veliko Jaje") je najviši vrh Estonije (i Baltčkih zemalja).
Ali Kemalî bunun şuurundadır.John Lederer nalazi negdje u tom kraju.
Kısa sürede şuur bulanıklığı ve koma ile ölüm meydana gelir.Brez hitrega zdravljenja hitro nastopi koma in smrt.
Suur Munamägi ("Büyük Yumurta Dağ") Estonya'nın ve Baltık Devletleri'nin en yüksek noktasıdır.Sūr Munamiagis (est. Suur Munamägi) – aukščiausia Estijos ir Pabaltijo šalių kalva.